Mecnun’un sadece adı çıkmış,
Seven bıkar mı sevdiğinden
Sevildiğinden kim emin olabilmiş?
Bakar körlerin zamanının olmadığını
Yoktur anlatan bir hece,
Ürkütücü acayipliklerin dahli olanlar,
Savaş nidası ‘Tekbiri’ şiddetin şifresi yaptılar.
Her daim saldırganlık yolunda bir zindelik,
Ezen mağrurlar karşısında olması gerekirken,
Ezenlerin diline dolandı tekbir.
Kaygan taşlar gibi,
Zaman aşındırıyor bizi
Yatak değiştiren sular benzeri,
İnsanda mekandan mekana akıyor,
Ferahlığı tebdil-i mekanda arıyor.
Dile sığmıyor sözler
Aynı kumaştan dokunmuş
Atacağım taşlar
Kusursuzdu fırıldaklar
Şeytanı kötülüklerle aklıyor
Cansız sözlükten seçtiği kelimelere can veriyordu
Geçmişine diline sahip çıkmayanlar
Başıboş ölü kelimeler içinde sürünüyordu
Gözlerinden çöl ateşi çıkanları
Kum taneleri kör ediyordu
Zamanın verdiği fırsatı
Nasıl kullandığınız
İyi ve kötü anlamda
Sonunuzu belirler
Epictetos der ki;
Don vurmuş ruhların resmi saklı ruhumun bir yerinde,
Hayatın sitemi konusunda bir görev insanı mıyım?
İlk gözden düşenlerin acıyarak bakışları arasında,
Yüreğime sığmayan duygular çok derinde!
Güç ve merhametsizliği sınama ihtiyacı,
Zamanın burcunda geziniyor bakışların,
Geçitsiz kıl ki her şeyi,
Nasıl olsa dönecek gün kendince
Kederlere karışmadan,
Unutarak sil olup bitenleri.
Bütün şiirler yarım kalmışlığa yazılmıştır,
Bazıları kağıda, bazıları boşluğa,
Bazıları zamanını beklemeye,
Bazıları okurunu ve onurunu aramaya,
Bazı şiirler sıcağı sıcağına
Zaman değiştiriyordu en keskin görünen gerçekleri bile,
Bilmelisin ki bu sözler samimiyetle geldi dile
Dimağımızın köleleri kararlarımızın
Dizginlerini bıraktık kendi başına,
Şiddetle yerinden fırlayan fikirler şimdi yerinde sayıyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!