Hasretin gibi çarpıyorum sözlerimi hesabına,
Benim gibi yerinde duramayan, içimi kurcalayan,
Çilemi içimden çıkarıp atıyorum senin adına
Doymadım sana olan sevgimin tadına.
Geceler su gibi dökülüyor gözümden
Aheste aheste çektim kürekleri mehtaplı gecelerde,
Biçare gönlümün en son durağı sende,
Zülfü perçemin çerçeveydi, suratın aklımda perde,
Bu derde ne derler sizde?
Hayali meyaldi aşkımız, kaldı geride,
Mızrak çuvala sığmıyor,
İnsan hayatında israfı
İnsaf gibi geç fark ediyor
Referanslı ekselans zihniyeti,
Kendine liyakat arıyor.
Ne çok kendimizi düşünüyoruz,
Hiç bunun farkına varmadığımız anlar,
Aklımıza geliyor
Hatta kendimizi düşünmekten,
Sürekli kendimizi düşündüğümüze dair düşünceye,
Bir gidişi asla bir kişi hazırlamaz...
Organizedir her gidiş..
En az iki kişiliktir...
Biri iter..
Diğeri gider
Her sabah aydınlığın yeni bir penceresini açıyordu,
Cumhuriyetin köşesinde aydınlığa penceresini,
Sesleniyor, bakıyor, yazıyor, uyarıyordu!
Tehlikenin farkında mısınız diye?
Tehlikenin farkındaydı!
Kolay başarıların sonu kolay kaybedilmesidir,
Gerçek başarı zor şartlarda elde edilendir.
Bedel ödeyen değer bilir,
Birey örneğinde de,
Toplum ölçeğinde de bu aynıdır.
İstenmediği kadardan fazla,
İstenen adamlardır babalar.
Yeri gelir kızan,
Her işe burnunu sokuyormuş gibi gelen,
Sinirlenen, sinirlendiren
İnsanlık ölüyordu,
Ölmesin yaşasın umuduyla,
Anıta dikilmişti insanlık.
Taşa tutunamayanlar, taştan korkmuştu,
Nasıl bir korkuydu bu amansız bir tutumla insanlığın simgesine saldırıyorlardı,
Sözler muammalı bir güzellik içindeydi,
Güneş alev alev toprağa eklenen ışığa bakış ekliyordu,
Bu güzellik karşısında bütün duyguları gözler konuşuyordu.
Kendi kıyısında balık tutmayanlar dadanmıştı kıyılarımıza,
Vakarına sahip çıkan duruşumuz karşısında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!