Zembereği boşaldı zamanın
Timsah gözyaşları akarken,
Bir çağrı gibi siniyor gözlerime,
Gözlerinden yansıyan ize isyanım
Geçen zamanı hatırlama yolculuğunda,
Kült yapılar dikiliyordu etrafımıza
Ağalar dikiyordu bu yapıları
Yeşilin üzerine, gökyüzüne..
Kabul görmemişlik inşa ediliyordu üzerimize
Toprak ağalığı sürükleyip getirmişti
Affedecek kadar olgunlaştım,
Tekrar güvenmeyecek kadar da
Affedecekkerimden uzaklaştım
Sevmek görsel güzelliğe tutkuyla bağlanmak değil ki;
Beklemediğin bir anda kendimi bulduğum bir bakışdın.
Ar gibi yürü hayatta,
Cenaze gibi kimseye yük olma,
Kendi yükünü kendine yükle
Cebri sakın kimseye dayatma.
Sapsarı yüzlere, kupkuru dudaklara sor,
Bizden daha çok yaşayacaklar,
Bizden çıkan sözler,
Ne zamanlar aşacaklar,
Ulaştıkları her zamanda,
Aynı fikirde insanlarla tanışacaklar.
Ölen inek sütlü olmaya başlar
Kör öldüğünde de badem gözlü olur
Oysa badem gözlü olmak
Gerçeği zamanında görebilmektir.
Sütlü inek yaşarken sağılmalı
Hızlı refleksin sembolüdür kediler,
Kedileri insanlar
Haşarat zararına karşı beslediler,
Küçük avları öldürmeye uygundu dişler,
Kim besledi de bu kadar şişmanladı bu kediler?
Sokaklar bir gölgenin üzerine ağ gibi düşmesini,
Yaşamlar üzerlerinde ki gölgeni gitmesini
Bekleyenlerle dolu
Ağa her düşenin başına
Fırtına kopsa hiç bir şey düşmüyordu,
Nefsimle içtim badeyi mahşerde,
Tamah belasına düşmüş zalimlerin,
Her biri canlı öldü bir başka yerde,
Cehennemleri geldi dünyalarına,
Çekecekler cezalarını her nefeslerinde.
Görmek için yüz gözü olduğuna inanılan mitolojik kahraman argus olmaya gerek yok ki!
Akıl ve yürek gözü kapalı olanların hedef ve yolları aynı iken at izi it izine karıştı.
Mevzi ve menzilleri aynı olanlar besledi birbirlerini!
Geçmişe çengel atanlar iniltileri suymak yerine mırıldanıyor şimdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!