Ayrılığın gözyaşlarını kurutan gizli kinin izi gibi
Yüreğe sığınmaya ihtiyaç duymayan o duygu, içinde gündelik heyheyler nazlanıyordu, büyülü evreni olan tinlere
Acılarımızı ırgalayacak bir cesaret arıyorduk tinsel bir buhur etkisinde
Körpe duygular büyütüyorduk, seyrine doyum olmayan çiçekler gibi
Aniden gelmişti cellatları,
Öleceğini biliyordu
Yalnız ölüm bu kadar ani mi olurdu?
Daha yeni rüyasında uzamıştı yollar,
Ölmeden önce hayallerine uçacaktı
Ecel ne kadar yaşlandığımızı hatırlamış olmalı,
Bir anda ölüm dayandı kapımıza
Uzun istirahat münasip görüldü demek ki;
Cömert yüreğimize
Minnettarlıkla bağlılığın bedeli,
Ağlarım, susarım,
Boşa hiç akmaz gözyaşlarım,
O yaşların hesabını gün gelir,
Akıtandan sorarım.
Neşeyim, üzüntüyüm,
Ellerini göğsüne koydu,
Kahırlı bağrı kavruluyordu.
Şâkulü ve tesviyesi yerindeydi,
Onur ve gururdan söz etmek zordu.
Bugün güneş bir başka aydın ruhla doğmuş,
Sıcağının düğmesini sonuna kadar açmış
Sırtıma döşüyor,
Nereden biliyor acaba içimin üşüdüğünü
Dört yılda bir Şubat ayının kaderine
Oyun'un farkındaysan,
Bu oyunun bir parçası olmamak için,
Oyu'nun farkında olmalısın
Birey olmak bir reyle de olur,
Bir reyle de kaybedilebilir,
İhanet gözlerden sızar kalbimize,
Dudakların kıyısında hafif tebessümle
Kendini vurur yüze
Hatırlamak için ne çok birikimimiz var,
Oysa unutmak için
Düşsel bir yolculuğa çıkmıştım,
Kırık dökük anılarımı toplayacaktım,
Sokaklar içimdeydi, fırtına öncesi sessizliğiyle,
Gözlerim bir zamanın resmini ararken,
Gözlerinden bir anda mavinin tümü silinip gitti.
Bir canımız, nefesimiz, özgürlüğümüz, hayatımız,
Kaldıysa bir de gülüşümüz var
Onu da istiyorlar..
İnsanı maddi değerlerle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!