Hayatımızın en hüzünlü iki anı;
Sevgimizi boşa çıkaran insanlar ve çabalar,
En güzel yıllarımızı harcadığımız zamanlar...
Mutluluk sadece bitmemiş
Hikayelerin konusudur.
Beyaz bir zambak karanlığı deliyordu
Ağaç dallarında yapraklar pas rengindeydi
Mevsim henüz daha sonbahar değildi
Kuytu bir yerde
Başına buyruk bir çiçek
Kimin getirdiği belli olmayan
Bir hüzün bürümüştü yüzünü,
Çıplak bir davet uzatırdı
Şaşkın tebessümünü
Gözlerinde sürekli insan suretleri çizer
Sabır dermandı,
Yaraları zamana sarardı.
Mahallenin hamisi
Israrlı olan Eşref’in,
Dağlar kızı Reyhan sevdaydı
Sırtımızı dönmüştük birbirimize,
Ayrılığın kollarında kaldık birden bire,
Tekrar kavuşmak istesek bile,
Yalnızlık kendine çekti bizi ha bire
İki boynu bükük (!) benziyorduk güle,
Hayatın kıyısında tuttum bu notları,
Yaşadıklarımın karşılığına denk gelen
Küçük tecrübelerimin şerhleri,
Her kelime, her cümle, her harf
Bir yaraya parmak bassın istedim,
Vasiyetimi de zula ettim;
Hangi yönden bakarsak bakalım
İnsanın yanlış yaptığını zehabıyla titreten
Bir tehdit var
.........Gözlerinde
Gördüğü karşısında belli ki görenin gücü yok
Boynu eğik bir telaş içerisinde
Artık çekmiyorsan nefesini
O zaman çek üzerine gecenin rengini
Toprakta buldun aradığın dengini
Ve bu sefer büyük kapattın gözlerini
Ölüm dediğin uzun bir uyku,
Kozmos güzeldi,
İnsan gibi bir hastalığı olmasaydı...
Sağ tarafımız almıyor yaralı taraflarımızı,
İnsan görünümlü çakal devrinde..
Günleri sayılıydı
Haddi zatında ham ervah biriydi
İçi çıfıt çarşısı gibi
Her gittiği yeri,
Dingonun ahırına çeviriyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!