Çok eski zamanlarda Japonlar
Bir savaşla karşı karşıya kalırlar,
Düşman askeri ve silahı çok fazla,
Japon komutanın askeri ve silahı az
Komutanı yaverini çağırır.
Doğru bir insanı
Yanlış bir zamanda seversin
Aşk doğar
Yanlış bir insanı
Doğru zamanda seversin
Şiir fazlalıkları atılmış kelime ve cümlelerde kalandır,
Görünenin içinde, görünmeyeni anlatan,
Bir dil sanatıdır.
Heykel gibi,
Sessiz duruşu gürültülü,
Yürek şeklindedir
Ihlamur ağaçlarının yaprakları
Yürekli her ağaç gibi
Biraz çarpık, kenarları tırtıklı
Dişli ve uzun saplıdır
Menhus bir hastalık musallat olmuş
Gözlerinde meyus bir sükutun ağırlığı
O hastalık diline vurmuş
Yürüyen sürüngenlerin
Renk değiştireni
Gemi yüzdüğü denizi denetleyemez,
Geminin mukavemetini denizin gemiye davranışı ortaya çıkarır.
Her şey olacağına varır diyerek yaşam da geçici olduğumuzu bildiğimiz halde kimse koy vermez kendini.
Kirli ve kinli düşüncelerde yüzen beyinler tersi düşünce ve duygular ile yaşam da karşılaşmayınca alabora olurlar.
Ne zamandan beridir,
Akşam oldu sabah,
Sabah oldu akşam
Gelmeyi bilmiyor
Kalbim Anadolu’da bir güne bakan tarları gibi,
Bulut toplamak için uçmak isterdim
Mavi göklere doğru,
Yüreğim kırık benim,
Uçamam ki
Ayrılığın gözyaşlarını kurutan gizli kinin izi gibi
Yüreğe sığınmaya ihtiyaç duymayan o duygu, içinde gündelik heyheyler nazlanıyordu, büyülü evreni olan tinlere
Acılarımızı ırgalayacak bir cesaret arıyorduk tinsel bir buhur etkisinde
Körpe duygular büyütüyorduk, seyrine doyum olmayan çiçekler gibi
Aniden gelmişti cellatları,
Öleceğini biliyordu
Yalnız ölüm bu kadar ani mi olurdu?
Daha yeni rüyasında uzamıştı yollar,
Ölmeden önce hayallerine uçacaktı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!