Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum işte,
Beklemekten vazgeçer geri dönerim bu gidişle
Gittiğinden beri
Sol yanımda ve soluğum da kaldın,
Seni geri veririm diye soluk alıp veremedim.
Odunlar çürümüş olmalı
Dam üstümüze çöküyor
Renkli yıkımın çekilen röntgenin de
Doktorun yorumu sonuçla tutmuyor,
Hasta can çekişiyor
Hangi ateşin aleviyim ki ben sürekli yanıyorum
Zamanın söndüremediği son yangındır Madımak
Ateş utandı yeryüzü çetesinin soyu utanmadı can yakmaktan
Metin Altıok'a sordular
Fütursuzca konuşan gözleri vardı,
Derinlerde büyük bir kıvılcım yakardı,
Görmüş geçirmiş olmasına rağmen yine de bakardı.
Ununu eleyip duvara asmış
Demelerine bakmayın,
Küskünlüğü başlatma
Hüznün bakiyesi de hüzündür bilirsin
Gidersin geride kalır gözlerin
Sonra özledim dersin
Nasıl soluk alıp verir, nefeslenirim
Yoklamayı ilk Cemal Süreya almıştı,
Mutluluktan ses çıkmamıştı.
Hala mutluluğa yoklama alanları görünce,
Mutluluk yoklamada
Buradayım diyemiyordu
Başlar ayak ayaklar baş oldu,
Dünyamız tersine döndü,
Çürüdü insanlık
Yozlaşmak ikram buldu
Asr-ı saadet biteli
Ne kötü bir arkadaştı nefsim
Doymadı hiçbir mevsim
Son duruşmayı beklemeden
Yargılayalım kendimizi
Doğumdan ölüme seferberliktir hayat,
İnsan önüne çıkan her menzile bir ad verir
Nefsini bu menzillerden geçirmek,
Hak aşkına ulaşması içindir.
Vazgeçmeden yolculuğun her an,
Ağrı başını mengene gibi sıkıyordu,
Acılara kafa tutmanın bedeliydi belki
Hayatını düsturla biçimlendirmeyi severdi
Elleriyle tutarak öptüğü dudakların izi,
Takatsiz avuçlarında bir sızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!