Polemik maskaralığı
Zurnada peşrevin tadını bile kaçırdı,
Maksada uygun inanç sistemi
Yaşadıklarımızdan tanıdık
Karnı yumuşak maskaraların
Tuvale sadakaya muhtaçlığı çizecektim.
İşçiler aç açıkta çalışıyorlardı,
Şiire nü çizmekte nereden gelmişti aklıma,
Hay benim aklıma işte
Vurulmuşum,
Düşmüşüm,
Alnımda kan,
O benim gülüşüm
Düştüğüm yerden kalkmışım,
Hayatın titrek kumaşında
Umudu ve sevgiyi
Doyasıya yaşamak istiyoruz
Kendi güçlerimizi geliştireceğiz
Hangi sevda bizi özgürlüğe götürmedi ki
Gölge oyunu gelenekseldi, derilere verilen şekillerle ışıklı bir sahnede oynatılırdı.
Zaman zaman hareketli, renkli ve ahengi yüksek yaşamın parçası bir oyundu.
Bu gölgeye o günün sanatçıları, insana ve yaşama ait duygu ve düşüncelerini niyet sorunlarını katarak esprili bir dille sorardı.
Başkalarının hayatı yok sayılıyordu,
Herkesin hayatı gözlenebiliyor,
Hayatlar her an karartılıyordu.
Onca yıkıntı arasında gözler ve eller,
Tutunacak bir dal ve sığınacak bir liman arıyorken,
Hakkını ne kadar azalttın ki;
Cömertliğin bu kadar çoğaldı..
Namlusundan hızla fırlayan
Namuslu bir ölümdü hayat…
Kötülük kendi aşırılığında ölür
Alevin içinde yanan fitil ateşi başlatır
Bir savurganın iç çekişini
Öldüren zamandı,
Hafifledikçe acıtır,
İki lafın belini kıracağız,
İçimizde kalan kelimeler çığ gibi büyüdü..
Yaz saatiyle kışı geçiriyoruz karanlık kararlılığın süresi uzadı
Gölgemiz bile yalnız bıraktı bizi biz bize tek renk karanlık kaldı
Ne anlatır hayatın zaman sahnesi insana
Gün gelir yaşadıkları yalanmış gibi hisse kapılır
Geride kalan aşkının yalnızlığına sarılır
Belki biraz içini üşütür insanın..
Geride acı veren anılar kalır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!