Dostluk ipekten bir gömlekti,
Üzerinden kayan yürek üşütür,
Sabır ve zaman insan ruhunda savaştı.
Mutlu olmak için
Suyun karşısına geçmek gerekiyorsa,
Beykoz'da
İstanbul boğazına bakardı odam
Sırtım dönük
Martıların havada kalan açlıklarının
Resmini şiirlere çizerdim...
İyi oynayan kötülerin dünyasında yaşıyorlardı,
Hainlerin iğvasına kapılmış,
Edepsiz bir yıkıntı gibi,
Ekmeğin dilimini küçültüyordu.
Şehirlerin pencerelerini mavi renk boyuyorlardı,
Fütursuzca konuşan gözleri vardı,
Derinlerde büyük bir kıvılcım yakardı,
Görmüş geçirmiş olmasına rağmen yine de bakardı.
Ununu eleyip duvara asmış
Demelerine bakmayın,
Küskünlüğü başlatma
Hüznün bakiyesi de hüzündür bilirsin
Gidersin geride kalır gözlerin
Sonra özledim dersin
Nasıl soluk alıp verir, nefeslenirim
Başlar ayak ayaklar baş oldu,
Dünyamız tersine döndü,
Çürüdü insanlık
Yozlaşmak ikram buldu
Asr-ı saadet biteli
Ne kötü bir arkadaştı nefsim
Doymadı hiçbir mevsim
Son duruşmayı beklemeden
Yargılayalım kendimizi
Doğumdan ölüme seferberliktir hayat,
İnsan önüne çıkan her menzile bir ad verir
Nefsini bu menzillerden geçirmek,
Hak aşkına ulaşması içindir.
Vazgeçmeden yolculuğun her an,
Yoklamayı ilk Cemal Süreya almıştı,
Mutluluktan ses çıkmamıştı.
Hala mutluluğa yoklama alanları görünce,
Mutluluk yoklamada
Buradayım diyemiyordu
Hayatın tek esası huzur için yalnızlıktır
Bu huzuru kaçıran kalabalık olmasa
Cehalet kalabalıkla örgütlendiğinde
Huzuru tehdit eder




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!