Özgürlük bir paranteze asla sığmaz,
Paranteze alınacak olan
Özgürlüğü kısıtlama niyetidir
Küresel ihanet ihalesini kazananlar,
Verdikleri ödünlerin bedelini bize ödetemezler.
Seviyordum, seviyordun,
Bunu biliyordum, biliyordun,
Yine de arada bir gidiyordun...
Dönüp, dolaşıp,
Yine geliyordun...
Polemik maskaralığı
Zurnada peşrevin tadını bile kaçırdı,
Maksada uygun inanç sistemi
Yaşadıklarımızdan tanıdık
Karnı yumuşak maskaraların
Tuvale sadakaya muhtaçlığı çizecektim.
İşçiler aç açıkta çalışıyorlardı,
Şiire nü çizmekte nereden gelmişti aklıma,
Hay benim aklıma işte
Vurulmuşum,
Düşmüşüm,
Alnımda kan,
O benim gülüşüm
Düştüğüm yerden kalkmışım,
Yerli saatlerimizi şaşırtan yabancı saatlerin istilasıydı,
Saatten kastımız, zaman ölçer aletler olmayıp,
Bizzat zamanın kendisiydi.
Kendimize göre yaşamımız,
Düşünüş tarzımız, giyim kuşamımız,
Acıların ırmağı kıpkırmızı akıyor
Mevsim sonbahardı
Çınarın dalından yapraklar
Erkenden düşüyordu
Acının bir rengi yok ki,
Ulu orta özlemeye başlıyorum seni
Haberin olmuyordur
İçimde barınan duygu
Sensizliğe sığınıyor
Sığırları şişmanlatan otlak
Zayıflatan ise yokluktu
Talihin basamaklarında
Altta olan üsttekine methiye düzerdi
Mesleksiz bir toplumun,
Üretim adı altında kaynakları yağmalanıyordu.
Tarihi bir çağdaşlaşma çabası sömürülüyor,
Yeni diye sunulan sentetik yabanıllığa,
Kimsenin aldırış ettiği olmuyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!