Demokrasi geldi, değmeyin bize,
Başardık sonunda güldük hamdolsun.
Zorluk çıkardılar işlerimize,
Ne çekindik ne de yıldık hamdolsun.
İktidar örtüsü kusuru örttü,
Yalnız çıkmıştım gurbete,
Özlem gözde tüte tüte.
Bundan sonra gitmez öte;
İki çocuk, bir de hanım,
Geliyorum Karaman’ım.
Yanık sesi sustu Anadolu’nun,
Sazlar iniliyor, türküler ağlar.
Sonuna gelindi sevda yolunun,
Mühür gözlü güzel karalar bağlar.
Canana doymadan geldi ahire,
Çanakkale’de biz, Galiçya’da biz,
Mustafa Kemal’in askerleriyiz.
Kurtuluş Savaşı vermiş ülkeyiz,
Mustafa Kemal’in askerleriyiz.
Samsun’a giderken yanında vardık,
Canlanıyor çocukluğum gözümde,
Babamın sert duruşunu unutmam;
Suç işlesem bir şey yanar yüzümde,
Bana tokat vuruşunu unutmam.
Babam besmeleyle evden çıkardı,
İnsanlıktan nasipsiz malum eşşoğlu eşek,
Beşeri köprüleri yaktırdı bu hergele.
Serseri mayın oldu, sandılar deli fişek,
Benzinlikte kıvılcım çaktırdı bu hergele.
Babası anırırdı geçmişte soldan soldan,
Susuzluk derdinden yakınan halkım,
Azar azar bu sorunu aşarsın.
Çareler üretir hem salkım salkım,
Dizer dizer bu sorunu aşarsın.
Senin hünerindir bu dönen çarklar,
Hortumcu iş başında, her damlayı emiyor,
Helal, haram ne varsa midesine gömüyor.
Yasaları çiğnerken bana mısın demiyor;
Hemen çirkefleşiyor biraz düşünce dara,
Bas bas bas bağırıyor: Tencere dibin kara.
Utanmazlar gemi azıya aldı,
Sersem mayın gibi dolanır bunlar.
Bataklık savunmak bunlara kaldı,
Gönüllü çamura bulanır bunlar.
Bunlar, doğru yoldan sapar utanmaz,
Atatürk’ü sevmez, nefret edermiş,
Humeyni hayranı kızımız bizim.
Özgürlük yerine manda istermiş,
Bunları da gördü gözümüz bizim.
Tarihi bilmiyor fikir veriyor,




-
Nevzat Dağlı
Tüm YorumlarAnadolu'nun ova köylerinde sobalarda, tandırlarda çoğunlukla kesmik (saman) yakılır. Toprak damlı evlerin bacalarından yükselen dumanların görünüşü ve kokusu, köylerimizin yaşayan yönünü uzaklardan duyumsamamızı sağlayan işaret fişekleri gibidir.
Anadolu'da bir izdir, bir sıcaklıktır saman dum ...