Neresi benim yerim, bilmiyorum...
Sanki tüm nefesler bitmiş de koca dünyada,
Sıkışıp kalmışım.
Bir ben sığmamışım sanki.
Kalabalıklar geçiyor yanımdan,
Herkes bir yere yetişiyor da
Ben, kendi yolumu kaybettiğim kavşakta
Aynı gökyüzüne saatlerce bakıyorum.
Neresi benim yerim Bilmiyorum
Ne gidecek bir limanım var,
Ne de dönecek bir kapım.
İnsan bazen yabancı bir şehirde değil,
Kendi kalbinde misafir oluyormuş.
Sanki bir Hiçlik te Kayboluşum .
Konuşsam sesim duvarlara çarpıyor,
Sussam içimde bin fırtına kopuyor.
Kimse duymuyor içimde kırılan dalların sesini;
En çok da sessizlik yoruyor insanı.
Geceler omzuma çöküyor ağır ağır,
Sabahlar bile beni tanımıyor artık.
Aynalara bakıyorum;
Yüzüm aynı,
Ama gözlerim, yıllardır dönmeyen bir yolcunun gözleri gibi,
Bir umut vardı avuçlarımda,
Zaman usulca aldı benden.
Şimdi elimde yalnızca
Tutamadığım hayallerin soğukluğu kaldı.
Belki de insanın en büyük yalnızlığı,
Kimsenin olmaması değildir.
Herkesin içinde olup
Hiçbir yere ait hissedememesidir.
Soruyorum kendime;
Bir kuş göğü kaybeder mi?
Bir deniz kıyısını unutur mu?
Öyleyse ben neden
Kendi içimde yolumu bulamıyorum?
Belki bir gün...
İçimde susan bütün mevsimler yeniden konuşur.
Belki yorgun kalbim,
Kendi adını yeniden öğrenir.
Ama bugün...
Bugün yalnızca biliyorum ki;
Koca dünyaya değil,
Bir tek huzura sığamadığım için yoruldum.
Ve insan bazen,
Bir şehir aramaz kendine...
Kendini arar.
Bulduğu gün ise,
Dünya ilk defa gerçekten "yeri" olur.
Kayıt Tarihi : 9.07.2026 17:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!