Yorgunum, dedim... "Gel yüreğimde dinlen" dedi.. Sevmekten korkuyorum dedim "Kalbinin kapısına çadır kurup Beklerim dedi Sevilmek ve değer verildigimi hissetmek isterim dedim 3 yıldır karşılıksız seni bekledim Daha nasıl bir değer bekliyorsun dedi .. Utandım sustum ... Sonuna kadar haklıydı...
Hadi bırak heybendeki bütün o yorgun yıllarını, hayal kırıklıklarını.. Yepyeni bir pencereden bak bugün hayata Geçmişe, yarınlara, umutlarına gülümse...."
Fatih Sultan Mehmet, fermanında, “İnsanlara Allah’ın soracağı soruları sormayın..... Kulun kula soracağı soruları sorun. Aç mısın, susuz musun, geçinebiliyor musun, evin var mı, hasta mısın, evinde hasta var mı?” gibi sorular sorulmasını emretmiş. ...
“Bir dostu olmalı insanın, Gözle değil, Gönülden seven… Yanında olmasa bile, Neşesini, kederini hisseden… Yüklerini hafifleten, Yangınlarını serinleten… Doğrularını besleyen, Yanlışlarını gösteren… Her koşulda yüzünü güldüren… Başarısında ve mutluluğunda Sözüyle değil, özüyle sevinen Acı günlerin tesellisi, Tatlı günlerin şerbeti, İyilik, güzellik abidesi, Candan, içten, Vefalı bir dostu olmalı insanın, Yıllar geçsede eskimeyen, Eskitmeyen… Eksiltmeyen..”
" Dedim, elinden bir çay içerim.. Dedi, kahve olsun.. Dedim, çay her derde devadır.. Dedi, kahve kalbe iyi gelir.. Dedim, yorgunluğa.. Halsizliğe çay içilir.. Dedi, Türk kahvesi.. Uykusuzluğa.. Sevgisizliğe iyi gelir..
Dedim, çay kokusu mest eder.. Dedi, kahvenin kokusu sermest eder.. Dedim, bir bardak çayın.. Hatırı ne kadar bilir misin..? Dedi, kahvenin 40 yıldır bilirim..
Dedim, aşık çayda demini alır.. Renginde, tadında, kokusunda.. İnce belli bardakta Can olur çay.. Dedi, kahvenin her zerresi.. Aşk'ın kendidir.. Cezvesi, suyu, ateşi, köpüğü.. Ne de güzeldir..
Aşığın cezbesi kahveden gelir.. Dedim, çay.. Dedi, kahve.. Dedim, Aşk olsun.. Dedi, her dem..... "
" Kitapların en güzeli gibisin, Her sayfan başka bir anlam. Daha ilk yaprağına, dokunduğumda, “AŞK” kokan, Ortasına geldiğimde mutluluk katan. Sanki dudağımda her kelimenin tadı olan. Sürükleyici bir heyecan. Sonu mu ? Seninle H U Z U R olan.."
" Dilini bilmediğim, Bir hürriyetin içindeyim, Susmak kere günaydın, Mahsun bir çocuk gözlerim, Güneş az sonra tutacak elimden, Umutlanmak kere günaydın. Sevmek, yegane işim, Tercihim, Başka türlüsünü, Öğrenemedim. Aşk kere günaydın…"
" Seni şiir gibi sevmek... kaybolan günlüğümdeki ilk sayfam temiz sayfalarda yüreği aklamak gibi... Seni şiir gibi sevmek.... gözlerinde kaybolmak mutluluğa gömülmek gibi Seni şiir gibi sevmek... saçlarıı yüreğime dolamak gibi......"
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu
Yorgunum, dedim...
"Gel yüreğimde dinlen" dedi..
Sevmekten korkuyorum dedim
"Kalbinin kapısına çadır kurup
Beklerim dedi
Sevilmek ve değer verildigimi
hissetmek isterim dedim
3 yıldır karşılıksız seni bekledim
Daha nasıl bir değer bekliyorsun dedi ..
Utandım sustum ...
Sonuna kadar haklıydı...
" Dokudum seni,
Gönül ıstarımda güzelliğini,
İlmek ilmek gökkuşağı gibi,
Tüm renklerini..
Düğümledim yüreğime,
Kirkit kirkit sıkışsın kirpiklerine,
Gökyüzüne serdim kilimini,
Uç gel..! Masalımda olasın diye.."
Araştırmalara göre ülkemizde kitap okuyanların oranı % 8 iken , kitabın fotoğrafını çekip Facebook ve Instagrama yükleyenlerin oranı
% 92 .......
". Çoğaltmak lazım azizim
Gökyüzünde kuşları
Suyun içinde balıkları
Yüzlerde gülümsemeyi
Kalplerde sevgiyi
Dünyada güzel olan herşeyi..."
" Farz et ki;
Hiçbir şeyin yok şu hayatta,
Ama gönlün,
Gönlün deniz....okyanus
Sevgiyle yaşamak var ya,
İşte o yeter,
Yeter insana..."
Emeklilikte yaşa takılmayı bilmem.
Ama hayat kısa ölüm yakın.
Allah'ın rızasını kazanıp cennete girmek için.
Kul hakkına, Haramlara, Putlara, Zinaya, Alkole, Adaletsizliğe, Şirke takılanlardan olmayalım.
Hadi bırak heybendeki bütün o yorgun yıllarını, hayal kırıklıklarını..
Yepyeni bir pencereden bak
bugün hayata
Geçmişe, yarınlara, umutlarına gülümse...."
Fatih Sultan Mehmet, fermanında, “İnsanlara Allah’ın soracağı soruları sormayın.....
Kulun kula soracağı soruları sorun.
Aç mısın, susuz musun,
geçinebiliyor musun,
evin var mı,
hasta mısın,
evinde hasta var mı?” gibi sorular sorulmasını emretmiş. ...
yerin dibine fısıldadım
7 semadan duyuldu....
Onu sevenler ayağa kalksın dendi..
Biz secde ettik....
Bir şarkı oldun dudaklarımda
Elena
"Bir gün biri gelir;
Astığın .hırkanın, üstüne,
Kendi hırkasını asar...
Sonra tebessümle sorar;
''Çay içelim mi?''
İçin ısınır ..."
" Kimseyi kafanızda büyütmeyin.
Daha iyisi her zaman vardır
ve daha iyisi geldiğinde
tüm geçmiş, geçmişte kalır...."
". Sevgi basitti ..
Karmaşık olan biz insanlardık..."
Kahlo
“Bir dostu olmalı insanın,
Gözle değil,
Gönülden seven…
Yanında olmasa bile,
Neşesini, kederini hisseden…
Yüklerini hafifleten,
Yangınlarını serinleten…
Doğrularını besleyen,
Yanlışlarını gösteren…
Her koşulda yüzünü güldüren…
Başarısında ve mutluluğunda
Sözüyle değil, özüyle sevinen
Acı günlerin tesellisi,
Tatlı günlerin şerbeti,
İyilik, güzellik abidesi,
Candan, içten,
Vefalı bir dostu olmalı insanın,
Yıllar geçsede eskimeyen,
Eskitmeyen…
Eksiltmeyen..”
". Derdini tebessümüyle örten ariftir ..."
Şems
" Dedim, elinden bir çay içerim..
Dedi, kahve olsun..
Dedim, çay her derde devadır..
Dedi, kahve kalbe iyi gelir..
Dedim, yorgunluğa..
Halsizliğe çay içilir..
Dedi, Türk kahvesi..
Uykusuzluğa..
Sevgisizliğe iyi gelir..
Dedim, çay kokusu mest eder..
Dedi, kahvenin kokusu sermest eder..
Dedim, bir bardak çayın..
Hatırı ne kadar bilir misin..?
Dedi, kahvenin 40 yıldır bilirim..
Dedim, aşık çayda demini alır..
Renginde, tadında, kokusunda..
İnce belli bardakta Can olur çay..
Dedi, kahvenin her zerresi..
Aşk'ın kendidir..
Cezvesi, suyu, ateşi, köpüğü..
Ne de güzeldir..
Aşığın cezbesi kahveden gelir..
Dedim, çay..
Dedi, kahve..
Dedim, Aşk olsun..
Dedi, her dem..... "
“ Geceler ve gündüzler hazine sandıklarıdır. Bunlara ne koyduğunuza bir bakın....”
Hz. İsa (a.s)
" Kitapların
en güzeli gibisin,
Her sayfan
başka bir anlam.
Daha ilk yaprağına,
dokunduğumda,
“AŞK” kokan,
Ortasına
geldiğimde
mutluluk katan.
Sanki
dudağımda
her kelimenin
tadı olan.
Sürükleyici bir heyecan.
Sonu mu ?
Seninle H U Z U R olan.."
" Dilini bilmediğim,
Bir hürriyetin içindeyim,
Susmak kere günaydın,
Mahsun bir çocuk gözlerim,
Güneş az sonra tutacak elimden,
Umutlanmak kere günaydın.
Sevmek, yegane işim,
Tercihim,
Başka türlüsünü,
Öğrenemedim.
Aşk kere günaydın…"
" Seni şiir gibi sevmek...
kaybolan günlüğümdeki ilk sayfam
temiz sayfalarda yüreği aklamak gibi...
Seni şiir gibi sevmek....
gözlerinde kaybolmak
mutluluğa gömülmek gibi
Seni şiir gibi sevmek...
saçlarıı yüreğime dolamak gibi......"
"Aklın bilgeliği vardır,
ama aynı zamanda kalbin bilgeliği de vardır.
En büyük bilgelik
sevgi dolu bir yürekte bulunur."
Dickens
" Sanki kalbinin ortasına soba kurmuş
Bir de üstüne çay demlemiş
Gel de sevme .."
" Alnını secde ile nikahlamazsan;
Yüreğini hüzünden boşayamazsın...."
Olmayacak düşlerin
Peşinde koşmak bile....
Seninle güzel
" Söylesene hâfız...
bizim sol yanımıza konan kuşlar,
hep hicrân mı taşır kanatlarında..?..."
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu
Atsız
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu
Atsız
Yağacak bir bulut gibi doluyum
Böyle ağlamaklı oluşum ondan...
Yürek var ya yürek
Ne garip bir yer ..
Öleni de orada
Yaşayanı da......
" Seninle yürümek isteyen
Ne adımlarını sayar
Ne de yolun uzunluğunu sorar
Aşkta böyle..."