Çayı sevmiyordu belli ki.. Şiiri de sevmediği gibi.. Öyle farklıyız işte Ne beni anlatan iki satır yazabildi, Ne de yazdıklarımı anladı.. Aşk'a Kör. Yüreği Sağır. Sevdaya Cahil....
Yorgun adamlar hep kaybetti Acıyı derinden bilen, acılarına teselli olan. Dinleyen ve dinlendiren. Sakalları parfüm değil de güven kokan Makyajını değil de, gözlerinin gülüşünü seven Ve. . Sen kendinden vazgeçsen bile senden vazgeçmeyen. . Yorgun adamlar... Atlarına binip gittiler.....
Hintli milyarder Ratan Tata'ya radyo sunucusu tarafından bir telefon görüşmesinde sorulduğunda:
"Efendim, hayatta en mutlu olduğunuz anı ne olarak hatırlıyorsunuz?"
Ratan Tata dedi ki: "Hayatta mutluluğun dört aşamasından geçtim ve sonunda gerçek mutluluğun anlamını anladım.
İlk aşama zenginlik ve kaynak biriktirmekti. Ama bu aşamada istediğim mutluluğu elde edemedim.
Ardından değerli eşyaların toplanması olan ikinci aşaması geldi. Ama bunun etkisinin de geçici olduğunu ve değerli şeylerin parıltısının uzun sürmediğini fark ettim.
Ardından büyük bir proje alma olan üçüncü aşaması geldi. O zaman Hindistan ve Afrika'daki dizel yataklarının %95'ine sahiptim. Ayrıca Hindistan ve Asya'daki en büyük çelik fabrikasının sahibiydim. Ama burada da hayal ettiğim mutluluğu elde edemedim.
Dördüncü adım, bir arkadaşımın benden bazı engelli çocuklar için tekerlekli sandalye almamı istemesiydi. Yaklaşık 200 çocuk. Arkadaşımın tavsiyesiyle hemen tekerlekli sandalyeleri aldım.
Ama arkadaşım onunla gitmem ve tekerlekli sandalyeleri çocuklara vermem konusunda ısrar etti. Bende hazırlanıp onunla gittim. Orada bu çocuklara tekerlekli sandalyeleri kendi ellerimle verdim. Bu çocukların yüzlerinde garip bir mutluluk parıltısı gördüm. Hepsini tekerlekli sandalyede otururken, dolaşırken ve eğlenirken gördüm. Kazanan bir hediyeyi paylaştıkları bir piknik yerine ulaşmış gibiydiler.
Gerçek mutluluğu içimde hissettim.
Ayrılmaya karar verdiğimde çocuklardan biri bacağımdan tuttu. Bacaklarımı yavaşça kurtarmaya çalıştım ama çocuk yüzüme baktı ve bacaklarımı sıkıca tuttu. Eğilip çocuğa sordum: Başka bir şeye ihtiyacın var mı?
Bu çocuğun verdiği cevap beni sadece şok etmekle kalmadı, hayata bakışımı da tamamen değiştirdi.
Bu çocuk dedi ki:
"Yüzünü hatırlamak istiyorum ki cennette buluştuğumda seni tanıyıp bir kez daha teşekkür edebileyim..........
" Bu gün temizlik günü... Önce nereden başlasam.. İnan ki hiç düşünmedim.. Herkesi her şeyi silip süpürme günü... Ciğeri beş para etmeyenleri.. Kendini beğenmişleri.. Asi olup kötülük yapanları.. Gidişte geri dönmeyenleri.. Sadâkatsiz olanları.. Seviyorum diyerek kandıranları.. Yalancıları kurnazlık yapanları... Gözleri manâsız bakanları.. Menfaati için duygularımı sömürenleri.. Sen benim için değerlisin derken bile.., Kendini düşünüp aslında Kendini sevenleri.. Bir tek sen varsın derken.. Aslında hiç yanında olmayanları.. Herkese her şeye zaman ayırıp.. Bana hiç vakti olmayanları.. Sevgimi hiçe sayıp takmayanları.. Baya bir kokuşmuş buralar... Bu temizlik iyi oldu.. Mis gibi koktu her yer.. Hafifledi bedenim hafifledi yüreğim... Temizlik bitti şimdi keyif zamanı... Bir bardak çay, Bir fincan kahve.. Ne iyi gider bu yorgunluğun üstüne..."
" Gel diyorsun.....Geliyorum Sev diyorsun.....Seviyorum Dur diyorsun......Duruyorum Aşkının taliminde gün gün eriyorum..... Kalbim mavilerin esiri.... Başka rengim yok.... düşsel dünyam masmavi Sen deyince... Ben oluyorum Gel deyince....Kuş oluyorum Sev deyince...Ateşten kor Aşkın üç halinde ben Yüklemleri fırlatıp sadece Öznen oluyorum....................................."
serbest kürsü 01.01.2016 - 23:07 Önce gözlerin değdi gözlerine, sonra ellerin ellerine... soluksuz kalındı uzun süre aslında bir yanılsamaydı; ne tenin tenine temas etti gerçekten ne nefesin nefesine ama duruyordu işte zihninin bir yerinde, aynı şeylere gülen, aynı şeylere ağlayan ve bedene ihtiyaç duymayan ruha yapışmış bir yamaydı aşk.....
serbest kürsü 06.01.2016 - 22:35 Bir hayat hediye et bana Doyumsuz tatlardan paket yap, Sımsıcak bir çayın demi Tadı tuzu yerinde bir akşam sohbeti Seni beklerken duyduğum kapı sesi İçimi kıpır kıpır eden, Bir resim çerçevesinden gülümsemen Ve..kumsalda bıraktığımız ayak izleri
Gözlerimi sımsıkı yumdum Kenetledim dişlerimi Aldanmışlığı maşa yapıp Ateşle kırkladım yüreğimi Acımadı....Acımadı ki Süzülen yaşlarmı ? Yok ... Yok Sanma ki dağlanmışlığımdan Toz kaçtı sadece Ondan inan
" Hiç satmadım yüreğimi, özüm sözüm birdir benim; Ara sıra bir kaç şiir karalarım, Ama en çokta kendi yüreğimi yaralarım. Dokunurum gönül telime kapatırım yaralarımı. Eylüldür, benim yazım, kışım, sonbaharım Ve hala noktasızdır Yazdığım tüm mısralarım..."
" Avuçlarımızı kanatan her şeyi sıkı sıkı tutmak yerine, bazen serbest bırakmamız gerekir. Bazılarımız dayanmanın bizi güçlü kıldığını zanneder; ama çoğu defa bizi güçlü yapan şey bırakmaktır....."
Bir gönül dostu Bana nasihate bulundu Hafızayı sil Temiz bir sayfayla yaşamaya başla Kalbine kilit tak Canını sıkan herşeyi hatırlama... Düşünme unut gidene yetişemezsin Ve geri gelmeyecek olan geçmişe Haklıydı.... Kalbimi bir düzene koydum Uykusuz geceleri kavgaları ayrılıkları Herşeyi temizledim Son damla gözyaşıma kadar.... Ve hatırlanacak bir geçmiş yok... Boş kalbimin derinliklerindeki Yankılardan sağır oldum .. İçinde ne aşk var ne dert Ne de mutluluk .. Soğuk bir kalp boştur Ve onu ısıtabilecek birşey yok.....Benim için değerli olan sevgidir.. Aşkın sevgiye yenildiğini gördüm .. Özgür bıraktım kalbimi Semaya yükselsin Sevsin Affetmeyi öğrensin... Yeni bir hayata uçmasına izin verdim.. İçinde asla aşk olmayacak... Aslolan sevgidir.... Ve kalbim şimdi Sirius Görmesini bilene....
Bana kim olduğunu sormayın Benimde anlayamadığım çok şey var Kalbim aniden ateşsiz yanar Düşlerimde ona sarıldığımda....
Onda ne bulduğunu sorma Sana cevap veremem ki bana sadece iki kanat vardı Dünyadaki herkesten değerli oldu....
Sevmek zor mu diye sorma Aramızda uçurumlar varken Ama görünmez bir gölge gibi Suzulecegim mesafelere aldırmadan...
Unutabilir misin diye sorma Biz iki asma gibi iç içeyiz Dallar birbirine sarılmış yapraklar karışmış Ruhu yüzyıllarca korunacak. .
İleride ne olacak diye sorma Bilemeyiz zaman gösterecek Şimdi göğsümde yaşıyor Ve gerisi....hepsi önemsiz...
Duyguların tuzak olduğunu söylüyorlar Bırak söylesinler.. Onsuz güneş parlamaz Yakamozlar dansetmez denizlerde O varsa mevsim bahar ... Bana onun kim olduğunu sorma Sana cevap veremem...
Bana kim olduğunu sormayın Benimde anlayamadığım çok şey var Kalbim aniden ateşsiz yanar Düşlerimde ona sarıldığımda....
Onda ne bulduğunu sorma Sana cevap veremem ki bana sadece iki kanat vardı Dünyadaki herkesten değerli oldu....
Sevmek zor mu diye sorma Aramızda uçurumlar varken Ama görünmez bir gölge gibi Suzulecegim mesafelere aldırmadan...
Unutabilir misin diye sorma Biz iki asma gibi iç içeyiz Dallar birbirine sarılmış yapraklar karışmış Ruhu yüzyıllarca korunacak. .
İleride ne olacak diye sorma Bilemeyiz zaman gösterecek Şimdi göğsümde yaşıyor Ve gerisi....hepsi önemsiz...
Duyguların tuzak olduğunu söylüyorlar Bırak söylesinler.. Onsuz güneş parlamaz Yakamozlar dansetmez denizlerde O varsa mevsim bahar ... Bana onun kim olduğunu sorma Sana cevap veremem...
Dokun bana Parmak uçlarınla Ta iliklerimde hissedeyim ürpermeyi Dokun ki yansın tüm benliğim geçmişim İçimde sen kal sedece Sil dünyayı sil gözlerimden Tut beni düşmeden tut Ellerin ellerimde kalsın
Sarıl bana Hücrelerin kanıma karışsın İçim dısim sen olsun Dokun bana tüm duyularınla Sar sımsıkı bakisarak susalım Gözlerin gözlerimde kalsın
Hissettir bana Mesafeleri aş bedensiz Ruhunla gir ruhuma Cisimsiz sevişelim geceler boyu Tek ruh olalım Yüreğim yüreğinde kalsın
bana yaşamayı öğret Kalbinin emriyle Gücünle ellerim ısınsın Göğsümde eski yaralar sızlamasın Tüm dünya içinde olsun Okyanuslar göller ormanlar Bana yaşamayı öğret Kin ve acı olmasın Sessiz kalma ayrılık olmasın Zor olduğunda adımı fısılda Ben duyarım Senin acınıda üstlenebilirim Bana yaşamayı öğret Sahip olduğum herşeyi sana verebilirim Sensiz özgürce nefes alamıyorum Acele et.... Bana yaşamayı öğret İyiliği öğret Omuzunu omuzumda Desteğini kalbimde hissedeyim Bana yaşamayı öğret Benimle gurur duy Ben farklı olacağım öğrettiklerinle Parmaklarımda mavi Sana denizler ve gökyüzü çizeceğim Ve.... Son nefesime kadar seni seveceğim....
Bana bahar çiz sevgilim büyüleyici bir resim olsun zemheride titreyen kalbimi ısıt yemyeşil saçlarını kuşansın ağaçlar bana bahar çiz sevgilim nisan yağmurlarında yıkansın bedenim gençleşsin ruhum arzu dolsun yüreğim sen ve ben tek vücut olalım bu yeniden dirilişte.... bana bahar çiz sevgilim serçeler üşümesin kumrular cıvıldasın rengarenk çiçekleride unutma aksın duygular taşkın nehirler gibi bana bahar çiz sevgilim son defa istiyorum gökkuşağı mutlaka olsun altından geçelim dileğimiz gerçek olsun bana bahar çiz......
" Mevsimsiz vedalarım olur benim... veda ederim... ardımda bıraktıklarım olur bazen... bazende ardımsıra gelenler.... kör olurum bazen önümü bile görmem... delidolu günlerimde olur... herşeye bir boşvermişlik..... sonrasında alırım yalnızlığımıda çekilirim şehrin en kuytusuna..... çığlıklar savururum her bitişte her geri gelişte.... severim bazı zamanlar ama nefretlerimde olur...susarım.... bilirim konuşsam ağır gelecek... konuşsam yaraların dikiş tutmazlığıyla savrulacağım en acımasız rüzgârlarda... sessizlik en güzel cevaptır anlayana.... susarken acı cekmezmi insan ... acıda çekerim.... kelimelerim uçuşurlar içimde..... ama acımı zerre belli etmem... ben her bahar gitmek isterim sessizliğimle en uzaklara.... gittiğim hiç olmadı.... bilirim.... gidersem geri gelmem........." ..... ......... ..............
Üşüdüğüm zaman kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun...?kimin parmaklarını hissediyorum arasında saçlarımın..? ..
Üşüdüğüm zaman... , katı bir mum gibiyken yani; tam ortamdan geçen ipin ucunda kim yanıyor titreyerek Kim eriyor içimde, kim taşıyor benden ve kim sıcak gözyaşı damlaları halinde süzülüyor bedenimden...?
Üşüdüğüm zaman bir yandan hayalini bulup ona sokulmaya çalışırken; bir yandan da hayal olup senin bulabileceğin yerlerde dolaşmadığımı mı zannediyorsun? .. Ve sana; başını yaslayabileceğin bir omuz getirmediğimi mi zannediyorsun...."
Yeşildi dünyam, Maviydi... Bir de kahverengiydi. ..... Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı, bir de çingene serçeler... Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma bir de kavak yapraklarının... Sen; Durgunluğuma düştün... Ve büyüdün içimde büyüdüün, büyüdün; Sudaki halkalar gibi.Yeşildi dünyam, Maviydi... Bir de kahverengiydi; sen, bana düştüğünde! .. Bakışların, kendi ortasından büyüyen sıcak halkalar gibi iç içe yayıldı içimde... ..... Hoşgeldin, dedim. Hoşgeldin sıcağım... Hoşgeldin salıncağım ..... Ve savruldu başım uzuun bir iple dalına bağlanmış gibi.. Savruldum; Sendeen sana doğru Beni, sadece ürkek ceylanlar tanırken bir de çingene serçeler... Ve ben, yalnız kuşlarla kavak yapraklarının sesini tanırken... Sen; Durgunluğuma düştün... Ve büyüdün içimde büyüdüün, büyüdün; Sudaki halkalar gibi. ..... Sen; Sessizliğime düştün... Sen; Kimsesizliğime düştün... Belki de onun için böyle büyüdün içimde; Sudaki halkalar gibi...
“Ben bir beşerim. Bazan hata, bazan da isabet ederim. Bu sebeple benim rey ve içtihadımı tetkik ediniz. Kitap veya sünnete uygun bulursanız, kabul ediniz, bulmadığınızı reddediniz.”
Üstüme yağan düşler ile, başıma üşüşen düşler ile, ve içime doluşan düşler ile serpilirim ben, bahara dokunmuş bir filiz gibi....... ..... Biliyor musun; Denizler bile düşlerimin rengidir... Dalgalar, gülüşlerindir yani; düşlerimin üzerinde oynaşan....
Sevgi neydi sahi ? Yağmurda ıslanmak mi ? Damlaları hissetmek mi ? Islanmak herhangi bir suyla da olur... Hissetmek O ayrı.... Sevgiyi hissetmek .. Umudu hissetmek.. Yanılgılar biz insanlar içindir.. Kaybettiğinde anlıyorsun Yine yeniden bulmak Yüce gönüllü ,zarif insanları Geçmişine bakmadan önüne geleceğe bakan Ayıbını yüzüne vurmayan güzel insanları... Tekrar bulmak Allah'ın lütfu olsa gerek... Fazlası ne gerek Biraz Umut biraz Sevgi... Avuç içi kadar mutluluk...
Çayı sevmiyordu belli ki..
Şiiri de sevmediği gibi..
Öyle farklıyız işte
Ne beni anlatan iki satır yazabildi,
Ne de yazdıklarımı anladı..
Aşk'a Kör.
Yüreği Sağır.
Sevdaya Cahil....
Yorgun adamlar hep kaybetti
Acıyı derinden bilen, acılarına teselli olan.
Dinleyen ve dinlendiren.
Sakalları parfüm değil de güven kokan
Makyajını değil de, gözlerinin gülüşünü seven
Ve. .
Sen kendinden vazgeçsen bile senden vazgeçmeyen. .
Yorgun adamlar...
Atlarına binip gittiler.....
Hintli milyarder Ratan Tata'ya radyo sunucusu tarafından bir telefon görüşmesinde sorulduğunda:
"Efendim, hayatta en mutlu olduğunuz anı ne olarak hatırlıyorsunuz?"
Ratan Tata dedi ki:
"Hayatta mutluluğun dört aşamasından geçtim ve sonunda gerçek mutluluğun anlamını anladım.
İlk aşama zenginlik ve kaynak biriktirmekti.
Ama bu aşamada istediğim mutluluğu elde edemedim.
Ardından değerli eşyaların toplanması olan ikinci aşaması geldi.
Ama bunun etkisinin de geçici olduğunu ve değerli şeylerin parıltısının uzun sürmediğini fark ettim.
Ardından büyük bir proje alma olan üçüncü aşaması geldi. O zaman Hindistan ve Afrika'daki dizel yataklarının %95'ine sahiptim.
Ayrıca Hindistan ve Asya'daki en büyük çelik fabrikasının sahibiydim.
Ama burada da hayal ettiğim mutluluğu elde edemedim.
Dördüncü adım, bir arkadaşımın benden bazı engelli çocuklar için tekerlekli sandalye almamı istemesiydi.
Yaklaşık 200 çocuk.
Arkadaşımın tavsiyesiyle hemen tekerlekli sandalyeleri aldım.
Ama arkadaşım onunla gitmem ve tekerlekli sandalyeleri çocuklara vermem konusunda ısrar etti. Bende hazırlanıp onunla gittim.
Orada bu çocuklara tekerlekli sandalyeleri kendi ellerimle verdim. Bu çocukların yüzlerinde garip bir mutluluk parıltısı gördüm. Hepsini tekerlekli sandalyede otururken, dolaşırken ve eğlenirken gördüm.
Kazanan bir hediyeyi paylaştıkları bir piknik yerine ulaşmış gibiydiler.
Gerçek mutluluğu içimde hissettim.
Ayrılmaya karar verdiğimde çocuklardan biri bacağımdan tuttu.
Bacaklarımı yavaşça kurtarmaya çalıştım ama çocuk yüzüme baktı ve bacaklarımı sıkıca tuttu. Eğilip çocuğa sordum: Başka bir şeye ihtiyacın var mı?
Bu çocuğun verdiği cevap beni sadece şok etmekle kalmadı, hayata bakışımı da tamamen değiştirdi.
Bu çocuk dedi ki:
"Yüzünü hatırlamak istiyorum ki cennette buluştuğumda seni tanıyıp bir kez daha teşekkür edebileyim..........
" Bu gün temizlik günü...
Önce nereden başlasam..
İnan ki hiç düşünmedim..
Herkesi her şeyi silip süpürme günü...
Ciğeri beş para etmeyenleri..
Kendini beğenmişleri..
Asi olup kötülük yapanları..
Gidişte geri dönmeyenleri..
Sadâkatsiz olanları..
Seviyorum diyerek kandıranları..
Yalancıları kurnazlık yapanları...
Gözleri manâsız bakanları..
Menfaati için duygularımı sömürenleri..
Sen benim için değerlisin derken bile..,
Kendini düşünüp aslında Kendini sevenleri..
Bir tek sen varsın derken..
Aslında hiç yanında olmayanları..
Herkese her şeye zaman ayırıp..
Bana hiç vakti olmayanları..
Sevgimi hiçe sayıp takmayanları..
Baya bir kokuşmuş buralar...
Bu temizlik iyi oldu..
Mis gibi koktu her yer..
Hafifledi bedenim hafifledi yüreğim...
Temizlik bitti şimdi keyif zamanı...
Bir bardak çay, Bir fincan kahve..
Ne iyi gider bu yorgunluğun üstüne..."
" Gel diyorsun.....Geliyorum
Sev diyorsun.....Seviyorum
Dur diyorsun......Duruyorum
Aşkının taliminde gün gün eriyorum.....
Kalbim mavilerin esiri....
Başka rengim yok....
düşsel dünyam masmavi
Sen deyince... Ben oluyorum
Gel deyince....Kuş oluyorum
Sev deyince...Ateşten kor
Aşkın üç halinde ben
Yüklemleri fırlatıp sadece Öznen oluyorum....................................."
serbest kürsü
01.01.2016 - 23:07
Önce gözlerin değdi gözlerine,
sonra ellerin ellerine...
soluksuz kalındı uzun süre
aslında bir yanılsamaydı;
ne tenin tenine temas etti gerçekten
ne nefesin nefesine
ama duruyordu işte
zihninin bir yerinde,
aynı şeylere gülen,
aynı şeylere ağlayan
ve bedene ihtiyaç duymayan
ruha yapışmış bir yamaydı aşk.....
serbest kürsü
04.01.2016 - 16:13
bekle beni,
bekle beni geleceğim
bütün gücünle bekle
karlar tozarken bekle
ortalık ağarırken
kimseler beklemezken
soluk sıkıntılarla ağırlaşan yağmurlar içinde
tek bir haber bile çıkmasa uzaklardan
saçına dağılsa bekleyişin
yalnız sen olsan bile bekleyen beni
bekle yine, bekle, bekle beni
bekle beni, bekle beni,
bekle beni geleceğim.....
serbest kürsü
06.01.2016 - 22:35
Bir hayat hediye et bana
Doyumsuz tatlardan paket yap,
Sımsıcak bir çayın demi
Tadı tuzu yerinde bir akşam sohbeti
Seni beklerken duyduğum kapı sesi
İçimi kıpır kıpır eden,
Bir resim çerçevesinden gülümsemen
Ve..kumsalda bıraktığımız ayak izleri
serbest kürsü
02.07.2016 - 00:56
Örselendi dilimin inceliği,
yanlış yüreklere söz düşürmekten...
" Bazı insanlar vardır
Kızmaya bile değmez
Hakkında iki satır
Yazmaya bile değmez..."
Işılak
Sayfam içimde konuştuğum yerdir
Üzerinize alınmayın ve lütfen sayfama yazmayın
serbest kürsü
03.07.2016 - 23:04
gözlerimi sımsıkı yumdum
kenetledim dişlerimi
aldanmışlığı maşa yapıp
ateşle kırkladım yüreğimi
acımadı,acımadıki.................
Mesut örs. 04-05-2020
Gözlerimi sımsıkı yumdum
Kenetledim dişlerimi
Aldanmışlığı maşa yapıp
Ateşle kırkladım yüreğimi
Acımadı....Acımadı ki
Süzülen yaşlarmı ?
Yok ... Yok
Sanma ki dağlanmışlığımdan
Toz kaçtı sadece
Ondan inan
" Hiç satmadım yüreğimi,
özüm sözüm birdir benim;
Ara sıra bir kaç şiir karalarım,
Ama en çokta kendi yüreğimi yaralarım.
Dokunurum gönül telime
kapatırım yaralarımı.
Eylüldür, benim yazım, kışım, sonbaharım
Ve hala noktasızdır
Yazdığım tüm mısralarım..."
" Avuçlarımızı kanatan her şeyi sıkı sıkı tutmak yerine, bazen serbest bırakmamız gerekir. Bazılarımız dayanmanın bizi güçlü kıldığını zanneder; ama çoğu defa bizi güçlü yapan şey bırakmaktır....."
Bir gönül dostu
Bana nasihate bulundu
Hafızayı sil
Temiz bir sayfayla yaşamaya başla
Kalbine kilit tak
Canını sıkan herşeyi hatırlama...
Düşünme unut gidene yetişemezsin
Ve geri gelmeyecek olan geçmişe
Haklıydı....
Kalbimi bir düzene koydum
Uykusuz geceleri kavgaları ayrılıkları
Herşeyi temizledim
Son damla gözyaşıma kadar....
Ve hatırlanacak bir geçmiş yok...
Boş kalbimin derinliklerindeki
Yankılardan sağır oldum ..
İçinde ne aşk var ne dert
Ne de mutluluk ..
Soğuk bir kalp boştur
Ve onu ısıtabilecek birşey yok.....Benim için değerli olan sevgidir..
Aşkın sevgiye yenildiğini gördüm ..
Özgür bıraktım kalbimi
Semaya yükselsin
Sevsin
Affetmeyi öğrensin...
Yeni bir hayata uçmasına izin verdim..
İçinde asla aşk olmayacak...
Aslolan sevgidir....
Ve kalbim şimdi Sirius
Görmesini bilene....
" Ve muhakkak ki, Şı'ra ( Sirius) yıldızının da Rabbi O'dur..."
Necm 49
Bana kim olduğunu sormayın
Benimde anlayamadığım çok şey var
Kalbim aniden ateşsiz yanar
Düşlerimde ona sarıldığımda....
Onda ne bulduğunu sorma
Sana cevap veremem ki
bana sadece iki kanat vardı
Dünyadaki herkesten değerli oldu....
Sevmek zor mu diye sorma
Aramızda uçurumlar varken
Ama görünmez bir gölge gibi
Suzulecegim mesafelere aldırmadan...
Unutabilir misin diye sorma
Biz iki asma gibi iç içeyiz
Dallar birbirine sarılmış yapraklar karışmış
Ruhu yüzyıllarca korunacak. .
İleride ne olacak diye sorma
Bilemeyiz zaman gösterecek
Şimdi göğsümde yaşıyor
Ve gerisi....hepsi önemsiz...
Duyguların tuzak olduğunu söylüyorlar
Bırak söylesinler..
Onsuz güneş parlamaz
Yakamozlar dansetmez denizlerde
O varsa mevsim bahar ...
Bana onun kim olduğunu sorma
Sana cevap veremem...
Bana kim olduğunu sormayın
Benimde anlayamadığım çok şey var
Kalbim aniden ateşsiz yanar
Düşlerimde ona sarıldığımda....
Onda ne bulduğunu sorma
Sana cevap veremem ki
bana sadece iki kanat vardı
Dünyadaki herkesten değerli oldu....
Sevmek zor mu diye sorma
Aramızda uçurumlar varken
Ama görünmez bir gölge gibi
Suzulecegim mesafelere aldırmadan...
Unutabilir misin diye sorma
Biz iki asma gibi iç içeyiz
Dallar birbirine sarılmış yapraklar karışmış
Ruhu yüzyıllarca korunacak. .
İleride ne olacak diye sorma
Bilemeyiz zaman gösterecek
Şimdi göğsümde yaşıyor
Ve gerisi....hepsi önemsiz...
Duyguların tuzak olduğunu söylüyorlar
Bırak söylesinler..
Onsuz güneş parlamaz
Yakamozlar dansetmez denizlerde
O varsa mevsim bahar ...
Bana onun kim olduğunu sorma
Sana cevap veremem...
Dokun bana
Parmak uçlarınla
Ta iliklerimde hissedeyim ürpermeyi
Dokun ki yansın tüm benliğim geçmişim
İçimde sen kal sedece
Sil dünyayı sil gözlerimden
Tut beni düşmeden tut
Ellerin ellerimde kalsın
Sarıl bana
Hücrelerin kanıma karışsın
İçim dısim sen olsun
Dokun bana tüm duyularınla
Sar sımsıkı bakisarak susalım
Gözlerin gözlerimde kalsın
Hissettir bana
Mesafeleri aş bedensiz
Ruhunla gir ruhuma
Cisimsiz sevişelim geceler boyu
Tek ruh olalım
Yüreğim yüreğinde kalsın
bana yaşamayı öğret
Kalbinin emriyle
Gücünle ellerim ısınsın
Göğsümde eski yaralar sızlamasın
Tüm dünya içinde olsun
Okyanuslar göller ormanlar
Bana yaşamayı öğret
Kin ve acı olmasın
Sessiz kalma ayrılık olmasın
Zor olduğunda adımı fısılda
Ben duyarım
Senin acınıda üstlenebilirim
Bana yaşamayı öğret
Sahip olduğum herşeyi sana verebilirim
Sensiz özgürce nefes alamıyorum
Acele et....
Bana yaşamayı öğret
İyiliği öğret
Omuzunu omuzumda
Desteğini kalbimde hissedeyim
Bana yaşamayı öğret
Benimle gurur duy
Ben farklı olacağım öğrettiklerinle
Parmaklarımda mavi
Sana denizler ve gökyüzü çizeceğim
Ve....
Son nefesime kadar seni seveceğim....
Bana bahar çiz sevgilim
büyüleyici bir resim olsun
zemheride titreyen kalbimi ısıt
yemyeşil saçlarını kuşansın ağaçlar
bana bahar çiz sevgilim
nisan yağmurlarında yıkansın bedenim
gençleşsin ruhum
arzu dolsun yüreğim
sen ve ben tek vücut olalım
bu yeniden dirilişte....
bana bahar çiz sevgilim
serçeler üşümesin
kumrular cıvıldasın
rengarenk çiçekleride unutma
aksın duygular taşkın nehirler gibi
bana bahar çiz sevgilim
son defa istiyorum
gökkuşağı mutlaka olsun
altından geçelim dileğimiz gerçek olsun
bana bahar çiz......
" Mevsimsiz vedalarım olur benim...
veda ederim...
ardımda bıraktıklarım olur bazen...
bazende ardımsıra gelenler....
kör olurum bazen önümü bile görmem...
delidolu günlerimde olur...
herşeye bir boşvermişlik.....
sonrasında alırım yalnızlığımıda
çekilirim şehrin en kuytusuna.....
çığlıklar savururum her bitişte
her geri gelişte....
severim bazı zamanlar
ama nefretlerimde olur...susarım....
bilirim konuşsam ağır gelecek...
konuşsam yaraların dikiş tutmazlığıyla savrulacağım en acımasız rüzgârlarda...
sessizlik en güzel cevaptır anlayana....
susarken acı cekmezmi insan ...
acıda çekerim....
kelimelerim uçuşurlar içimde.....
ama acımı zerre belli etmem...
ben her bahar gitmek isterim
sessizliğimle en uzaklara....
gittiğim hiç olmadı....
bilirim....
gidersem geri gelmem........."
.....
.........
..............
Üşüdüğüm zaman
kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun...?kimin parmaklarını hissediyorum
arasında saçlarımın..? ..
Üşüdüğüm zaman...
, katı bir mum gibiyken yani;
tam ortamdan geçen ipin ucunda
kim yanıyor titreyerek
Kim eriyor içimde,
kim taşıyor benden
ve kim sıcak gözyaşı damlaları halinde süzülüyor bedenimden...?
Üşüdüğüm zaman
bir yandan hayalini bulup
ona sokulmaya çalışırken;
bir yandan da hayal olup
senin bulabileceğin yerlerde dolaşmadığımı mı zannediyorsun? ..
Ve sana; başını yaslayabileceğin
bir omuz getirmediğimi mi zannediyorsun...."
Erkul
" Bana en çok hüzün yakıştı...
O hüzün ki bana " bezmi elest"te yapıştı.."
Yaşamak öylesine sıradan bir eylem
Beceremedim hayatı yok bir gayem
Üzerimdeki yükler tek sermayem
Uyuyor uyanıyorum rahmeti rahmandan himayem
Yuvasız kuşlar gibiyim mekânı belirsiz
Kal-u beladan bu yana
Dünya denen memlekette
Sıla hasreti çekiyorum...
Yeşildi dünyam, Maviydi...
Bir de kahverengiydi.
.....
Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı,
bir de çingene serçeler...
Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma bir de kavak yapraklarının...
Sen;
Durgunluğuma düştün...
Ve büyüdün içimde büyüdüün, büyüdün;
Sudaki halkalar gibi.Yeşildi dünyam,
Maviydi...
Bir de kahverengiydi;
sen, bana düştüğünde! ..
Bakışların, kendi ortasından büyüyen sıcak halkalar gibi iç içe yayıldı içimde...
.....
Hoşgeldin, dedim.
Hoşgeldin sıcağım...
Hoşgeldin salıncağım
.....
Ve savruldu başım uzuun bir iple dalına bağlanmış gibi..
Savruldum;
Sendeen sana doğru
Beni, sadece ürkek ceylanlar tanırken
bir de çingene serçeler...
Ve ben,
yalnız kuşlarla kavak yapraklarının sesini tanırken...
Sen;
Durgunluğuma düştün...
Ve büyüdün içimde büyüdüün, büyüdün;
Sudaki halkalar gibi.
.....
Sen;
Sessizliğime düştün...
Sen;
Kimsesizliğime düştün...
Belki de onun için böyle büyüdün içimde;
Sudaki halkalar gibi...
Erkul
“Ben bir beşerim. Bazan hata, bazan da isabet ederim. Bu sebeple benim rey ve içtihadımı tetkik ediniz. Kitap veya sünnete uygun bulursanız, kabul ediniz, bulmadığınızı reddediniz.”
İmam Mâlik ( r.a)
Biliyor musun;
Düşler dökülür...
Düşler üşüşür...
Düşler doluşur kulaklarıma;
Gülüşlerinden....
Üstüme yağan düşler ile,
başıma üşüşen düşler ile,
ve içime doluşan düşler ile serpilirim ben,
bahara dokunmuş bir filiz gibi.......
.....
Biliyor musun;
Denizler bile düşlerimin rengidir...
Dalgalar, gülüşlerindir yani;
düşlerimin üzerinde oynaşan....
Erkul
" Sokakta giderken, kendi kendime
Gülümsediğimin farkına vardığım zaman
Beni deli zannedeceklerini düşünüp daha çok
Gülümsüyorum.
Bilmiyorlar ki neden güldüğümü
aklımdan Neler geçirdiğimi
içinde senin koyduğun umut olduğunu...."
Sevgi neydi sahi ?
Yağmurda ıslanmak mi ?
Damlaları hissetmek mi ?
Islanmak herhangi bir suyla da olur...
Hissetmek
O ayrı....
Sevgiyi hissetmek ..
Umudu hissetmek..
Yanılgılar biz insanlar içindir..
Kaybettiğinde anlıyorsun
Yine yeniden bulmak
Yüce gönüllü ,zarif insanları
Geçmişine bakmadan önüne geleceğe bakan
Ayıbını yüzüne vurmayan güzel insanları...
Tekrar bulmak Allah'ın lütfu olsa gerek...
Fazlası ne gerek
Biraz Umut biraz Sevgi...
Avuç içi kadar mutluluk...