bir gece vakti, son ışıkları sönerken şehrin, senin ışığın dolar içime. sen nasılda bilirsin karanlığı aydınlığa çevirmeyi... akordu bozulmuşken hayatın, herkes başka telden çalarken, senin müziği başlar bende, sen nasılda bilirsin hayatı bir şarkıya çevirmeyi…en umutsuz anımda, üzerime gelirken tüm dünya, senin şefkatin dolar içime , sen nasılda bilirsin kötülükleri iyiliğe çevirmeyi…akşam olup hüzün çökünce bu şehre, hele bir de evlinin evine, köylünün köyüne gitme vakti, senin neşen başlar birden, sen nasıl da bilirsin hayatı oyuna çevirmeyi… tüm renkleri solmuşken bahçemin, kokmaz olunca artık nergisler, senin çiçeğin büyümeye başlar bende, sen nasılda bilirsin hayatı gül bahçesine çevirmeyi… tüm gücüyle canımı yakmaya başlayınca sensizlik, sen ne güzelde sarar sarmalarsın beni, İşte o zaman, yorgan istemem üzerime, Aşk’ının ateşi ısıtır beni...
saklı bir kentim ben.yitik sevdaların ülkesi, düşündeyim, bul beni koynumda nice aşıklar sevişir, yalnızım yine de, sev beni!aşk yoldaşın olsun, sevgi pusulan, yaklaş, tanı beni ılık bir rüzgarım ruhunda savrulan, ateşim, yanmaz yine de ellerin, tut beni! sınırlarım yok. şehvetin doğurgan arzusuyum ben, sundum sana kendimi, al beni!dokun bana. ağzınla dokun, parmak uçlarınla teninle, arzudan tutuşan ellerinle. iki dudak arası kadar yakınım sana.çılgın okyanus sularında yıkanmış , takipsiz bir sevdayım, yırt enginlerimi, katıl bulutuma, sor beni!lirik bir şarkıyım, kulağına fısıldanan, dinle söyle beni! arzun yarenin olsun sesim nefesin, düşüyorum sana doğru, tut beni
sana günaydın dediğimde ben çoktan gitmiş olmayacağım... böylesi bir rüyanın ardından usulca bir öpücük konduracağım dudağına, bulutlara karışacağım...
göz kırpma bana uzak yıldızlardan. senin göğün benim… sen de, ben de,yaklaşmalıyız birbirimize bir meteor olmalıyız seninle ya da bir kuyruklu yıldız bir dizin ülker olmalıyız belki desen Orion ben Scorpiusher neyse…zaman yok !Zena koşucusu gibi... koşmalıyız birbirimize Ama mutlaka olmalıyız seninle .çarpışmalıyız gökte bir yerlerde .binlerce yıldız, doğmayı bekliyor bir seremoni eşliğinde, çok gecikme, yetiş müziğe.......
sen nergis kokarsın hiç bir kitapta yoktur teninin tarifi. hiç bir şiirde anlatılmadı henüz
aşkının güzelliği. sen sevince, bir başka seversin. dokunduğun her şey güzelleşir güneşinle ısınır, erir don tutmuş kalplerin mavi buz dağı... sen sevince; kelebekler uçuşur, çiçekler açar, bir ben olurum tepeden tırnağa, bir sen olurum. sen sevince; bir başka oluyorum işte..
gel... katmerli bakışlarını sal ruhuma kelimeler kifayetsiz kalsın karanfillerin kokusu güllere bulansın..gel... adam akıllı bir sevdadan çık da nakış gibi işlen yeniden söylemlerime adım seninle anılsın. imlası bozuk cümlelerim varlığına karışsın.. veryansın ettiğim öznesi yitik anlamsız hallerim..gel... yoluna girsin hizasız gidişlerim masumiyetin koynunda s/aklanan bir çocuk kalbi kadar saf ve duru sıcak bir tebessümün altında koruduğu içimde yasadığım tarifi imkânsız. uçurumun kıyısında tutunmaya çalışan bir yaprak gibi, yolsuz didişmelerim.gel... yoksulu kalmışım gözlerinin yedi iklimin bağrından kopan bir arının kanadında yedi dünya dolaşan usta bir ressamın portresinden ç/alınmış tutsağıyım yeşillerinin..gel... umuda çelme takmadan fütursuz sözlerim! ürkek titrek köşeye sinmiş yalnızlığım karanlık gölgelerden arınsın kimsesizliğim gecenin ayazında buz tutmuş yüreğim sıcaklığının hasretindeyim..
Kalbi kirli insanların çağına denk geldik azizim.. Nereye adım atsak toz Hangi kalbin kapısını çalsak kır... Çokça yağmur yağsa Temizlenirmi kirli dünya.....
" Güneşin olmak istiyorum senin... Hatta gün ışığın... Hatta sabah yüzüne vuran ilk ışık olmak istiyorum...I şığın olmak istiyorum senin... Sabah uyandığında ilk beni görmeni, gülümsemeni istiyorum... Perdelerin arasından sızmayı başarmış gün ışığı gibi gelip göz bebeğine girmek istiyorum... Sonra kendimi görmek istiyorum göz bebeğinde, gözbebeğin olup... Göz bebeğindeki ışık olmak istiyorum… Sızmak istiyorum tüm sıcaklığım ve sevgimle kalbine... Bir anda ısıtmak istiyorum seni... Sıcaklığın olmak istiyorum... Buz tutmuş hiçbir zerren kalmasın istiyorum... Bir gülümseme olmak istiyorum yüzüne yayılan......"
Burada paylaştığım bir çok sözü daha öncede paylaşmışımdır.. .wolfson benim egomu tatmin ettiğim yerdir.. Antoloji üyesi hiçbir şahsa gönderme yapmıyorum... Birine birşey diyeceksem gidip nerede yazıyorsa orada ismiyle direk ona diyorum...
Sayfam şahsıma münhasır...rica ediyorum buraya yazmayın...
Bu kadar açıklamanın üstüne hala 7stüne alınan çıkarsa ruh doktoruna gitmesini tavsiye ederim...
Bir gün haramiler yol kesip kimde ne var ne yok hepsini almışlar. Herkes kaderine razı olup gitmiş, bir tek bir delikanlı haramilerden torbasını istemiş, haramiler ne yaptılarsa delikanlı ısrarından vazgeçmemiş, torbasını istemiş. Haramibaşına durumu anlatmış haramiler, haramibaşı delikanlıyı yanına çağırmış ve demiş: “Evladım herkesin servetini aldık neyi var neyi yok aldık, kimse ses çıkarmadı. Bu torbada bundan daha kıymetli ne var ki canını tehlikeye atıyorsun?” Gazali yani bu delikanlı şöyle demiş: “Benim yüküm onlarınkinden daha ağır, çünkü o torbanın içinde Bağdat’taki hocamın ders notları var.” Haramibaşı haramilere diyor ” Verin şu delikanlının torbasını ve onun karnını doyurup gönderin.” Daha sonra dönüp Gazali’ye şu ibretlik sözü diyor:” Ders notlarını sana iade ediyorum delikanlı ama alim olmak istiyorsan şunu unutma: Senden çalınan bilgi senin bilgin değildir.”
Sayfa şahsımın kendisiyle hasbihalidir.. Yıllardır yaptığım gıbi beğendiğim sözleri kayıt altına aldığım yerdir... Yazılarım şiirlerim herhangi bir şahsısla alakalı değildir... Kimse üstüne alınmasın... Birine bir sözüm varsa suratına diyecek kadar cesaretim var şükür
Rica ediyorum sayfama yazmayın Ben ve Olric idare ediyoruz aramızda
bir gece vakti,
son ışıkları sönerken şehrin,
senin ışığın dolar içime.
sen nasılda bilirsin
karanlığı aydınlığa çevirmeyi...
akordu bozulmuşken hayatın,
herkes başka telden çalarken,
senin müziği başlar bende,
sen nasılda bilirsin hayatı bir şarkıya çevirmeyi…en umutsuz anımda,
üzerime gelirken tüm dünya,
senin şefkatin dolar içime ,
sen nasılda bilirsin kötülükleri iyiliğe çevirmeyi…akşam olup hüzün çökünce bu şehre,
hele bir de evlinin evine,
köylünün köyüne gitme vakti,
senin neşen başlar birden,
sen nasıl da bilirsin hayatı oyuna çevirmeyi…
tüm renkleri solmuşken bahçemin,
kokmaz olunca artık nergisler,
senin çiçeğin büyümeye başlar bende,
sen nasılda bilirsin
hayatı gül bahçesine çevirmeyi…
tüm gücüyle canımı yakmaya başlayınca sensizlik,
sen ne güzelde sarar sarmalarsın beni,
İşte o zaman, yorgan istemem üzerime,
Aşk’ının ateşi ısıtır beni...
Özlem Saba
saklı bir kentim ben.yitik sevdaların ülkesi,
düşündeyim,
bul beni
koynumda nice aşıklar sevişir,
yalnızım yine de,
sev beni!aşk yoldaşın olsun,
sevgi pusulan,
yaklaş,
tanı beni
ılık bir rüzgarım ruhunda savrulan,
ateşim,
yanmaz yine de ellerin,
tut beni!
sınırlarım yok.
şehvetin doğurgan arzusuyum ben,
sundum sana kendimi,
al beni!dokun bana.
ağzınla dokun,
parmak uçlarınla
teninle,
arzudan tutuşan ellerinle.
iki dudak arası kadar yakınım
sana.çılgın okyanus sularında yıkanmış ,
takipsiz bir sevdayım,
yırt enginlerimi,
katıl bulutuma,
sor beni!lirik bir şarkıyım,
kulağına fısıldanan,
dinle
söyle beni!
arzun yarenin olsun
sesim nefesin,
düşüyorum sana doğru,
tut beni
Özlem Saba
sana günaydın dediğimde
ben çoktan gitmiş olmayacağım...
böylesi bir rüyanın ardından
usulca bir öpücük konduracağım dudağına,
bulutlara karışacağım...
Özlem Saba
göz kırpma bana uzak yıldızlardan.
senin göğün benim…
sen de,
ben de,yaklaşmalıyız birbirimize
bir meteor olmalıyız seninle
ya da bir kuyruklu yıldız
bir dizin ülker olmalıyız
belki desen Orion
ben Scorpiusher
neyse…zaman yok
!Zena koşucusu gibi...
koşmalıyız birbirimize
Ama mutlaka olmalıyız seninle
.çarpışmalıyız gökte bir yerlerde
.binlerce yıldız,
doğmayı bekliyor bir seremoni eşliğinde,
çok gecikme, yetiş müziğe.......
Özlem Saba
sen nergis kokarsın
hiç bir kitapta yoktur teninin tarifi.
hiç bir şiirde anlatılmadı henüz
aşkının güzelliği.
sen sevince,
bir başka seversin.
dokunduğun her şey güzelleşir
güneşinle ısınır, erir
don tutmuş kalplerin mavi buz dağı...
sen sevince;
kelebekler uçuşur,
çiçekler açar,
bir ben olurum tepeden tırnağa,
bir sen olurum.
sen sevince;
bir başka oluyorum işte..
Özlem Saba
Aşık Veysel' e sormuşlar ;
Sevdiğine ne verebilirsin
Gözlerimi demiş..
Ama gözlerin kör demişler.
Veysel Demiş ki;
Sevgiye kalbi kör olanın
gözü görse ne olur ?
Kelimelerin Duyquları yoktur .
Onlara Duyqu katan ,
So¨yleyen Kis¸inin Hissettikleridir .
gel...
katmerli bakışlarını sal ruhuma
kelimeler kifayetsiz kalsın
karanfillerin kokusu güllere bulansın..gel...
adam akıllı bir sevdadan çık da
nakış gibi işlen yeniden söylemlerime
adım seninle anılsın.
imlası bozuk cümlelerim varlığına karışsın..
veryansın ettiğim öznesi yitik anlamsız hallerim..gel...
yoluna girsin hizasız gidişlerim
masumiyetin koynunda s/aklanan
bir çocuk kalbi kadar saf ve duru
sıcak bir tebessümün altında koruduğu
içimde yasadığım tarifi imkânsız.
uçurumun kıyısında
tutunmaya çalışan bir yaprak gibi,
yolsuz didişmelerim.gel...
yoksulu kalmışım gözlerinin
yedi iklimin bağrından kopan
bir arının kanadında
yedi dünya dolaşan
usta bir ressamın portresinden ç/alınmış
tutsağıyım yeşillerinin..gel...
umuda çelme takmadan fütursuz sözlerim!
ürkek titrek
köşeye sinmiş yalnızlığım
karanlık gölgelerden
arınsın kimsesizliğim
gecenin ayazında buz tutmuş yüreğim
sıcaklığının hasretindeyim..
Cadı
". Hicbirsey herşeyi unutsbilmenin
Verdiği huzurdan değerli olamaz..."
Rumî
Kırılgan bir çocuğum ben.
Yüreğim cam kırığı.
Bütün duygulardan
önce öğrendim ayrılığı.
Saldırgan diyorlar bana,
Oysa kırılganım ben.
Gözyaşlarım mücevher;
saklıyorum herkesten.
Ürküyorlar gözümdeki ateşten,
Ürküyorlar dilimdeki zehirden,
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen,
gözükara cesaretimden.
Diyorlar:
Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben,
Nasıl korurum içimdeki çocuğu
Bir yanım çılgın nar ağacı,
Bir yanım buz sarayı....
Mungan
Tek kullanımlık olan hayatınızı
Onu bunu memnun etmek için harcamayın ,
". Sabahın sahibi vardır...
Gün daima bulutta kalmaz
Herhal ilerdedir
Yaşanacak günlerin güzelleri...."
Hikmet
". Acıya kahkaha atabilmek sanatsa eğer
Ben çok pahalı bir tabloyum...."
Bukowski
Kalbi kirli insanların çağına denk geldik azizim..
Nereye adım atsak toz
Hangi kalbin kapısını çalsak kır...
Çokça yağmur yağsa
Temizlenirmi kirli dünya.....
Biz Aslında Eski Günleri değil,
O Eski Günlerin Güzel İnsanlarını Özledik...
" Adına "Sevgi" denen bir merhem var.
Hangi yaralı kalbe sürseniz
İyi gelir..."
" Keşke bir şiir okumuş,
yâda bi kedi sevmiş olsaydınız,
Belki bu kadar kirletmezdiniz dünyayı....."
" Kalmış işte birkaç saf yanım
Ahhh bilseniz....
Ben hala mucizelere inanırım..."
Güzel bir kadın göze,
iyi bir kadın da kalbe hoş görünür.
Birincisi pırlanta,
ikincisi de hazinedir..
Napolyon
" Güneşin olmak istiyorum senin...
Hatta gün ışığın...
Hatta sabah yüzüne vuran
ilk ışık olmak istiyorum...I
şığın olmak istiyorum senin...
Sabah uyandığında ilk beni görmeni, gülümsemeni istiyorum...
Perdelerin arasından sızmayı başarmış gün ışığı gibi gelip göz bebeğine girmek istiyorum...
Sonra kendimi görmek istiyorum göz bebeğinde, gözbebeğin olup...
Göz bebeğindeki ışık olmak istiyorum…
Sızmak istiyorum
tüm sıcaklığım ve sevgimle kalbine...
Bir anda ısıtmak istiyorum seni...
Sıcaklığın olmak istiyorum...
Buz tutmuş hiçbir zerren kalmasın istiyorum...
Bir gülümseme olmak istiyorum
yüzüne yayılan......"
Ben senin ismini
tarçın kokulu akide şekeri gibi tutuyorum ağzımda,
damağımda,
ruhumda...
Beklemek....
Ta 16 yaşımda öğrendim...
İlk günkü duygularla..
Hiç gelmeyecek olanı beklemeyi....
Muhteremler
Burada paylaştığım bir çok sözü daha öncede paylaşmışımdır..
.wolfson benim egomu tatmin ettiğim yerdir..
Antoloji üyesi hiçbir şahsa gönderme yapmıyorum...
Birine birşey diyeceksem gidip nerede yazıyorsa orada ismiyle direk ona diyorum...
Sayfam şahsıma münhasır...rica ediyorum buraya yazmayın...
Bu kadar açıklamanın üstüne hala 7stüne alınan çıkarsa ruh doktoruna gitmesini tavsiye ederim...
Wolf
Boşver oğlum
Sen kendinle muhabbete devam et ..
Görme duyma konuşma
Erdem dersine ihtiyacın yok
Sen kalbine ihanet etmedin...
Duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa kendimi parçalayacak değilim elbette.
Ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabullenemem.
Dostoyevski
Bir gün haramiler yol kesip kimde ne var ne yok hepsini almışlar. Herkes kaderine razı olup gitmiş, bir tek bir delikanlı haramilerden torbasını istemiş, haramiler ne yaptılarsa delikanlı ısrarından vazgeçmemiş, torbasını istemiş. Haramibaşına durumu anlatmış haramiler, haramibaşı delikanlıyı yanına çağırmış ve demiş: “Evladım herkesin servetini aldık neyi var neyi yok aldık, kimse ses çıkarmadı. Bu torbada bundan daha kıymetli ne var ki canını tehlikeye atıyorsun?” Gazali yani bu delikanlı şöyle demiş: “Benim yüküm onlarınkinden daha ağır, çünkü o torbanın içinde Bağdat’taki hocamın ders notları var.” Haramibaşı haramilere diyor ” Verin şu delikanlının torbasını ve onun karnını doyurup gönderin.” Daha sonra dönüp Gazali’ye şu ibretlik sözü diyor:” Ders notlarını sana iade ediyorum delikanlı ama alim olmak istiyorsan şunu unutma: Senden çalınan bilgi senin bilgin değildir.”
" kaybedecek neyim var ki...
Can bile emanet...."
" Allah'ım
Yaptığım şeyin
ve yapmadığım şeyin şerrinden
kuşkusuz sana sığınırım."
Hz Muhammed. ( sav )
". Bir insanı bağışlamak kolaydır.
Asıl zor olan,
ona yeniden güvenebilmek..."
Sayfa şahsımın kendisiyle hasbihalidir..
Yıllardır yaptığım gıbi beğendiğim sözleri kayıt altına aldığım yerdir...
Yazılarım şiirlerim herhangi bir şahsısla alakalı değildir...
Kimse üstüne alınmasın...
Birine bir sözüm varsa suratına diyecek kadar cesaretim var şükür
Rica ediyorum sayfama yazmayın
Ben ve Olric idare ediyoruz aramızda