Kültür Sanat Edebiyat Şiir

İki Baharın Valsi
İki Baharın Valsi

karlı bir sabah - kendi başıma, sakura çiçeklerini süpürüyorum

  • Geceye Fısıltı 02.04.2018 - 14:40

    ;)))

  • tımarhane duvarı02.04.2018 - 14:36

    Tünaydın Maria ve arkadaşlar

    Haftanız güzel geçsin

  • Geceye Fısıltı 01.04.2018 - 22:30



    Hapiste Yatacak Olana Bazı Öğütler

    Dünyadan, memleketinden, insandan
    umudum kesik değil diye
    İpe çekilmeyip de
    Atılırsan içeriye,
    Yatarsan on yıl, on beş yıl
    Daha da yatacağından başka,
    'Sallansaydım ipin ucunda
    Bir bayrak gibi keşke''
    Demiyeceksin,
    Yaşamakta ayak direyeceksin.
    Belki bahtiyarlık değildir artık,
    Boynunun borcudur fakat,
    Düşmana inat
    Bir gün fazla yaşamak.

    İçerde bir tarafınla yapayalnız kalabilirsin,K
    Kuyunun dibindeki taş gibi.
    Fakat öbür tarafın
    Dünyanın kalabalığına
    Öylesine karışmalı ki,
    Sen ürpermelisin içerde,
    Dışarda kırk günlük yerde yaprak kımıldasa.
    İçerde mektup beklemek,
    Yanık türküler söylemek bir de,
    Bir de gözünü tavena dikip sabahlamak
    Tatlıdır ama tehlikelidir.

    Tıraştan tıraşa yüzüne bak,
    Unut yaşını
    Koru kendini bitten,
    Bir de bahar akşamlarından;
    Bir de ekmeği
    Son lokmasına dek yemeği,
    Bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman.
    Bir de kimbilir,
    Sevdiğin kadın sevmez olur,
    Ufak bir iş deme,
    Yemyeşil bir dal kırılmış gibi gelir,
    İçerdeki adama.
    İçerde gülü, bahçeyi düşünmek fena,
    Dağları, deryaları düşünmek iyi.
    Durup dinlenmeden yazmayı,
    Bir de dokumacılığı tavsiye ederim sana,
    Bir de ayna dökmeyi.
    Yani içerde onyıl, on beş yıl,
    Daha da fazla hatta
    Geçirilmez değil,
    Geçirilir,
    Kararmasın yeter ki
    Sol memenin altındaki cevahir!

    Nazım Hikmet

  • tımarhane duvarı01.04.2018 - 22:22

    Müzik evrenseldir.
    Sözleri bize hitap etmekte, dikkat ettiğim hususta budur.

    Memleketim ve Gençlik Marşı

    Ayrıştırmadan topluma birlik ve beraberliği aşılayan eserler görüşüm...

  • tımarhane duvarı01.04.2018 - 17:08

    https://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/yilmaz-ozdil/dag-basini-duman-almis-1897527/

  • serbest kürsü30.03.2018 - 10:36

    Herkes kimin ne biçimde ulusun başına geldiğini biliyor. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK oy pusulası peşinde koşmadı..Tarih yazdı. Dünya bu tarihi okudu.Körebe bantlı insanlar şimdi önlerine ne bırakılırsa, onu eşeliyor durumda maalesef..

    "Suskunluğum asaletimdendir, Her lafa verilecek bir cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye. Bir de adama bakarım adam mı diye?"

    Din, Ulus ve Değerli Şahıslarımızın ulu orta kalibrasyonun olmayan kişilerce değersizleşme politikasına bu

    ''Güneş balçıkla sıvanmaz.''

  • serbest kürsü30.03.2018 - 09:53

  • serbest kürsü30.03.2018 - 09:48

    Yeşil ol
    Mavi ol
    Önce Aşık Veysel gibi TOPRAK ;))

  • serbest kürsü30.03.2018 - 09:44

    Maria ve Şaşkın

    Kötürüm uzuv ne şekilde tutarsan tut bir anlamı yok.
    Kaos tohumları toprağın zehir
    Onlarda öğrenecekler vatan için
    Asıl kan çanağı gözlü olanları

    Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya

  • serbest kürsü30.03.2018 - 09:32


    İLKYAZ

    Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya

    Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar
    Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
    Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı
    Bakıp kapatıyorlar
    Geceye giriyor türküler ve ince şeyler

    "Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı
    Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz
    sisin dere ağızlarından sokulup akşamları
    Fındıklarımızı basıyor
    Neyleriz kararan tomurcukları
    Çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz
    Tecimenlere yalvarıyoruz:
    Bir "Hotel" bir gizli evlenme az çiziniz
    Bir banka az çiziniz bir yalvarma
    Bizden size ve sizden dışardakilere

    Karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye
    -Evet efendim-
    Çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye
    Bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet
    Yazların motorlu çingeneleri

    Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya

    Baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş
    Toprağa tutku, kendinden dolayı
    Kulaklarımızı tıkıyoruz: Para para para
    Kulaklarımızı açıyoruz: Kavga kavga kavga
    Sorar belki biri: Kavga ama neden kavga
    Komşumuza sonsuz balta, karımıza yumruklar içinde
    -Bilmiyoruz neden kavga.


    Sonra kasabanın cezaevinde
    Silgimizi göz önüne yerleştiriyoruz
    Günlerimiz iterek genişletiyoruz
    Yer açıyoruz karılarımızı düşünmeye
    Bizsiz geçen menevşeyi düşünmeye

    Durup ince şeyleri anlatmaya
    Kimselerin vakti olmasa da
    Okulların kadın öğretmencikleri
    Tatil günlerini çoğaltsalar da
    Kutsal nemiz varsa onun adına
    Gözlerimiz için bağlar dokusalar da
    Birikimler ve çizgiler gitgide gitgide
    Açmaya ilkyaz çiçekleri

    Bir gün birileri öte geçelerden
    Islık çalar yanıt veririz

    Gülten Akın