Ve sen oluyorsun bir an. Gece sessiz,göz kırpıyor yıldızlar gökyüzünde. Ben sensizim,yalnızım sahilde oturmuşum, Gözlerim denizin üzerinde yakamozlarda.
Ve sen oluyorsun bir an Uzatıyorsun ellerini, hadi gel diye. Bir görünüyor,bir kayboluyorsun. Hayalle gerçek arası, göz kırpıyorsun.
Ve sen oluyorsun bir an. Hafiften sahile vuran dalga oluyor. Yavaşça sokuluyorsun ayaklarıma. Hadi gel, daha ne duruyorsun demelerin.
Ve sen oluyorsun bir an. Yalnız olmadığımı anlatıyorsun bana. Yakamozlar da,dalgalar da hep sen. Koca sahilde tek ben, denizde sen.
Ve sen oluyorsun bir an. Uzatıyorum ellerimi, tut diye sen. Usulca yürüyorum, geliyordum sana. Ve ansızın bir el tutuyor omuzlarımdan
Hep bir son vardır, Ölüm yaşamın, Nefret sevginin, Hüzün sevincin, Vuslat sa hasretin..... Hep bir son vardır, Söylenecek son bir söz, Söylenmek istemez Ama söyleniverir bir anda, Elveda....
Katran karası geceyi Bölerken gökteki ay, Bir sigara içimi Çıktığın güvertede Yakamozları izlerken Beni hatırla.. Sanma ki meltemdir Okşayan saçlarını, İçini titreten her okşamada Benim ellerim var... Karanlıklar içinde Bir şarkı çalınırsa kulağına Bil ki; Orpheus'un liriyle Siren'leri büyülüyorum, Çekmesinler seni yalnış koya.... Bulmak için yönünü, Bakarken gökteki yıldızlara Beni hatırla... Kutup yıldızı olmuş, Yol gösteriyorum sana...........................
Artık Gidiyorum... bir türlü göremediğiniz Belkide Görmeyi istemediğiniz Her Defasında Büyük Umutlarla Sunduğum Kırık dökük merhabalarımı Topluyor Kimse için harcamadığım Hırçın elvedalarımı Suratınıza çarpıp Gidiyorum...
Gel seninle bir daha ağlayalım;
yaşanmışlara,
yaşanmamışlara
bir de hiç yaşanmayacaklara..........................
Ve sen oluyorsun bir an.
Gece sessiz,göz kırpıyor yıldızlar gökyüzünde.
Ben sensizim,yalnızım sahilde oturmuşum,
Gözlerim denizin üzerinde yakamozlarda.
Ve sen oluyorsun bir an
Uzatıyorsun ellerini, hadi gel diye.
Bir görünüyor,bir kayboluyorsun.
Hayalle gerçek arası, göz kırpıyorsun.
Ve sen oluyorsun bir an.
Hafiften sahile vuran dalga oluyor.
Yavaşça sokuluyorsun ayaklarıma.
Hadi gel, daha ne duruyorsun demelerin.
Ve sen oluyorsun bir an.
Yalnız olmadığımı anlatıyorsun bana.
Yakamozlar da,dalgalar da hep sen.
Koca sahilde tek ben, denizde sen.
Ve sen oluyorsun bir an.
Uzatıyorum ellerimi, tut diye sen.
Usulca yürüyorum, geliyordum sana.
Ve ansızın bir el tutuyor omuzlarımdan
Hey sen nereye
Ben seninleyim, içindeyim diye..
Hep bir son vardır,
Ölüm yaşamın,
Nefret sevginin,
Hüzün sevincin,
Vuslat sa hasretin.....
Hep bir son vardır,
Söylenecek son bir söz,
Söylenmek istemez
Ama söyleniverir bir anda,
Elveda....
Boşa mı
Havalandırdım toprağını,
Baharın ilk izlerinde
Ya solucanları
Boşa mı topladım
Tek tek…
Gün tepeye
Tırmanmamıştı henüz
Suyunu verdiğimde…
Dili olsa yapraklarının
Söylese,
Onları bir bir yıkadığımı…
Böyle mi olacaktı, papatya,
Ne zaman
‘Seviyor mu? ’ diye sorsam,
‘Sevmiyor.’mu olacaktı cevabı…
Haydi söyle papatya
Söyle son defa
‘Sevmiyor mu?
Unutamazsın belki,
Ama
Sızlanma biten aşkın ardından...
Elbet
Dinecek sağnak,
Kasırganın uğultusu susacak...
Hatırlasana
Dünya da yangındaydı
Güneşten koptuğunda...........................
Katran karası geceyi
Bölerken gökteki ay,
Bir sigara içimi
Çıktığın güvertede
Yakamozları izlerken
Beni hatırla..
Sanma ki meltemdir
Okşayan saçlarını,
İçini titreten her okşamada
Benim ellerim var...
Karanlıklar içinde
Bir şarkı çalınırsa kulağına
Bil ki;
Orpheus'un liriyle
Siren'leri büyülüyorum,
Çekmesinler seni yalnış koya....
Bulmak için yönünü,
Bakarken gökteki yıldızlara
Beni hatırla...
Kutup yıldızı olmuş,
Yol gösteriyorum sana...........................
Ay yalnayak
Deniz demliyor geceyi
Yıldızların ışıltısı
Süslüyor
Köhne iskeleyi,
Halat al yüreğimden
Götür beni,
Götür umarsız,enginlere...
Süzülelim derinliğinde maviliğin
Dilimizde sarhoş bir gemici melodisi...
Varışı olmasın bu yolculuğun,
Dönüşüde yok zaten..
Sen kaptan
Çımacı ben
Rüzgarımız aşk
Klavuzumuz poseydon...
Haydi kaptan!
Durma,
Aganta burina burinata............................
Yemyeşil saçlarını
Sarartıp
Dökünce ağaçlar
Daldaki son yaprak sen ol,
Bekle…
Yazgın benzemesin
Denize ulaşamadan
Kuruyan nehirlere.
Sevgimin uçsuz bucaksız
Çöllerinde,
Susuz bir bedevi gibi
Umuda aç ellerini,
Bekle…..
Ateşi sönse de
Umudun,
Son kıvılcımını
Saklayarak bekle beni….
Sıcaklığım
Rüzgarla yalayacak
Yüzünü önce,
Alevleyecek
Umudunun korunu.
Ay olup doğacağım
Karanlığa tutkun gecelerine….
Yitirmiş de olsan
Umutlarını,
Yine
Sana geleceğim
Beni bekle…….
Sen
Hiç büyüme çocuk
Tertemiz kal dünyanda
Kumdan şatolarının
Kapısında
Nöbet tutsun
Kurşun askerler
Şiirin en güzelini
Safran sarısı,
Lepiska saçlı
Rapunzele yaz.!
Canın sıkılınca,
Atla tahta atına
Elinde elma şekeri
Dolaş dünyayı...
Masallardaki
Büyücüler,cadılar
İncitemez seni,
Peri kızları da
Yoktu zaten...
Rüyanda
Harikalar diyarına da uğra.
Kır saatini
Yaşlı tavşanın,
Dursun
Akreple yelkovan.
Zaman hızlı akmasın...
Acelen yok
Büyümek için
Nasılsa
Bir gün
Kirleneceksin...
Artık Gidiyorum...
bir türlü göremediğiniz
Belkide Görmeyi istemediğiniz
Her Defasında Büyük Umutlarla Sunduğum
Kırık dökük merhabalarımı Topluyor
Kimse için harcamadığım
Hırçın elvedalarımı
Suratınıza çarpıp Gidiyorum...