Katran karası geceyi Bölerken gökteki ay, Bir sigara içimi Çıktığın güvertede Yakamozları izlerken Beni hatırla.. Sanma ki meltemdir Okşayan saçlarını, İçini titreten her okşamada Benim ellerim var... Karanlıklar içinde Bir şarkı çalınırsa kulağına Bil ki; Orpheus'un liriyle Siren'leri büyülüyorum, Çekmesinler seni yalnış koya.... Bulmak için yönünü, Bakarken gökteki yıldızlara Beni hatırla... Kutup yıldızı olmuş, Yol gösteriyorum sana...........................
Artık Gidiyorum... bir türlü göremediğiniz Belkide Görmeyi istemediğiniz Her Defasında Büyük Umutlarla Sunduğum Kırık dökük merhabalarımı Topluyor Kimse için harcamadığım Hırçın elvedalarımı Suratınıza çarpıp Gidiyorum...
Bazan uçan kelebek kadar özgür Bazan kafese konulmuş aslan kadar hakir Bir gönül vardır bende Dünyanın en zengininden de zengin Bazan medine fukarası kadar fakir Ben buyum işte.......................
Unutamazsın belki,
Ama
Sızlanma biten aşkın ardından...
Elbet
Dinecek sağnak,
Kasırganın uğultusu susacak...
Hatırlasana
Dünya da yangındaydı
Güneşten koptuğunda...........................
Katran karası geceyi
Bölerken gökteki ay,
Bir sigara içimi
Çıktığın güvertede
Yakamozları izlerken
Beni hatırla..
Sanma ki meltemdir
Okşayan saçlarını,
İçini titreten her okşamada
Benim ellerim var...
Karanlıklar içinde
Bir şarkı çalınırsa kulağına
Bil ki;
Orpheus'un liriyle
Siren'leri büyülüyorum,
Çekmesinler seni yalnış koya....
Bulmak için yönünü,
Bakarken gökteki yıldızlara
Beni hatırla...
Kutup yıldızı olmuş,
Yol gösteriyorum sana...........................
Ay yalnayak
Deniz demliyor geceyi
Yıldızların ışıltısı
Süslüyor
Köhne iskeleyi,
Halat al yüreğimden
Götür beni,
Götür umarsız,enginlere...
Süzülelim derinliğinde maviliğin
Dilimizde sarhoş bir gemici melodisi...
Varışı olmasın bu yolculuğun,
Dönüşüde yok zaten..
Sen kaptan
Çımacı ben
Rüzgarımız aşk
Klavuzumuz poseydon...
Haydi kaptan!
Durma,
Aganta burina burinata............................
Yemyeşil saçlarını
Sarartıp
Dökünce ağaçlar
Daldaki son yaprak sen ol,
Bekle…
Yazgın benzemesin
Denize ulaşamadan
Kuruyan nehirlere.
Sevgimin uçsuz bucaksız
Çöllerinde,
Susuz bir bedevi gibi
Umuda aç ellerini,
Bekle…..
Ateşi sönse de
Umudun,
Son kıvılcımını
Saklayarak bekle beni….
Sıcaklığım
Rüzgarla yalayacak
Yüzünü önce,
Alevleyecek
Umudunun korunu.
Ay olup doğacağım
Karanlığa tutkun gecelerine….
Yitirmiş de olsan
Umutlarını,
Yine
Sana geleceğim
Beni bekle…….
Sen
Hiç büyüme çocuk
Tertemiz kal dünyanda
Kumdan şatolarının
Kapısında
Nöbet tutsun
Kurşun askerler
Şiirin en güzelini
Safran sarısı,
Lepiska saçlı
Rapunzele yaz.!
Canın sıkılınca,
Atla tahta atına
Elinde elma şekeri
Dolaş dünyayı...
Masallardaki
Büyücüler,cadılar
İncitemez seni,
Peri kızları da
Yoktu zaten...
Rüyanda
Harikalar diyarına da uğra.
Kır saatini
Yaşlı tavşanın,
Dursun
Akreple yelkovan.
Zaman hızlı akmasın...
Acelen yok
Büyümek için
Nasılsa
Bir gün
Kirleneceksin...
Artık Gidiyorum...
bir türlü göremediğiniz
Belkide Görmeyi istemediğiniz
Her Defasında Büyük Umutlarla Sunduğum
Kırık dökük merhabalarımı Topluyor
Kimse için harcamadığım
Hırçın elvedalarımı
Suratınıza çarpıp Gidiyorum...
Bazan uçan kelebek kadar özgür
Bazan kafese konulmuş aslan kadar hakir
Bir gönül vardır bende
Dünyanın en zengininden de zengin
Bazan medine fukarası kadar fakir
Ben buyum işte.......................
gözlerimi sımsıkı yumdum
kenetledim dişlerimi
aldanmışlığı maşa yapıp
ateşle kırkladım yüreeğimi
acımadı...
acımadıki.......
Süzülen yaşlar mı?
Yok yok
Sanma ki dağlanmışlığımdan
Toz kaçtı sadece
Ondan inan…..............
Bir gönlüm var hayal kuran
Hasret doldum buram buram
iyinin ve kötünün yüzü aynıdır.
Herşey insanın yoluna ne zaman çıktığına bağlıdır....................................