hayatta olmak ve iyi olmak ve, uğrunda savaşmayı sevmek; ummanın tarafında yer almak için yapılırsa bir anlam ifade edecektir derya ve okyanus adına… böylesi müşterek mefkureleri olmayan derya okyanus yol arkadaşlığının; yavan, pamuk ipliği ile birbirine bağlı ve kasvetli bir yolculuktan başka verebileceği nesi olabilir ömürlerine ve ummana sunabilecekleri neleri olabilir değerli…
derya ve okyanus çatışmasında, umman sözünü aşktan yana kullanmıştır, yürürken durmak ve ayaktayken oturmak ihtiyâdıdır bu peygamber uygulamasında da keza, nefs ve ruhun çatışma anlarının yönetimindeki ilk yapılacak olan; durmak, oturmak, yani nefesim ve kalbim var benim diyebilmektir…
nasıl ki, yaşanmışlığı olmayan bir hakikati yaşamış sayan her çıkarım, yaşanacakları ipotek altına alacak demekse ve o ipoteğin adı, sonunda yine dönüp dolaşıp yanılsama olarak karşımıza çıkıyorsa ve, bildiklerimiz sonuçta yanıldıklarımıza yetmez hale geliyorsa, öyle de; kulluk yolundaki suskunluk ve duralamalarımız, bir ömür k/aybı olarak mahcup ve anlayış bekleyici konumda kalmamız ötesine geçemez, ironik kazanımlarla yüzleşmek akıbetine uğramaktan azatlığın yolunu kesecektir…
hayatta olmak ve iyi olmak ve, uğrunda savaşmayı sevmek; ummanın tarafında yer almak için yapılırsa bir anlam ifade edecektir derya ve okyanus adına… böylesi müşterek mefkureleri olmayan derya okyanus yol arkadaşlığının; yavan, pamuk ipliği ile birbirine bağlı ve kasvetli bir yolculuktan başka verebileceği nesi olabilir ömürlerine ve ummana sunabilecekleri neleri olabilir değerli…
derya ve okyanus çatışmasında, umman sözünü aşktan yana kullanmıştır, yürürken durmak ve ayaktayken oturmak ihtiyâdıdır bu peygamber uygulamasında da keza, nefs ve ruhun çatışma anlarının yönetimindeki ilk yapılacak olan; durmak, oturmak, yani nefesim ve kalbim var benim diyebilmektir…
nasıl ki, yaşanmışlığı olmayan bir hakikati yaşamış sayan her çıkarım, yaşanacakları ipotek altına alacak demekse ve o ipoteğin adı, sonunda yine dönüp dolaşıp yanılsama olarak karşımıza çıkıyorsa ve, bildiklerimiz sonuçta yanıldıklarımıza yetmez hale geliyorsa, öyle de; kulluk yolundaki suskunluk ve duralamalarımız, bir ömür k/aybı olarak mahcup ve anlayış bekleyici konumda kalmamız ötesine geçemez, ironik kazanımlarla yüzleşmek akıbetine uğramaktan azatlığın yolunu kesecektir…