Baba,
Bugün seni çok düşündüm.
Ay sonunu hiç getiremediğini hatırladım. Cebinde para olmadığında mahcup olup başını önüne eğdiğin günleri. Bayram geldiğinde "oğluma, kızıma doğru dürüst bayramlık alamadım" diye üzüldüğünü.
Pazara gittiğimizde elindeki parayı hesaplayıp sebzeyi, meyveyi geri bıraktığını gördüm. Ama eve geldiğimizde tencerede hep bir şeyler kaynıyordu. Sen zengin olamadın baba. Ama bizi hiç aç uyutmadın.
Yemedin, yedirdin.
İçmedin, içirdin.
Ağzına attığın lokmayı bile çıkarıp
"al oğlum, al kızım" diye bize verdin.
Sofraya bizden önce hiç oturmadın.
Sandalyeyi çeker "önce çocuklarım doysun" derdin. "Arta kalan olursa yerim" derdin.
Biz doyduktan sonra kalan tabağa bakardın.
Etin güzel yerini, butun, pirzolanın en yumuşak yerini sessizce tabağımıza koyardın. Kendine hep kemikte kalanı, ucunda azıcık et kalmış parçayı ayırdın. Ve onu yerken "oh, ne güzelmiş" derdin. Biz çocuk aklımızla inanırdık.
Baba, sen bize para bırakamadın. Bankada hesabın yoktu. Ama bize daha kıymetli bir şey bıraktın: Merhameti. Emeği. "Önce insan" demeyi.
Ay sonunu getiremedin belki ama gönlümüzü hep tok tuttun. Bayramlık alamadın belki ama sarılman bütün bayramlardan sıcaktı.
Şimdi ben büyüdüm. Anlıyorum.
Zenginlik cüzdanda değilmiş.
Zenginlik, kendi açken çocuğunu doyuran adamın yüreğindeymiş.
Hakkını helal et baba.
Senin o kemikteki etinden doyduk biz.
Senin o "önce çocuklarım" diyen sesinle büyüdük.
İyi ki babamsın.
Mekanın cennet olsun.
Evladın
Veli AlptekinKayıt Tarihi : 15.07.2026 02:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!