Şimdi bir valiz dolusu kırık hayal ve ben, Gidiyorum, ayaklarım geri geri gitse de. Bir daha açılmayacak bu paslı, eski kapı; Yüreğim artık bir rehin değil, bu son seste.
Şimdi kendimden özür diliyorum Hak etmeyene günlerce emek verdiğim için Benim için aynısını yapmayacak kalplere En iyisini sunup, kendimi tükettiğim için. Özür dilerim; Varlığımı başkasına köprü yapıp, Kendi yolumu uçuruma ittiğim için.
İçimdeki kadın artık çiçek bakmıyor, Toprağına tuz dökülmüş bir bahçeyim, verimsiz ve gri. Dokunsan dağılacak bir kül yığını değil, Dövüle dövüle çelikleşmiş, ama soğumuş bir kılıç gibiyim. Seni affetmek mi? O köprü çoktan yıkıldı, Ben artık o kıyıda bile değilim.
Hangi harita çizer bu yokluğun sınırını? Hangi şehir kabul eder senin olmadığın bir beni? Her yer hatıra dolu, her yer senin yankın... Ama yok işte; unutmaya ne bir iklim var, ne de gel tut elimi demeye
Seni çok özledim
Gece gözlüm benim
Gemilere bin gel yine gidersin
?si=1tfwk8ogDRwNawss
Şimdi bir valiz dolusu kırık hayal ve ben,
Gidiyorum, ayaklarım geri geri gitse de.
Bir daha açılmayacak bu paslı, eski kapı;
Yüreğim artık bir rehin değil, bu son seste.
?si=kaiTOBdF5l2HeoVf
?si=53U19wpekWRx-66Z
?si=JmoNTSqH_r65cJuE
Şimdi kendimden özür diliyorum
Hak etmeyene günlerce emek verdiğim için
Benim için aynısını yapmayacak kalplere
En iyisini sunup, kendimi tükettiğim için.
Özür dilerim;
Varlığımı başkasına köprü yapıp,
Kendi yolumu uçuruma ittiğim için.
İçimdeki kadın artık çiçek bakmıyor,
Toprağına tuz dökülmüş bir bahçeyim, verimsiz ve gri.
Dokunsan dağılacak bir kül yığını değil,
Dövüle dövüle çelikleşmiş, ama soğumuş bir kılıç gibiyim.
Seni affetmek mi? O köprü çoktan yıkıldı,
Ben artık o kıyıda bile değilim.
Hangi harita çizer bu yokluğun sınırını?
Hangi şehir kabul eder senin olmadığın bir beni?
Her yer hatıra dolu, her yer senin yankın...
Ama yok işte; unutmaya ne bir iklim var, ne de gel tut elimi demeye
?si=Yi1S-df4QldV3rNQ
?si=pFZ_ZHUejGpYSOPR