maya niyettir. saf olan niyet, kalpleri mayalar. bulanık olan niyet ise yoğurdu da, aşkı da bulandırır.
zaman kudrettir. nasıl maya için sabır gerekirse, aşk da aceleye gelmez. vakti gelmeden hiçbir şey tutmaz.
sıcaklık rahmettir. maya ılıklık ister, aşk ise şefkatli bir iklim. ne soğuk kayıtsızlıkta, ne de yakıcı ihtirasta tutar.
bir damla yeter. yoğurdu tutturmaya azıcık maya nasıl kâfiyse, aşka da minicik bir sevgi zerresi yeter. çoğaltan insana değil, Hak’kın kudretine aittir.
tutmazsa zorlamamak gerek. maya bozuksa, kap nasipli değilse yoğurt tutmaz.
,, aşk da böyledir; ilahi hikmet bazen iki kalbi yan yana yazmaz."
bazen denemek esastır, çünkü aşk sabırla olgunlaşır. iki kalp birbirini tanımadan kıvam bulamaz. ilk denemede tutmazsa, yeniden denenebilir. fakat olmuyorsa, zorlamamak gerekir. hakikatte bilgelik, olmayanda ısrar etmemektir.
paylaşmak berekettir. yoğurt çoğaldıkça paylaşılır, aşk da öyle. Hak’tan gelen aşk, iki kalbi doyurmakla kalmaz, çevresine de nur ve huzur taşır.
ve… bulutun taşıyamadığı yağmur, kalbimin kıyısına sığındı. sanki içimde birikenler kelime olmaktan çıkıp ağır bir sessizliğe dönüştü. dokunsan düşecek, susarsam boğacak gibi… biliyorum sen anlarsın. işte bu yüzden yazıyorum sana, çünkü kalbimin kıyısına oturan o yağmur, ancak dostun gözlerinde dinlenebilir.
Yürekleriyle, inançlarıyla, vatan sevgileriyle oradaydılar.
Bize bağımsızlığı armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına sonsuz şükranla… O gün atılan her adımda, bugün attığımız her nefeste onların izi var.
Gururla, minnetle, sevgiyle; 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
babamın kızı olduğumu dünyaya duyuran o onurlu mührü ismimin yanında taşımak, beni daima dimdik kıldı. soyadım, nüfus kâğıdındaki harfler dizisi değil, babamdan kalan en temiz mirastı. ve ben o mühürü, yüreğimin tam ortasında gururla taşıdım.
çocuğun kahkahası hakikatin en berrak aynasıydı. ama ulu orta, gerekli–gereksiz susturuldu, üzerlerine örtülen eşyalar gibi. ve çocuklar unuttu o örtüyü atıp yeniden gülmeyi.
şimdi mi? aynı anne babalar, çocukları bir yudum gülsün diye psikolog–psikiyatr kapılarında dolaşıyor.
« AŞK ve MAYA »
maya niyettir. saf olan niyet, kalpleri mayalar. bulanık olan niyet ise yoğurdu da, aşkı da bulandırır.
zaman kudrettir. nasıl maya için sabır gerekirse, aşk da aceleye gelmez. vakti gelmeden hiçbir şey tutmaz.
sıcaklık rahmettir. maya ılıklık ister, aşk ise şefkatli bir iklim. ne soğuk kayıtsızlıkta, ne de yakıcı ihtirasta tutar.
bir damla yeter. yoğurdu tutturmaya azıcık maya nasıl kâfiyse, aşka da minicik bir sevgi zerresi yeter. çoğaltan insana değil, Hak’kın kudretine aittir.
tutmazsa zorlamamak gerek. maya bozuksa, kap nasipli değilse yoğurt tutmaz.
,, aşk da böyledir; ilahi hikmet bazen iki kalbi yan yana yazmaz."
bazen denemek esastır, çünkü aşk sabırla olgunlaşır. iki kalp birbirini tanımadan kıvam bulamaz. ilk denemede tutmazsa, yeniden denenebilir. fakat olmuyorsa, zorlamamak gerekir. hakikatte bilgelik, olmayanda ısrar etmemektir.
paylaşmak berekettir. yoğurt çoğaldıkça paylaşılır, aşk da öyle. Hak’tan gelen aşk, iki kalbi doyurmakla kalmaz, çevresine de nur ve huzur taşır.
#huriçalışkan
kalbimden, kalbine....
sevgili dostum,
ve… bulutun taşıyamadığı yağmur, kalbimin kıyısına sığındı.
sanki içimde birikenler kelime olmaktan çıkıp ağır bir sessizliğe dönüştü. dokunsan düşecek, susarsam boğacak gibi… biliyorum sen anlarsın. işte bu yüzden yazıyorum sana, çünkü kalbimin kıyısına oturan o yağmur, ancak dostun gözlerinde dinlenebilir.
ve... bulutun taşıyamadığı yağmur, kalbimin kıyısına sığındı
ve...içimdeki gökyüzü, bugün biraz eksik maviden
İçim, yağmura dönmek isteyen bir bulut bugün
ve şöyle denilmişti;
Türkler oradaydı…
Yürekleriyle, inançlarıyla, vatan sevgileriyle oradaydılar.
Bize bağımsızlığı armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına sonsuz şükranla…
O gün atılan her adımda, bugün attığımız her nefeste onların izi var.
Gururla, minnetle, sevgiyle;
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
babamın kızı olduğumu dünyaya duyuran o onurlu mührü ismimin yanında taşımak, beni daima dimdik kıldı.
soyadım, nüfus kâğıdındaki harfler dizisi değil,
babamdan kalan en temiz mirastı.
ve ben o mühürü, yüreğimin tam ortasında gururla taşıdım.
teşekkür ederim BABA
çocuğun kahkahası hakikatin en berrak aynasıydı.
ama ulu orta, gerekli–gereksiz susturuldu,
üzerlerine örtülen eşyalar gibi.
ve çocuklar unuttu o örtüyü atıp yeniden gülmeyi.
şimdi mi?
aynı anne babalar,
çocukları bir yudum gülsün diye
psikolog–psikiyatr kapılarında dolaşıyor.
yalanın sesi yüksek çıkar çünkü hakikat mikrofona ihtiyaç duymaz
korku, kapıyı kilitler,
cesaret, aynı anahtarı çevirir.