su; una karıştığında hamur, toprağa karıştığında çamur olur...birisi nimet birisi lekedir. hamurdan şekil yapmayı bilmeyen olurken, çamurdan mimari sıvalar yapan kırlangıçlar vardır.
her çamur ise leke değildir, insan okyanuslara açılmak isterken kurbağa bataklığını saray zanneder. ,,LOTUS...'' lar gibi.
belki de; LOTUS'un amacı bataklıkları gizlemektir eşsiz güzelliği ile.
belki kokulu güller ızdırap duyuyordur siyah gölgelere bürünmüş şatoların bahçelerinde,
ne çamurun suçu vardır, leke yaptığı için, ne insanın suçu, hamurundan şekiller yapmayı başaramadığı için.
,,..............canlıları ortak yapan organları ve omurgalarıdır. farklı yapan ise niyetleri ve özellikleri..!"
su; una karıştığında hamur, toprağa karıştığında çamur olur...birisi nimet birisi lekedir. hamurdan şekil yapmayı bilmeyen olurken, çamurdan mimari sıvalar yapan kırlangıçlar vardır.
her çamur ise leke değildir, insan okyanuslara açılmak isterken kurbağa bataklığını saray zanneder. ,,LOTUS...'' lar gibi.
belki de;
LOTUS'un amacı bataklıkları gizlemektir eşsiz güzelliği ile.
belki kokulu güller ızdırap duyuyordur siyah gölgelere bürünmüş şatoların bahçelerinde,
ne çamurun suçu vardır, leke yaptığı için,
ne insanın suçu, hamurundan şekiller yapmayı başaramadığı için.
,,..............canlıları ortak yapan organları ve omurgalarıdır. farklı yapan ise niyetleri ve özellikleri..!"
huzur dilerim, Yaradan hepimizi çok sevsin.
kalbimizin derinliklerinde her gece iyi geceler diyen bir yara,
sabah kalkmalısın diyen bir günaydın var.
çırılçıplak boğulmayı Kâhin'e sormuş,
deniz anasından biri.
Ay yıldızların parlamasına ihtiyaç duyar,
çünkü O'na göre tek başına sevmek anlamlı değil, boş bir tuval gibidir.
işte yanmak!
karanlığın içinde o aydınlığa esir düşmek.
sevgiler.
bu şiiri layığıyla okuyan ve ruh veren en güzel yorumdur.
ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya
ona sorarsanız, Lafı bile edilemez, mikroskopik bi zaman
bana sorarsanız, On senesi ömrümün
bir kurşun kallemim vardı, ben içeri düştüğüm sene
bir haftada yaza yaza tükeniverdi
ona sorarsanız, bütün bi hayat
bana sorarsanız,
ADAM SENDE Bİ HAFTA...
,, Piraye'ye ''
ne güzel şey hatırlamak seni
ölüm ve zafer haberleri içinden
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken
ne güzel şey hatırlamak seni
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının
İçimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti
parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti
.....
bulutlar adam öldürmesin
yıl 62 Mart 28
Prag-Berlin treninde pencerenin yanındayım
akşam oluyor
dumanlı ıslak ovaya akşamın yorgun bir kuş gibi inişini severmişim meğer
......
sevgiye bulaşmanın mutluluğu olsun, alıp kabuledenlerde.
?feature=shared