okunulmadığı zaman aralığında ki o önemde hissedilen açlık, iftar saatini beklemek gibi, öylesine susuzlukta hissedilen dudak çatlağı.
roman bitiminde, kişisel gelişim kitapları ve bunların arasında ruhun hissettiği, açlık ve susuzluğu gidermek için Mesnevi sayfalarında ki o doyum anı, böylesi muazzam döngünün kitap raflarında ki kumanda halleri.
,, zaman zaman kitaplara hal hatır da sormalı derim, tozlu raflara terkedilmemeli, hiç bir kitap...'' zira her hevesle alınan kitapların arasında unutuldu, yine hevesle konulan, unutulan kuruyan güller.
bahçelerimizde yetişen sardunyalar, ortancalar, ıhlamur çiçeklerinin zenginliğine sahip olmamıza rağmen bilmiyor, görmüyorsak bu güzelliği, uzaklarda olan, görülmeyen ve sahip olunmayan bu ufuktaki büyülü bahçelerin hayali mutlu eder mi.?
sahip olduğumuz şeylere şükür hakim ise ufuk da olan o bahçeye kavuşum anında hissedilen minnettarlığın duygusunu bilirim lakin ifade edebilir miyim emin değilim.
korkuları metrelerce toprağın altına saklamakla özgürleşemez insan aksine korkuları tanır, keşfeder ve orada ki duyguyu izler, görürse yaşamı keşfeder.
ebeveynlerin yaş almalarına rağmen korkuları varken, serçe kalpleri olan Çocukları korkutmakla edindikleri mutluluğu ( şaka olarak yaptıkları ve bu durum karşında kahkaha attıkları ) anlamakta zorlanıyorum, zaman bilinçli insanların farkındalığa yürüdüğü zamanlar, bu yüzden bilinçli olarak rehber olmalıyız yaşam yolculuğuna.
mutlu, neşeli, keyif alabilen, maçları tribünde izleyerek değil de sahada oyuncu olarak oynayan, sevginin, güvenin hakim olduğu ve yaş almalarına rağmen kendi ayaklarının üzerinde değil de hala ailesinin tuttuğu kol değneklerine ihtiyaç duyan bu Çocuklarımızın koşmasını sağlayan vs. vs. ebeveynler çoğalmalı.
öyle bir gel demelisin ki;
yollar kulağıma fısıldamasın.
,, gitme!"
Avluda Yürüyen Gölgeler, Roman'ından
okunulmadığı zaman aralığında ki o önemde hissedilen açlık, iftar saatini beklemek gibi, öylesine susuzlukta hissedilen dudak çatlağı.
roman bitiminde, kişisel gelişim kitapları ve bunların arasında ruhun hissettiği, açlık ve susuzluğu gidermek için Mesnevi sayfalarında ki o doyum anı, böylesi muazzam döngünün kitap raflarında ki kumanda halleri.
,, zaman zaman kitaplara hal hatır da sormalı derim, tozlu raflara terkedilmemeli, hiç bir kitap...'' zira her hevesle alınan kitapların arasında unutuldu, yine hevesle konulan, unutulan kuruyan güller.
hangi bilgiyle karşılaşırsan karşılaş, kendi zihninin süzgecinden geçirmelisin, çünkü her birimiz kendi deneyimleriyle bakarız penceremizden.
senin pencerenden bakabilir lakin gören sinsindir. ,, bakmak ile görmek arasında ki o ince çizginin içindedir detaylar.''
o yüzdendir ki;
manzaranın sahibi görendir, izlemelerine izin verebilirsin fakat sahip olmalarına müsaade etmemelisin.
,, bu da benim kendi gördüğüm '' süzgeç sende :))
Namaste.
bahçelerimizde yetişen sardunyalar, ortancalar, ıhlamur çiçeklerinin zenginliğine sahip olmamıza rağmen bilmiyor, görmüyorsak bu güzelliği, uzaklarda olan, görülmeyen ve sahip olunmayan bu ufuktaki büyülü bahçelerin hayali mutlu eder mi.?
sahip olduğumuz şeylere şükür hakim ise ufuk da olan o bahçeye kavuşum anında hissedilen minnettarlığın duygusunu bilirim lakin ifade edebilir miyim emin değilim.
rengim çoktur kendimde, tahammülüm önce kendime.
Namaste,
korkuları metrelerce toprağın altına saklamakla özgürleşemez insan aksine korkuları tanır, keşfeder ve orada ki duyguyu izler, görürse yaşamı keşfeder.
ebeveynlerin yaş almalarına rağmen korkuları varken, serçe kalpleri olan Çocukları korkutmakla edindikleri mutluluğu ( şaka olarak yaptıkları ve bu durum karşında kahkaha attıkları ) anlamakta zorlanıyorum, zaman bilinçli insanların farkındalığa yürüdüğü zamanlar, bu yüzden bilinçli olarak rehber olmalıyız yaşam yolculuğuna.
mutlu, neşeli, keyif alabilen, maçları tribünde izleyerek değil de sahada oyuncu olarak oynayan, sevginin, güvenin hakim olduğu ve yaş almalarına rağmen kendi ayaklarının üzerinde değil de hala ailesinin tuttuğu kol değneklerine ihtiyaç duyan bu Çocuklarımızın koşmasını sağlayan vs. vs. ebeveynler çoğalmalı.
Namaste.
kan ve kemik tüm insanlarda bulunur.
farklı olan yürek ve niyettir.... Marlo Morgan, bir çift yürek
kitabımın sayfasında yer almak için kuş tüyü 'nün karşıma çıkacağını biliyorum, her kitabım için ayrı tüyler, muazzam bütünlük...
sayfa arasına girmeden, kim bilir kaç gökyüzü dolaştı, ve en çok hangi gökyüzünü sevmişti.?
İşte umut...
İşte yaşamak...
İşte rağmene rağmen...
İyileşmeyi bilen toprak ana geçiyor içimden çağlaya çağlaya,
özlemi Mahsuni gamında.
Sevdayı anlatıyor güneşin koynunda bir şölen.
Umut edenlere umut, aşk dileyenlere Eros yeniden doğuyor gri
bulutlar arasından.
Türkülerin söylediği, şarkıların düzleştirdiği, notaların bağırdığı dünya diyarında.
Zihnimizde depoladığımız melodilerin ezilmediği bir alanda...
,, Avluda Yürüyen Gölgeler Roman'ından "
Düşünüyorum; düştüğünde el tutan olabilmek eskitir mi
koca yürekleri?
“Şımarır aman!” deyip sakındıkları onca hisleri, sevgileri nereye
gömüyorlardı eskiden büyüklerimiz?
Ya şimdi bizler ellerinden tuttuğumuz çocuklarımızla birlikte çocukluğumuzu arayıp ince ince ekleyemiyor muyuz?
Kimliklerimize sevgiyi, şefkati ve sarılmaları ve hatta masum papatyaları.
Eylülün Sandığı
Avluda Yürüyen Gölgeler Roman'ından,
“Ama Sıla, gece vakti bütün kelebekler siyahtır,”