Annemler gitti biz kaldık yine seninle birlikte, kalbimin çırpınışlarını anlamasınlar diye, yerlerin tüm tozunu aldım. Anneme kalsa bugün pek marifetliydim. Bir odanın içinde ki eşyaların ne kadar yeri değişebilirse o kadar değiştirdim. Ama kalbimde ki bu hissi hiçbir şey uzaklaştıramıyordu yerinden. Yüzümü sakladığım yerden kaldırmıyordum ama görüyordum yüzüme baktıklarını.
İnsan kalbinin çırpınışlarını nasıl saklar bilmiyordum. Kalbime mıh gibi çakıldığından beri bir yere gitmiyordu, ADIN… Sesini duymak için can atıyordum............
Ben şimdi dumanlı dağların tepesinde Bekliyorum tayini başka göklere çıkmış kuşları Adres soruyor kırmızı etekli kız bir çobana Saçlarına papatyadan yaptığı tacıyla Bu kuşlar neden giderler anlamıyorum
İçimde sürekli mesaisi olan inşaat işçileri barındıran biriyim.
Oysa bilirim ki mimarlarım, mühendislerim şahane yapılar kurabilecek kapasitededirler.
Emek verilmiş betonlar kurumasın diye gözyaşlarıyla sulanmıştır; binanın, korunağı olan, çatıya tam sıra geldiğinde, göğüs kafeslerinin içinde kalbi olmayanlar tarafından yeniden yıkılmıştır.
gece yeşil, rüzgâr akasyalara geldiğini söylüyor, yağmur yağıyor gürültülü Karadeniz gibi, avuçlarım da bir kupa salep, tarçın kokusu, toprak kokusuyla yarış halinde. senin kokunun galip geleceğini bilmiyor şapşallar.
bize vitrini temiz tutmamız, gübürleri ise halı altına süpürmememiz gerektiği öğretildi.
o yüzdendir sadece dışımızı süslü püslü yapmadan, içimizi temiz tutmamız. elimizden gelen çok olsada kalbimizle yapmayı seçtik, çünkü insan bedeni yorulabilen varlıktır,
,, Kalp ise der ki; sen yeter ki yaşa be, yokuş dediğin iki nefes kesikliği, ben hallederim "
<<< yaşa, sen emi >>>
günümüz neye ihtiyacımız var ise onunla buluşsun, sevgiyle kal, Huri
Annemler gitti biz kaldık yine seninle birlikte, kalbimin çırpınışlarını anlamasınlar diye, yerlerin tüm tozunu aldım. Anneme kalsa bugün pek marifetliydim. Bir odanın içinde ki eşyaların ne kadar yeri değişebilirse o kadar değiştirdim. Ama kalbimde ki bu hissi hiçbir şey uzaklaştıramıyordu yerinden. Yüzümü sakladığım yerden kaldırmıyordum ama görüyordum yüzüme baktıklarını.
İnsan kalbinin çırpınışlarını nasıl saklar bilmiyordum. Kalbime mıh gibi çakıldığından beri bir yere gitmiyordu, ADIN… Sesini duymak için can atıyordum............
,, Avluda Yürüyen Gölgeler, Roman ''
Ben şimdi dumanlı dağların tepesinde
Bekliyorum tayini başka göklere çıkmış kuşları
Adres soruyor kırmızı etekli kız bir çobana
Saçlarına papatyadan yaptığı tacıyla
Bu kuşlar neden giderler anlamıyorum
İçimde sürekli mesaisi olan inşaat işçileri barındıran biriyim.
Oysa bilirim ki mimarlarım, mühendislerim şahane yapılar kurabilecek kapasitededirler.
Emek verilmiş betonlar kurumasın diye gözyaşlarıyla sulanmıştır; binanın, korunağı olan, çatıya tam sıra geldiğinde, göğüs kafeslerinin içinde kalbi olmayanlar tarafından yeniden yıkılmıştır.
,, Avluda Yürüyen Gölgeler, Roman ''
gece yeşil, rüzgâr akasyalara geldiğini söylüyor, yağmur yağıyor gürültülü Karadeniz gibi,
avuçlarım da bir kupa salep, tarçın kokusu, toprak kokusuyla yarış halinde. senin kokunun galip geleceğini bilmiyor şapşallar.
?si=426-QOK3cPvHes-R
?si=5DT-z7caF3rAvYVj
seninle aynı kitapları okumasak da olur, okuduğun dünyayı bana anlatır mıısn
gün ışıkları üzerimizden geçerken sağlık versin, kapandığın da ise battaniyesi çatı olsun evsizlere, kimsesizlere ve tüm canlılara.
sevginin tasarruf sayılmadığı ve geleceği büyüten insanlara şükürler olsun .
******
https://youtube.com/shorts/6pJ5K78HeYs?si=zuDn7kEMiHi39X1m
seni düşünmek;
kafamın ve yüreğimin en tatlı, en heyecanlı meşgalesidir.
Nazım Hikmet.
https://www.youtube.com/shorts/XDFy0xdar78
rüzgar dünya için gereklidir. tohumlar rüzgarla dağılır, su ve güneşle beslenir.
Danit' in Cuatro Vientos, şarkısı beni etkileyen bir tohumdur, bu yüzdendir ki, Viento ile ilgili yazmaya, beslenmeye devam edeceğim.
<<<< fırtına var yürüme dediler, güneş yerine rüzgara aşık olduğumu bilemediler, bilemeyecekler >>>>
denk gelinen güzel şeylere şükran, bir çok güzel şeylere, bir çok mühim şeylere.
,, hijo del viento / rüzgarın oğlu ''
********
Dışımız içimizi saklayan bir kabuk...
bize vitrini temiz tutmamız, gübürleri ise halı altına süpürmememiz gerektiği öğretildi.
o yüzdendir sadece dışımızı süslü püslü yapmadan, içimizi temiz tutmamız. elimizden gelen çok olsada kalbimizle yapmayı seçtik, çünkü insan bedeni yorulabilen varlıktır,
,, Kalp ise der ki; sen yeter ki yaşa be, yokuş dediğin iki nefes kesikliği, ben hallederim "
<<< yaşa, sen emi >>>
günümüz neye ihtiyacımız var ise onunla buluşsun, sevgiyle kal, Huri