Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Huri Çalışkan
Huri Çalışkan

İnsanı ayrıştıran din, dil, ülkesi değil penceresinden nasıl gördüğüdür.

  • kendime fısıltılar27.05.2025 - 11:52

    Seninle sığındım en çok kendime.
    Çünkü sen,
    kalbimin bildiği tek evdin.

    Ve sonra anladım...
    Her ruh, hayatının bir döneminde
    yuvaya dönmek ister.
    Ya bulur özünü,
    ya da ömür boyu arar durur.
    Bazıları ise…
    hiç bulamadan gider.

    Ben... yuvamı hatırladım.
    Henüz tam olarak döndüm diyemem belki,
    ama o yolu biliyorum artık.
    Ve bu, bir aşktan fazlasıydı,
    Bu, bir hatırlayış...sevgilerimle, Huri.

  • ve öyle işte26.05.2025 - 16:37

    Gözlerinle değil,
    kalbinle baktığında…
    bir kadının rüzgârını duyarsın göz kapaklarında.

    — Huri Çalışkan

  • sende ki sen26.05.2025 - 16:36

    Aşkın ipeksiliğini yazıyordu kadın…
    Cümleler, ten gibi kayıyordu parmaklarının arasından.
    Her harf bir ilmekti, her susuş bir düğüm.

    O yazarken, adam çoktan başlamıştı,
    eski bir dokuma tezgâhında,
    elleriyle değil… kalbiyle örüyordu aşkı.

    Bilmeden birbirlerine dokunuyorlardı,
    biri kelimelerle, diğeri iplikle....Huri Çalışkan

  • seni anlatmak26.05.2025 - 16:35

    Seninle koklamadığım bir çiçek,
    dans etmediğim bir gökyüzü,
    ve...
    yollar var yeryüzünde.!

    Bana öyle bir "gel" demelisin ki;
    yollar kulağıma fısıldamasın: "gitme..."

    Huri Çalışkan

  • ve öyle işte26.05.2025 - 16:34

    Sen gidince...
    sustu pencere kenarındaki kuş,
    rüzgâr başka yerleri sevdi,
    çay demli kalmadı…
    gül erken soldu,
    ve ben...
    sana benzeyen cümlelerden kaçmayı öğrendim.

    — Huri Çalışkan

  • ve öyle işte26.05.2025 - 16:34

    Kuşlar bağırmıyor…
    biz duymamayı seçiyoruz. Huri Çalışkan

  • tanımlamada ki özne26.05.2025 - 16:33

    Dünya kuruldu…
    Ve her şeyden, herkesden bir parça gerekiyordu.

    Bu büyük düzende ne gereklilik, ne gereksizlik vardı.
    Ama ben…
    bazı ruhlara hep daha çok hayran kaldım.

    Öyleleri vardı ki;
    Bir anneydi mesela,
    bir evladı değil, birkaç evladı toprağa vermişti.
    Bir diğeriyse, savaşta sadece vatanı değil,
    kendi iç sesini de korumaya çalışıyordu.
    Bir başkası yoksulluğu yaşamamıştı —
    yoksulluğun kendisi olmuştu.

    Ve ben gördüm ki…
    Rab, dağına göre kar yağdırıyordu.
    Ve bazılarına daha çok…
    çünkü onlar, Yaradan’ın bildiği kadar güçlüydü.

    İşte ben, bu sabrın, bu zekânın, bu dayanışın
    önünde saygıyla eğiliyorum.
    Kutlanması gerekenler işte onlar...
    Sessiz ama dimdik duranlar.

    Huri Çalışkan

  • seni anlatmak26.05.2025 - 16:30

    Sesini duymadım bu gece...
    Ama adını içimde o kadar çok andım ki,
    kalbim dua sandı seni.

    Huri Çalışkan

  • tarçın kokulu muhabbetler26.05.2025 - 16:28

    ,, Asla olmaz” dediğin satırların içinden
    bir “acaba?” doğar bazen.
    Bir ihtimal ürperir sayfanın kenarında…
    Ve kalbinin tam ortasında,
    bir yer — inadına çiçek açar.

    Çünkü hayat,
    ,,olmaz” sandığın yerden
    başlamayı sever.
    Tıpkı suskun bir baharın
    bir sabah kuş sesiyle
    yeniden konuşmayı öğrenmesi gibi…Huri Çalışkan

  • ve öyle işte24.05.2025 - 10:34

    Bilmediğin bir şey var…
    Ben seni özlerken, dünya sessizleşir.
    Kalbimin adını bir söyleyişi vardır içten içe…
    Duymuyorsun belki, ama hissediyorsun. Biliyorum.

    Birini sevmek;
    onu her an aramadan,
    ama her an yanında hissetmektir aslında.

    Ve ben...
    seni hep oradaymışsın gibi seviyorum.

    Çünkü…
    hep oradasın.

    — Huri Çalışkan