bir sokak lambası kadar yorgunum bu gece adın, sessizliğimin içinde dönüp duruyor. ellerim ceplerimde, şehir susmuş yine, bir tek rüzgâr var senin sesinde esiyor.
hiçbir tanıma sığmayan, hiçbir sıfata ihtiyaç duymayan o yalın halinle. bir ağacın sadece durarak ormanı tamamlaması gibi, sen de sadece nefes alarak bu anı tamamlıyorsun. ne geçmişin gölgesi, ne geleceğin telaşı, sadece parmak uçlarından süzülen o ham ve saf mevcudiyet.
yeryüzüyle gökyüzü arasında kurulan en sessiz köprü sensin. griye inat maviyi içinde taşıyan, sessizliğin kalbinde en gür şarkıyı söyleyen...
bırak dünya etrafında dönsün, sen o değişmez merkezinde kal. kalbinin vuruşu, evrenin en eski ve en taze şiiri olarak yankılansın bu boşlukta.
bazı ruhlar bu yolu seçer çünkü:
,, yüzeysel yaşayarak derin kitap yazılmaz..."
evden birinin eksilmesiyle kalanlar, yeniden birbirine tutunmayı öğrenir
vücudun çığlıkları, ruhun mesajlarıdır
Allah’ım beni hakkım olan yerle hizala.
kadın olmak...
İsviçre çakısı gibi gerektiğinde her şeye dönüşebilen
hem savaşçı, hem zarafetin mayası, insanlığın sanat eseri gibi
hayatının bir döneminde rastladığın çapanın ağırlığı ile yavaşladığını zannederken halbuki bazen sadece fırtınada savrulmaman için orada olur.
Ölüm bile o an o bağın heybetinden bir adım geri çekilmek zorunda kaldı.
bir sokak lambası kadar yorgunum bu gece
adın, sessizliğimin içinde dönüp duruyor.
ellerim ceplerimde, şehir susmuş yine,
bir tek rüzgâr var senin sesinde esiyor.
acele etme.
büyümek, zamanın fısıltısını duymakla başlar.
öylesine, sadece burada olduğun için...
hiçbir tanıma sığmayan, hiçbir sıfata ihtiyaç duymayan o yalın halinle. bir ağacın sadece durarak ormanı tamamlaması gibi, sen de sadece nefes alarak bu anı tamamlıyorsun. ne geçmişin gölgesi, ne geleceğin telaşı, sadece parmak uçlarından süzülen o ham ve saf mevcudiyet.
yeryüzüyle gökyüzü arasında kurulan en sessiz köprü sensin. griye inat maviyi içinde taşıyan, sessizliğin kalbinde en gür şarkıyı söyleyen...
bırak dünya etrafında dönsün, sen o değişmez merkezinde kal. kalbinin vuruşu, evrenin en eski ve en taze şiiri olarak yankılansın bu boşlukta.