Eğer bu dünya bir doğum yeri ise, her canlı birer mirasçıdır bu topraklara. Ve biz, yalnızca insan değil, birbirimizin emaneti, birbirimizin sınavıyız.
Din, dil, ırk gözetmeksizin her insanın yaşam hakkı eşit doğar. Ancak ne yazık ki eşit büyüyemez… İşte bu yüzden ahlak gerekir. İşte bu yüzden adalet.
Ahlak gösteride değil, gizlide belli olur. Mesaj kutun ya da zihnin kirliyse, dürüstlük adına tek kelime etme — çünkü sen gizlendiğini sanırsın, ancak kim olduğunu hayat çoktan ifşa etmiştir.
Bir ağacı kesmeden önce, dalına konmuş serçeyi düşün. Bir kadına konuşmadan önce, içinde taşıdığın sesi dinle. Ve bir çocuğun gözlerine bakarken, dünyayı neye dönüştürdüğünü hatırla.
Ahlak, etiket değil, eylemdir. Adalet; yalnızca mahkeme salonlarında değil, günlük hayatın sessiz anlarında da sınanır. Ve hoşgörü... Her insanın penceresi farklıysa, baktığı manzarayı anlamaya çalışmaktır.
İzleyeceğimiz yol bellidir, vicdanın açık yolu. Orada gösteriş yoktur, yargı yoktur, üstünlük yoktur. Sadece yaşamın kutsallığı vardır — her canlı için, her soluk için, her gözyaşı ve her gülümseme için.
Çünkü bu dünya, görmek isteyenler için bir okul, duymak isteyenler için bir öğreti, sevmek isteyenler için bir yuvadır.
Tohumdan Toprak Üstünde Yürüme Sanat Akademisi, — Huri Çalışkan’ın kaleminden.
Aşkta kendini bil ki, kiminle olduğunu da bilebilesin. Kendini bilmeyen, neye tutunduğunu da bilmez, bilemez.
Aşkta kendini unutmaktır esas olan. iki ,, ben' in susup, bir ,, biz"de bulunmasıdır. Aşk, iki ruhun temas ettiği anda, bedenin kendiliğinden ayağa kalkmasıdır.
Geçici olan her şey, ardında bir frtina sonrası gibi izler bırakır, Ama niyet temizse. aşk bir Mayıs sabahı gibi başlar, Haziran akşamı gibi sürer.
Bazı gölgeler, çiçek açarak seslenir...
Avluda Yürüyen Gölgeler – Huri Çalışkan
Rüzgârın fısıldadığı her nota, gölgelerimde bir hikâye bırakır…”
Avluda Yürüyen Gölgeler
— Huri Çalışkan’ın kaleminden, duyanlar için....
Rüzgâra doğru yürüyordu...
Küllerinden değil, kalbinden doğan kadınların sessiz gücüyle.
~Huri Çalışkan
Bir çocuk düşerken,
insanlık ayakta kalamaz.
Ve sustukça büyür zulüm,
kan sessizliği sever çünkü.
güneş yerine zulüm ile uyanan çocuklar varken annelerin çığlıkları gökyüzündeler.....
?si=Ucvjx7u-sPELYCVJ
,, bana bir çiçek bulun solmayan "
Where Are You Now
Eğer bu dünya bir doğum yeri ise,
her canlı birer mirasçıdır bu topraklara.
Ve biz, yalnızca insan değil,
birbirimizin emaneti,
birbirimizin sınavıyız.
Din, dil, ırk gözetmeksizin
her insanın yaşam hakkı eşit doğar.
Ancak ne yazık ki eşit büyüyemez…
İşte bu yüzden ahlak gerekir.
İşte bu yüzden adalet.
Ahlak gösteride değil, gizlide belli olur.
Mesaj kutun ya da zihnin kirliyse,
dürüstlük adına tek kelime etme —
çünkü sen gizlendiğini sanırsın,
ancak kim olduğunu hayat çoktan ifşa etmiştir.
Bir ağacı kesmeden önce,
dalına konmuş serçeyi düşün.
Bir kadına konuşmadan önce,
içinde taşıdığın sesi dinle.
Ve bir çocuğun gözlerine bakarken,
dünyayı neye dönüştürdüğünü hatırla.
Ahlak, etiket değil, eylemdir.
Adalet; yalnızca mahkeme salonlarında değil,
günlük hayatın sessiz anlarında da sınanır.
Ve hoşgörü...
Her insanın penceresi farklıysa,
baktığı manzarayı anlamaya çalışmaktır.
İzleyeceğimiz yol bellidir,
vicdanın açık yolu.
Orada gösteriş yoktur, yargı yoktur, üstünlük yoktur.
Sadece yaşamın kutsallığı vardır —
her canlı için, her soluk için,
her gözyaşı ve her gülümseme için.
Çünkü bu dünya,
görmek isteyenler için bir okul,
duymak isteyenler için bir öğreti,
sevmek isteyenler için bir yuvadır.
Tohumdan Toprak Üstünde Yürüme Sanat Akademisi,
— Huri Çalışkan’ın kaleminden.
Büyüyüp duran biri gerekir
sana
Çünkü senin ışığın kırıntı
arayanları yakar...
~ Huri Çalışkan
Aşkta kendini bil ki,
kiminle olduğunu da bilebilesin.
Kendini bilmeyen, neye tutunduğunu da bilmez, bilemez.
Aşkta kendini unutmaktır esas olan.
iki ,, ben' in susup, bir ,, biz"de bulunmasıdır.
Aşk, iki ruhun temas ettiği anda,
bedenin kendiliğinden ayağa kalkmasıdır.
Geçici olan her şey,
ardında bir frtina sonrası gibi izler bırakır,
Ama niyet temizse.
aşk bir Mayıs sabahı gibi başlar,
Haziran akşamı gibi sürer.
` Huri Çalışkan
aşkın gövdesi görünmez
Ama sen geçerken,
rüzgârı okşar içimi.
Ve ben susarım...
çünki en güzel mektuplar,
susularak yazılır.
` Huri Çalışkan
?si=WSBZ46i1WOj_RM5u
işte buradayım dercesine yumuşacık sarılma gibidir Ghostly' in sesi...iyi ki var