İnsanı ayrıştıran din, dil, ülkesi değil penceresinden nasıl gördüğüdür.
bugün de bir kuş kanadı ilişti gözüme,saç telleri kopmuş bir kuşun yuvası gibi…
içinde hiç mavi kalmamış insanlar,dünyanın ne kadar kötü olduğundan yakınıp duruyorlardı.oysa bir kalbe deniz değdirmeden, günün içine biraz mavi bırakmadan,dünyadan nasıl güzellik beklenirdi ki?dünya kişiyi ayırt etmez ki, içinde ne taşıyorsan, biraz da onu sunar sana.mavi vermeden, mavilik beklemek… hiç olur mu?nedir bu isyan, bu memnuniyetsizlik? doğa tüm muhteşemliğini önümüze sererken, güzellikleri görmezden gelmek de neyin nesi?
Sonbahar da yaklaşıyor Darcy…yine tarçın kokulu salepler saracak avuçlarımızı.Ve...sen, o en hâlinle, bakacaksın gözlerimin harelerine…yine hiçbir şey söylemeden, şiirler okuyacak dudakların.
?si=t7G8NPDhRXow0AvP
böyle bir nasip için teşekkür ederim, kalmamış olsan bile... kalmamış olsan bile.vedanın imzası
seni tanıdığımı sanırken, bir şiirinin içinde sana yeniden rastladım.(Eylül Ayı yazısında fısıldayacak bir kesinti)
sevdiğin elin masanın üzerinde biraz sana doğru yaklaşması…işte insan, koca bir ömrü tek bir santime sığdırabiliyor.
gölgelerin yan yana kavuşumu kadar güzel, bir insanın gözlerinde, kendine ayrılmış yeri bulmak.
bugün de bir kuş kanadı ilişti gözüme,
saç telleri kopmuş bir kuşun yuvası gibi…
içinde hiç mavi kalmamış insanlar,
dünyanın ne kadar kötü olduğundan yakınıp duruyorlardı.
oysa bir kalbe deniz değdirmeden, günün içine biraz mavi bırakmadan,
dünyadan nasıl güzellik beklenirdi ki?
dünya kişiyi ayırt etmez ki, içinde ne taşıyorsan, biraz da onu sunar sana.
mavi vermeden, mavilik beklemek… hiç olur mu?
nedir bu isyan, bu memnuniyetsizlik? doğa tüm muhteşemliğini önümüze sererken, güzellikleri görmezden gelmek de neyin nesi?
Sonbahar da yaklaşıyor Darcy…
yine tarçın kokulu salepler saracak avuçlarımızı.
Ve...
sen, o en hâlinle, bakacaksın gözlerimin harelerine…
yine hiçbir şey söylemeden, şiirler okuyacak dudakların.
?si=t7G8NPDhRXow0AvP
?si=t7G8NPDhRXow0AvP
?si=t7G8NPDhRXow0AvP
böyle bir nasip için teşekkür ederim, kalmamış olsan bile... kalmamış olsan bile.
vedanın imzası
seni tanıdığımı sanırken, bir şiirinin içinde sana yeniden rastladım.
(Eylül Ayı yazısında fısıldayacak bir kesinti)
sevdiğin elin masanın üzerinde biraz sana doğru yaklaşması…işte insan, koca bir ömrü tek bir santime sığdırabiliyor.
gölgelerin yan yana kavuşumu kadar güzel, bir insanın gözlerinde, kendine ayrılmış yeri bulmak.