Bir kara kuyuya düştüm derinden,
Koptu bağlar yüreğimin yerinden,
Kimse tutmaz ellerimin terinden,
İnsan ıssız imiş şu koca handa,
Dört duvar üstüme gelir her yanda.
*
Dost sandığım gölgeler hep sır oldu,
Bahar bahçem kurudu da kır oldu,
Yanan yüreğime damla kor oldu,
Yalnızın yoldaşı esen yel imiş,
Gözünden dökülen coşkun sel imiş.
*
Ağaç tek başına meyve veremez,
Kuşlar yuvasına garip giremez,
Sırrı bilmeyenler gülü deremez,
Boş odaya selam verdim durarak,
Kendimi avuttum hayal kurarak.
*
Dağ başında tüten duman incinir,
Yaprak düşer dalı ondan incinir,
Yalnız kalan bülbül candan incinir,
Gece çöküp karanlıklar basınca,
Acı poyraz yüreğimi asınca.
*
Kalabalık yollar hancı bekletir,
Sensiz geçen yıllar acı ekletir,
Gönül kuşu uzaklardan tekletir,
Koca şehir sağır dilsiz olunca,
Sararıp da gonca gülüm solunca.
*
Dağ başına yalnız adım çizilir,
Ayaklarım yorgun düşer ezilir,
Sırtıma yüklenen dertler dizilir,
Garip başım yastıklara sığmıyor,
Kara bulut rahmet olup yağmıyor.
*
Gölgem bile beni bırakıp kaçtı,
Kimsesizlik sinede yara açtı,
Dört yanıma zehir zemberek saçtı,
Sabır taşı çatladı da kırıldı,
Bedeni terk edip cana darıldı.
*
Tek taştan örülen duvar tutmuyor,
Garip gönlüm kara yası yutmuyor,
Batan güneş bana ışık katmıyor,
Yalnızlığın acı külü sönende,
Toprak olup aslımıza dönende.
Kayıt Tarihi : 4.08.2026 11:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!