Türküler yakılsın ıssız ufuklar boyu,
Şahlansın zihnimde eski çağ destanları,
Essin Asya steplerinden serin rüzgarlar,
Dinleyin ey dostlar bu acı efsaneyi.
*
Kader bağlamıştır yolları kör düğümle,
Fırtına koparır ıssız Şam çöllerinde,
Rastlarsın umulmadık kervan yollarında,
Bırakır sızlayan kederi bakışlarda.
*
Leyla ateş ekti yiğit yüreklerine,
Dillerden düşmeyen büyülü satırlara,
Arkası okunmaz hüzünlü masallarda,
Söylenişi yitik kelimeler misali.
*
Dökülmüş harfleri yıpranmış sahifeler,
Akıp gitti aylar hızla döndü mevsimler,
Kasaba gençleri yetişkinliğe erdi,
Bulvar tabelaları bambaşka renk aldı.
*
Eskiden gezilen çarşılar kepenk vurdu,
Söğüt dallarından dökülen yaprak soldu,
Lakin yüreklerde çırpınan sızı dinmez,
Asırlara direnir efsanevi dertler.
*
Mecralarından taşıp akmayı sürdürür,
Kerem küllerinden doğarak ateş saçar,
Kimi an fırtına koptuğunda denizde,
Kimi an çalınan hüzünlü türkülerde,
Kimi an dillere dökülmeyen sularda.
*
Yolları kesişir mühürlü aşıkların,
Yabancı gözlerle bakışırlar kıyıdan,
Dilleri kilitli köleler misali lal,
Ahali çözemez fırtınalı hisleri.
*
Zira ademoğlu yarasını gizliyor,
Sandıklara kilitler kederli sırları,
Aslı gömülmüştür alevli türkülere,
Gündüz telaşının kuytularında ağlar.
*
Sabah rüzgarının serin esintisinde,
Şafak sökümünde bulutlanan ufukta,
Çatılara düşen karların serininde,
Gördüğü yerlerde hayaller canlanır hep.
*
Söylenceler yalan söylemez inananlar,
Hasret çekmek yolu gözlemek anlamına,
Dönmez denen fani anları arzulamak,
Tadamayacağın lezzetin hasretiyle.
*
Boşluğa sarılıp ağlatmak zanaati,
Aslı kederiyle Ferhat figanı duyar,
Beraber tatmışlar sükunet pınarını,
Devran çark eyleyip asırlar boyu durmaz.
*
Yığınlar sürünür topraklar diyarında,
Yabancı çehreler dünyayı seyre dalar,
Bilinmez masallar söylenir ozanlarca,
Lakin fani kullar misafir eyleşirler.
*
Kaderin akışı onlardan etkilenmez,
Kimi cengaverler kılıcını çekmeden,
Dünyanın seyrini kökünden sarsar gider,
Kahramanlar safı daima yüce durur.
*
Peşlerinden koşan bihaber aşığını,
Öncünün yolundan sapmayan halleriyle,
Zihin defterinden kazıyıp atar mazi,
Geriye yönelip maziye daldığında.
*
Kederli serzeniş sarmamış yüreğini,
Öfkeli dalgalar çarpmamış sinesine,
Çağların bilgeliği sırlar fısıldamış,
Menzile erişmek ütopyadır sadece.
*
Yarin cemalini yormadan göğüslemek,
Iraklardan nurlu ufuklar dilemektir,
Kimi anlarda şu hakikate ulaşıp,
Cananı elinden kaçırmadığın belli,
Veda eylemişler tutan ellere nasip.
*
Züleyha Yusuf'u tutamadı ellerde,
Lakin göğsündeki harlı ateşin közü,
Asırlar boyunca dillerden düşmeyecek,
Karanlık obanın semasına çökerken.
*
Çadırın eşiği sükunete bürünür,
Ruhumun derine atılan menzilinden,
Efsanenin gizli çığlığı yankılanır,
Selamlar ey kadim mühürlü efsanemiz,
Çekilir perdesi okunan bu destanın.
Kayıt Tarihi : 15.06.2026 18:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!