Hayatı toprağa benzetmemin sebebi; sen “nasıl yaşarsan hayat onu verir” çünkü hayat dediğimiz şey senin yaşayış tarzındır aslında. Bu yüzden eşittir. Bana göre aksi mümkün değildir. Hayat dediğimiz süreç zamandır ve bunun da alma ya da verme yetisi yoktur. Tamamen hayat insan, insan hayattır. Canlı= hayat Hayat tek başına canlı varlıklar olmadan da vardır dünya’ya gelir ve hayatın içinde size biçilen ömür ile varolursunuz. Yaşamaya başlarsınız bazılarımız doğuştan uzuvları eksik olarak doğar bunun da sebebi “kromozal bozukluklar” aksi ispat edilene kadar da bu bilgi objektif ve bilimsel bir bilgidir. Bazılarımız kaza sonucu uzuv kayıpları yaşar. Yani; sonradan impute olmak ya da önceden eksik doğmayı, hayatın verdiği ya da aldığı bir şey gibi düşünmemeliyiz. Hayatın size verdiği bir şey yoktur. Sizin hayatı yaşamak için vermeniz gereken şeyler vardır. Bunlar da seçeneklerdir nasıl ve neler vererek ne ve neler ve nasıl yaşamayı istersek onu seçip yaşamak yani.
Kadere iman konusuna gelince bu başlı başına büyük bir konu ama şöyle söyleyeyim kadere inanıyorum ama her şeyin kader olduğuna inanmıyorum farkındalığı da bu nüans üzerine yapmaya çalışıyorum yazılarımda bazıları beni dinsiz ilan etse de doğru olan düşünce budur bana göre. Mesela depremden örneklersek madem ki kader tanrısal ise deprem kaderdir ama üzerindeki binaların yıkılması kader değildir. Her şeyi kadere bağlayamayız değil mi? Her toprakta her tohum bitmeyeceğini de insanın öğrenmiş olması gerekmez mi? Mesela akıl denen hazineyi kullansa da toprağına göre tohum ekse diyorum ne eksen onu almaz mı? :)
Peki sence Einstein tarafından söylenen bu söz hangi toprağa ne ekeceğini bilmek gerektiğini söylemiyor mu?
“Başarılı bir insan hayattan verdiğinden fazlasını alır, değerli insan ise, hayattan aldığından fazlasını verir.” Albert Einstein.
Sevgi ve saygı eleştirel aklınıza ve güzel yüreklerinize benden size gelsin. :)
Güzel arkadaşım biz her türlü anlaşacak ortak bir payda buluruz:))
Sevgilerimle:)
Geçer birazdan
Enerjiler artsın eksilmesin, yaşadığımızı hissedelim keman yankılansın tembelleşen beynimizde, uyandırsın notalarla körelen yanlarımız yenilensin daha modern düşüncelere evrilsin:))
Rica ederim Cenk Caner hoş geldiniz sayfaya değerli paylaşımlarınızı her zaman bekleriz.
Hayatı toprağa benzetmemin sebebi; sen “nasıl yaşarsan hayat onu verir” çünkü hayat dediğimiz şey senin yaşayış tarzındır aslında. Bu yüzden eşittir. Bana göre aksi mümkün değildir. Hayat dediğimiz süreç zamandır ve bunun da alma ya da verme yetisi yoktur. Tamamen hayat insan, insan hayattır. Canlı= hayat
Hayat tek başına canlı varlıklar olmadan da vardır dünya’ya gelir ve hayatın içinde size biçilen ömür ile varolursunuz. Yaşamaya başlarsınız bazılarımız doğuştan uzuvları eksik olarak doğar bunun da sebebi “kromozal bozukluklar” aksi ispat edilene kadar da bu bilgi objektif ve bilimsel bir bilgidir. Bazılarımız kaza sonucu uzuv kayıpları yaşar. Yani; sonradan impute olmak ya da önceden eksik doğmayı, hayatın verdiği ya da aldığı bir şey gibi düşünmemeliyiz. Hayatın size verdiği bir şey yoktur. Sizin hayatı yaşamak için vermeniz gereken şeyler vardır. Bunlar da seçeneklerdir nasıl ve neler vererek ne ve neler ve nasıl yaşamayı istersek onu seçip yaşamak yani.
Kadere iman konusuna gelince bu başlı başına büyük bir konu ama şöyle söyleyeyim kadere inanıyorum ama her şeyin kader olduğuna inanmıyorum farkındalığı da bu nüans üzerine yapmaya çalışıyorum yazılarımda bazıları beni dinsiz ilan etse de doğru olan düşünce budur bana göre. Mesela depremden örneklersek madem ki kader tanrısal ise deprem kaderdir ama üzerindeki binaların yıkılması kader değildir. Her şeyi kadere bağlayamayız değil mi?
Her toprakta her tohum bitmeyeceğini de insanın öğrenmiş olması gerekmez mi? Mesela akıl denen hazineyi kullansa da toprağına göre tohum ekse diyorum ne eksen onu almaz mı? :)
Peki sence Einstein tarafından söylenen bu söz hangi toprağa ne ekeceğini bilmek gerektiğini söylemiyor mu?
“Başarılı bir insan hayattan verdiğinden fazlasını alır, değerli insan ise, hayattan aldığından fazlasını verir.” Albert Einstein.
Sevgi ve saygı eleştirel aklınıza ve güzel yüreklerinize benden size gelsin. :)
Günaydın sevgili Tuba
Öncelikle bu sözü aforizma olarak alıyorum.
“Kalem tutabilmek çok büyük bir nimettir.”
Merhaba Mecit Aktürk, emek varolsun yüreğinize sağlık.
Günaydın Mehmet bey, yüreğinize sağlık ne güzel cümleler dökülmüş sayfaya.
Bugün yine gül bekledim geceden, “gül” dedi ay; “aysın” geceye. Aysın, birkaç kelimeyle gülsün sabaha gün, sonsuza dek yaşasın gönüllerde.
Ata kızı