Ben büyük şarkıları severim; büyük olsun Deniz gibi, gökyüzü gibi herşey ve mahzun. Seviyorsam seni, aşk ölümsüzdür gönlümce Aşıksam, kadınım değil tanrıçasın, ece. Denizler yolculuğa çağırır durur da beni Gitmem, düşünerek geri döneceğim günü. Ben büyük rüzgarları severim, büyük olsun Aşkım da, özlemim de hepsi, herşey ve mahzun. İnsan bir yanınca, Kerem misali yanmalı, Uykudan bile mahşer gününde uyanmalı.
Ben, kimse kimsenin kutsalına, özeline, değer verdiğine hakaret etmesin, küfür etmesin istiyorum.. Ve bunu "yasa" korkusuyla değil, ahlaki ve vicdani değerlerle yapsın istiyorum.. SAYGI diyorum.. Hatta diliyorum...
Biz ebeveynler, çocuklara doğdukları andan itibaren hep, ne yapıp, ne yapmayacaklarını söyler dururuz. Ama bunu neden yaptıklarını ve yapmamaları gerektiğini sorgulama fırsatı vermeyiz, taa ki ergenlik çağına gelip de bize "hayır" demeyi öğrenmelerine kadar. Ya da buna cesaret edebildikleri güne kadar.. Çocuklarımızın bir birey olduğunu unutmayalım.
Yaşayarak öğreniyor insan, onlar için "en iyi" diye düşündüğümüz şeylerin aslında onları mutsuz edebileceğini. Mutlu birey, mutlu toplum demektir.
Bence en önemli şey, kendileriyle ilgili alınacak kararlara onları mutlaka dahil etmek. Bunu nasıl yapacağız peki? Onlara seçenekler sunarak ve her seçeneğin sebep ve sonuçlarını anlatarak. Böylece çocuk önündeki seçenekleri daha iyi değerlendirme şansı bulur. Evet belki bize göre olumsuz sonuçlanacak bir tercih yapacak, ama çok hayati bir şey olmadıkça, çocuğun bununla yüzleşmesine de izin vermek gerekir diye düşünüyorum..
İyi insan olmayı öğretelim çocuklarımıza.. Bunun da en etkili yolu biliyoruz ki, örnek olmak... Yalan söylemeyen, adaletli, vicdanlı, pozitif düşünen, hakkını savunan, merhametli, ayrım yapmadan sevmeyi bilen insanlar yetiştirelim.
O kadar önemli bir noktaya değindiniz ki ; günah ve sevap olarak değil, doğru ve yanlış olarak bakmalı insan olaylara. Çünkü ödül /ceza mantığı mutlaka bir yerde ters tepiyor.
İnsan kötülük yapmayı bilmediği için değil, yapmak istemediği için yapmamalı..
Birbirimizi hiç tanımıyor, birbirimizin sevdiği hiçbir şeyi sevmiyorduk belki .. Ama bu, birbirimizi sevmemize engel değildi...
Hüzünlü bir yağmur sonrası, pırıl pırıl renklerini kuşanmış, ama ahengini bulamamış bir gökkuşağı gibiyim...
Sen nasılsın?
Ben büyük şarkıları severim; büyük olsun
Deniz gibi, gökyüzü gibi herşey ve mahzun.
Seviyorsam seni, aşk ölümsüzdür gönlümce
Aşıksam, kadınım değil tanrıçasın, ece.
Denizler yolculuğa çağırır durur da beni
Gitmem, düşünerek geri döneceğim günü.
Ben büyük rüzgarları severim, büyük olsun
Aşkım da, özlemim de hepsi, herşey ve mahzun.
İnsan bir yanınca, Kerem misali yanmalı,
Uykudan bile mahşer gününde uyanmalı.
Ahmet Muhip Dıranas
GÜNEŞ dersem çık, AY dersem gitme....
Ben, kimse kimsenin kutsalına, özeline, değer verdiğine hakaret etmesin, küfür etmesin istiyorum..
Ve bunu "yasa" korkusuyla değil, ahlaki ve vicdani değerlerle yapsın istiyorum.. SAYGI diyorum..
Hatta diliyorum...
Güneşin sarısında, denizin mavisinde
Yaprağın yeşilinde, karın beyazında umut,
Kokusu dağlar ardında olsa da
Rengarenk ruhum...
Yaşamını akla uydurman gerekir,
Ama bilmezsin akla uygun olan nedir;
Bereket, eli çabuktur zaman ustanın,
Başına vura vura sana da öğretir...
Hayyam
Merhabalar,
Biz ebeveynler, çocuklara doğdukları andan itibaren hep, ne yapıp, ne yapmayacaklarını söyler dururuz. Ama bunu neden yaptıklarını ve yapmamaları gerektiğini sorgulama fırsatı vermeyiz, taa ki ergenlik çağına gelip de bize "hayır" demeyi öğrenmelerine kadar. Ya da buna cesaret edebildikleri güne kadar.. Çocuklarımızın bir birey olduğunu unutmayalım.
Yaşayarak öğreniyor insan, onlar için "en iyi" diye düşündüğümüz şeylerin aslında onları mutsuz edebileceğini. Mutlu birey, mutlu toplum demektir.
Bence en önemli şey, kendileriyle ilgili alınacak kararlara onları mutlaka dahil etmek. Bunu nasıl yapacağız peki? Onlara seçenekler sunarak ve her seçeneğin sebep ve sonuçlarını anlatarak. Böylece çocuk önündeki seçenekleri daha iyi değerlendirme şansı bulur. Evet belki bize göre olumsuz sonuçlanacak bir tercih yapacak, ama çok hayati bir şey olmadıkça, çocuğun bununla yüzleşmesine de izin vermek gerekir diye düşünüyorum..
İyi insan olmayı öğretelim çocuklarımıza.. Bunun da en etkili yolu biliyoruz ki, örnek olmak... Yalan söylemeyen, adaletli, vicdanlı, pozitif düşünen, hakkını savunan, merhametli, ayrım yapmadan sevmeyi bilen insanlar yetiştirelim.
O kadar önemli bir noktaya değindiniz ki ; günah ve sevap olarak değil, doğru ve yanlış olarak bakmalı insan olaylara. Çünkü ödül /ceza mantığı mutlaka bir yerde ters tepiyor.
İnsan kötülük yapmayı bilmediği için değil, yapmak istemediği için yapmamalı..
Hala sana inanıyorum...
İyi pazarlar ;)
Çocuklarımıza, düşünmeyi nasıl öğretelim mesela?
Sizce eksik olan neydi?
Cevabınızdan sonra benim de söyleyeceklerim olacak Kerem Bey...