Baharın ilk tomurcuğu gibiyim, içimde açmaya hazırlanan umutlar var. Kimi zaman rüzgârın savurduğu bir yaprak, kimi zaman denizin kıyıya vurduğu dingin dalga.
Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. Çok yorgunum....
Filozof gibi adam oluşumun, bir feylesof olup çıkışımın, bu asrın bir büyük düşünürü olmaklığımın sırrı, esrarı, çilesi sende…
Hiç bilmiyorum ki nasılsın?
İnsanlara mutluluğu andıran,
Hayvanları koruyup kollayan,
Alışverişte savurgan,
Ama kendine alıngan..
Ruhun ve kalbin bedende ayna karşındaki yansıması
Olması muhal, realize edilmesi afaki, farazi, ütopik senaryolarla inanmadığın halde aşk dileniyorsun…
Sen hangi bataklığın gülüsün ?
Hangi gülün dikenisin ?
Evinde televizyonun karşısında çekirdek çitleyerek aşktan bahsediyorsun…
Sen nerenin kazasısın ?
Baharın ilk tomurcuğu gibiyim,
içimde açmaya hazırlanan umutlar var.
Kimi zaman rüzgârın savurduğu bir yaprak,
kimi zaman denizin kıyıya vurduğu dingin dalga.
Ne şair olabildim, ne şiir kalabildim...
VefaSızım, Sen nasılsın?
hiç susmak bilmeyen bir ihtişamla nazar edilmenin haklı gururu sarsın benliğini , iyi diyelim.
sen?
Yokluğun kıyısında duruyoruz
Sönük gözlerimiz, yanık ellerimiz
Hiçliğin düşünü kuruyoruz
Serin sözlerimiz, gergin tellerimiz
le....
S......N.... ¿
gitsem mi kalsam mı bilemedim.
sen?
ben de yorgunum
Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. Çok yorgunum....
S.... N....¿
Bazan bir damla yaş süzülür insanın gözünden yaşanmamış maziye… Yine öyle bir akşam…
Sen nasılsın?
Dudağına bir parmak bal çalındıysa şayet, bir ömür gölgelerin peşinde dolanıp duruyorsun…
Ey dolunay, sen nasılsın?
Özlemini, hasretini duyduğumuz aşkların rüyalarıyla, hayalleriyle hop oturup hop kalkıyoruz… Vakit, miat dolmak üzere…
Sen nasılsın?
Sanırım iyiyim, harikayımdır belki, mükemmel de olabilirim…
Sen nasılsın?
Yüzlerce kez yanıldım ben....
S.N.¿
Olmayanla neyi oldurabilirsin ki…
Nasıl oldun ?
süte batırılmış bisküvi gibi, kırılgan ve nahif :)
ya sen?
Bütün türkülerden kovulmuş, sonunda kendi türküsünü yazmış nakarat gibiyim...
HayırSızım, sen nasılsın?
....... heyecanla beklediğin bir şey
sonunda gelmiş de gerek kalmamış gibi....
S .... N.... ¿
Eskiden yekünlü rakamlarla ifade edilirdi, şimdilerde sıfır bile değil…
Sen nasılsın?
Teenni, tedenni, temenni, teselli ve tecellilerle iç içeyim
Sen nasılsın?
tam yağlı mübarek köy sütü içmiş gibiyim :)
sen nasılsın?
Tam tersi olmalıydı…
Sen nasılsın?
vs..... vs ..... birine rastlamanız bazen bir ödüldür bazen de bir ceza...
ortak noktada buluşamak ..
S... N... ¿
belki de senin hakkın değildi o yürek,
iyiyim'in rafine halindeyim..
sen nasılsın?
Bazen ne kadar sevsen de bazı insanlar bir şekilde senin için uygun değil...
Uyumsuzluk... S.. N... ¿
… sen çağırmadan da geldim sana, belki yüz defa ve yüzsüzce… Kaç defa daha rezil rüsva olayım söyle…
Halim bu işte, sen nasılsın?
‘Şiir gibisin…’ cümlem karşısında ‘Gel de beni oku !’ demediğin günden beri ümmîyim… Dilim lâl…
Sen nasılsın?