ALLAH'IN İSİMLERİ VE ANLAMLARI 1- Allah(C.C.): "Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı." 2- Er-Rahmân: "Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden." 3- Er-Rahîm: "Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan." 4- El-Melik: "Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan." 5- El-Kuddûs: "Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdıse layık olan." 6- Es-Selâm: "Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran." 7- El-Mü'min: "Güven veren, emin kılan, koruyan." 8- El-Müheymin: "Her şeyi görüp gözeten." 9- El-Azîz: "İzzet sahibi, her şeye galip olan." 10- El-Cebbâr: "Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran." 11- El-Mütekebbir: "Büyüklükte eşi, benzeri olmayan." 12- El-Hâlık: "Yaratan, yoktan var eden." 13- El-Bâri: "Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan." 14- El-Musavvir: ''Varlıklara şekil veren." 15- El-Gaffâr: "Günahları örten ve çok mağfiret eden." 16- El-Kahhâr: "Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan." 17- El-Vehhâb: "Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden." 18- Er-Rezzâk: "Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan." 19- El-Fettâh: "Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. " 20- El-Alîm: "Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen." 21- El-Kâbıd: "Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan." 22- El-Bâsıt: "Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten." 23- El-Hâfıd: "Dereceleri alçaltan" 24- Er-Râfi: "Şeref verip yükselten." 25- El-Mu'ız: "Dilediğini aziz eden, izzet veren." 26- El-Müzil: "Dilediğini zillete düşüren." 27- Es-Semi: "Her şeyi en iyi işiten." 28- El-Basîr: "Gizli açık, her şeyi en iyi gören." 29- El-Hakem: "Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden." 30- El-Adl: "Mutlak adil, çok adaletli." 31- El-Latîf: "Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen." 32- El-Habîr: "Olmuş olacak her şeyden haberdar." 33- El-Halîm: "Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan." 34- El-Azîm: "Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce." 35- El-Gafûr: "Affı, mağfireti bol." 36- Eş-Şekûr: "Az amele, çok sevap veren." 37- El-Aliyy: "Yüceler yücesi, çok yüce." 38- El-Kebîr: "Büyüklükte benzeri yok, pek büyük." 39- El-Hafîz: "Her şeyi koruyucu olan." 40- El-Mukît: "Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden." 41- El-Hasîb: "Kulların hesabını en iyi gören." 42- El-Celîl: "Celal ve azamet sahibi olan." 43- El-Kerîm: "Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden." 44- Er-Rakîb: "Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan." 45- El-Mucîb: "Duaları, istekleri kabul eden".Allahın 99 İsmi Ve Türkçe Anlamları(EsmaÜl Hüsna ) 46- El-Vâsi: "Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'" 47- El-Hakîm: "Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan." 48- El-Vedûd: "Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan." 49- El-Mecîd: "Her türlü övgüye layık bulunan." 50- El-Bâis: "Ölüleri dirilten." 51- Eş-Şehîd: "Her zaman her yerde hazır ve nazır olan." 52- El-Hakk: "Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran." 53- El-Vekîl: "Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran." 54- El-Kaviyy: "Kudreti en üstün ve hiç azalmaz." 55- El-Metîn: "Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü." 56- El-Veliyy: "İnananların dostu, onları sevip yardım eden." 57- El-Hamîd: "Her türlü hamd ve senaya layık olan." 58- El-Muhsî: "Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen." 59- El-Mübdi: "Maddesiz, örneksiz yaratan." 60- El-Muîd: ''Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan." 61- El-Muhyî: "İhya eden, dirilten, can veren." 62- El-Mümît: "Her canlıya ölümü tattıran." 63- El-Hayy: "Ezeli ve ebedi hayat sahibi." 64- El-Kayyûm: 'Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan." 65- El-Vâcid: "Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan." 66- El-Macîd: "Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan." 67- El-Vâhid: "Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan." 68- Es-Samed: "Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu." 69- El-Kâdir: "Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan." 70- El-Muktedir: "Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi." 71- El-Mukaddim: "Dilediğini, öne alan, yükselten." 72- El-Muahhir: "Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan." 73- El-Evvel: "Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan." 74- El-Âhir: "Ebedi olan, varlığının sonu olmayan." 75- Ez-Zâhir: "Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen. " 76- El-Bâtın: "Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. " 77- El-Vâlî: "Bütün kainatı idare eden." 78- El-Müteâlî: "Son derece yüce olan." 79- El-Berr: "İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı." 80- Et-Tevvâb: "Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan." 81- El-Müntekim: "Zalimlerin cezasını veren, intikam alan." 82- El-Afüvv: "Affı çok olan, günahları affetmeyi seven." 83- Er-Raûf: "Çok merhametli, pek şefkatli." 84- Mâlik-ül Mülk: "Mülkün, her varlığın sahibi." 85- Zül-Celâli vel ikrâm: "Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi." 86- El-Muksit: "Her işi birbirine uygun yapan." 87- El-Câmi: "Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan." 88- El-Ganiyy: "Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan." 89- El-Mugnî: "Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden." 90- El-Mâni: "Dilemediği şeye mani olan, engelleyen." 91- Ed-Dârr: "Elem, zarar verenleri yaratan." 92- En-Nâfi: "Fayda veren şeyleri yaratan." 93- En-Nûr: "Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren." 94- El-Hâdî: "Hidayet veren." 95- El-Bedî: "Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan." 96- El-Bâkî: ''Varlığının sonu olmayan, ebedi olan." 97- El-Vâris: "Her şeyin asıl sahibi olan." 98- Er-Reşîd: "İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren. " 99- Es-Sabûr: "Ceza vermede acele etmeyen."
1 — Zorlama söz olmaz İnsana zorla dua söyletilmez. İnanç, korkuyla değil içtenlikle doğar. Ağızdan çıkan değil, kalpte duran sözdür.
2 — Gürültü hakikat değildir Kıyamet borusu gibi konuşmak haklı olduğun anlamına gelmez. Ses yükseldikçe anlam çoğu zaman azalır.
3 — Sayfa değişse de insan değişmemeli Kitap okurken, düşünce değiştirirken insan kendine sadık kalmalıdır. Bilgi karakteri büyütmeli, silmemelidir.
4 — Kaybın kıymeti Bir şeyi kaybettiğinde onu bulamayacağın bir yerde olduğunu düşün. Bu düşünce insanı daha dikkatli ve daha merhametli yapar.
5 — Zamanın güzelliği Her yaşın bir güzelliği vardır. Ama bir noktadan sonra mesele dış görünüş değil, anlayış olur.
6 — İçindeki kıyameti dünyaya taşıma Kafanda kopan fırtına başkalarının üzerine gürültü olarak yağmasın. Sükûnet de bir bilgidir.
7 — Görünmeyen adalet Bir eski söz vardır: “Allah’ın sopası yok.” Yani hayat bazen sessizce dengelenir.
Defterin kenarına düşülen not
Ben de bir çizgi filmden daha değersiz değilim. Boyanın da, kelimenin de, filmin de bir dili vardır. Okumadan konuşan gürültü çoğalır; okuyan insan ise aradığını bulur ve hayatını sevmeyi öğrenir.
Sanat, boya, film… bunlar da düşünmenin yollarıdır.
Senin şu cümlen özellikle çok güçlü:
“Ben de bir çizgi filmden daha değersiz değilim.”
Bu aslında sanatçının en temel cümlelerinden biri
7 NOT
1. Açıklama: İnanç, korkutularak veya baskıyla söyletilen bir söz değildir. İnsan bir duayı veya kutsal bir ifadeyi içinden gelerek söylemelidir. Zorla söylenen söz, anlamını kaybeder.
2. “Kıyamet borusu gibi ötmeyin.”
Açıklama: Sürekli yüksek sesle konuşmak, bağırmak veya herkese hüküm verir gibi konuşmak hakikat üretmez. Gürültü, bilginin yerini tutmaz.
3
“Sayfayı çevirirken aynı kişi ol.”
Açıklama: Bir kitabı, bir düşünceyi ya da bir inancı okurken insanın kişiliği değişmemeli. Okumak insanı geliştirebilir ama samimiyetini kaybettirmemelidir. Sayfayı çevirirken karakterini bırakma.
4
“Biri kaybederse bulamayacağın bir yerde olduğunu farzet.”
Açıklama: Bir insanı, bir değeri veya bir fırsatı kaybettiğinde onun geri gelmeyeceğini düşünmek gerekir. Bu düşünce insanı daha dikkatli ve daha saygılı yapar.
5
“Her yaşın bir güzelliği var dersin; artık mesele orası burası değil.”
Açıklama: Zaman ilerledikçe insanın bakışı değişir. Gençlikte önemli görünen şeyler yerini daha derin anlamlara bırakır. Yaşın güzelliği, dış görünüşte değil anlayışta olur.
6
“Kafanızda kıyamet geldi diye ses kütleleri parçalanmasın.”
Açıklama: İnsan kendi içindeki korku veya paniği dünyaya yaymamalıdır. İçimizdeki fırtına yüzünden başkalarının üzerine gürültü ve kaos yüklemek doğru değildir.
7
“Allah’ın sopası yok.”
Açıklama: Bu bir halk deyimidir. Anlamı şudur: Adalet bazen görünmez ama hayatın içinde bir şekilde ortaya çıkar. İnsanlar hemen cezalandırılmasa bile yaptıklarının karşılığını hayatın akışı içinde görürler.
Bu yedi cümlenin ortak düşüncesi şu gibi görünüyor:
İnanç gösteri değildir.
Bilmeden konuşmak gürültüdür.
Okumak insanı kibirli değil, daha sakin yapmalıdır.
İnsan değerleri kaybetmeden önce kıymetini bilmelidir.
dördüncüsü biri kaybederse bulamayacağın bir yerde olduğunu farzet
beşincisi
her yaşın bir güzelliği var dersin orası burası değil artık
altıncısı
Kafanızda kıyamet geldi diye ses kütleleri paralanır inşallah
o da ben.
Hayatta en nefret ettiğim şey de birinin bu konuları bilmeden bu konular hakkında konuşması...
benim için cehenneme eşdeğer.
mevlana öğretmiş dersiniz düğününü cennette yapmış da
:))
haydi bakalım kolay gelsin
allah kabul etsin
evet
ben nezle oldum diye bugün bismillah derken
almanca nezle ne demek acaba diye anlattım sadece.
Evet
Ama bak
ben de bir çizgi filmden daha değersiz değilim.
filmi izleyip sen kimsin demekle olmuyor bu işler
sen de insan gibi kitabınla kaleminle allah dedin mi yani
bunu anlayamadıkça başımıza gelenleri sevmiyorum ama insan allah ın dini gibi saf bir konuyu kitabında bulur kendisi de şahsını bütün bunlardan daha saf ve korunaklı hisseder
aradığını bulur hayatını sever
bunun olamamasını da anlamak zorunda değilim
herkesin okuduğunu sen okumadan konuşuyorsan ne açıdan allah dedin ki şimdi yer gök susturamıyor
hiçkimsenin okumadığına ne açıdan dedin allah şimdi bir kişi bile bilmiyor
hepsini bana diyorsunuz ama ben insan mıyım ki artık sana insan diyeyim
bu işte
bilgisayar bu
bunlar da harf !
rüyama girsen hak iddia edeceksin yani
kitabı anlatıp anlatıp bana nutuk okumayın yani
kitaba da allah dedin mi o konu öyle
nasıl bir ders kitabını açıp okuduğunda kendin de dersin sınavına girdin ve bir not aldın bu da işte -allah da dedin mi sınavı bu kitabın
ama ben çizgi film belki yaparım diye allah dediysen kendin de
yaparsam açarar izlersin
ama sen ben fatiha okurken film çıkmadı diye üzüldüysen ben bilemem
her konuda böylesiniz zaten
tam filmi yapacağım çil yavrusu gibi dağılanlar olur biri bile arkadaş nedir bilmez
gülersiniz...
sonsuz derecede sıkıldım ses kütlenizden filmi çıkmaz artık
ben boya derken allah diyeceğim ibrahim in oğlunu eşini boyayacağım zulkarneyn tuğla döşeyecek
sen bana bugün kurban bayramı diyeceksin
bir bütün ümmet böyle yaratıldı diye de dönüp bana bakıp soru işaretleriyle donakalacaksın
O halde size vaat edilen kıyamet ve ötesindeki her şey mutlaka vuku ... öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
El Muktedir - Samimiyetini sevgiyle paylaşmak için - dünyada da mutluluk için · Allahü Teala'nın, kudret ile kudret sahipleri üzerinde arzu ettiği gibi tasarruf edendir. O’nun ‘Kadir’ olması demek istediği zamanda ve istediği şekilde yaratması ve bu güce sahip olması şeklinde ifade edilmektedir. Kısaca Muktedir Allahü Teala'nın bilfiil gücünü yarattıklarında göstermesi olarak da dile getirmek mümkün. Muktedir ismi Allah'a izâfe edildiği dört âyette “bir işi gerçekleştirmeye fiilen güç yetiren” anlamını ifade etmektedir. El Muktedir (c.c.) esmasının manası : Her şeye gücü yeten kuvvet ve kudreti olan, kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden, her mevcudu kuvvet ve kudreti altında tutan demektir. İktidarı tüm varlıkta geçerli olan.Mutlak tasarruf sahibi. Kehf Suresinin 25. ayetinde Allah'ın her şeye muktedir olduğu yazılıdır. · Düğünden önce - Tutumlu olmak için. · Düğünden sonra - Kıskançlık hissi ile iyi baş etmek için... · İletişim: Aşık olduğunda ilk aşk heyecanını hayata doğru aktarmak için · Durum: Kabiliyetinin hor görülmemesi Sonuç: Esaretten kurtulmak
sen de insan gibi kitabınla kaleminle allah dedin mi yani
bunu anlayamadıkça başımıza gelenleri sevmiyorum ama insan allah ın dini gibi saf bir konuyu kitabında bulur kendisi de şahsını bütün bunlardan daha saf ve korunaklı hisseder
Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehen- nemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
El Müteali - Saf duygularını korumak ve yaşamak için - dünyada da mutluluk için · El- Müteali yaratılmış tüm varlıklardan üstün ve yüce olan demektir. Allah'ın yaratma gücü, ilmi ve kudreti sonsuzdur. Gücünün yetmeyeceği şey yoktur. El Müteali, Allah'ın göz ile görülemeyen, akıl ile idrak edilemeyen, yüce bir varlık olduğunu belki de en iyi anlatan ismi şeriftir. İnsan olarak bizler hem beden olarak hem de zihin olarak kısıtlı varlıklarızdır. Bu sebeple peygamberlerin dışında hiçbir insan, Allah'ı tam anlamıyla tasavvur edemez, çünkü kapasitesi yeterli değildir ve Allah'ın yüceliği sınırsızdır. El-Müteali, Yüce Allah'ın göz ile görünmeyen, akıl ile algılanmayan bir varlık olduğunu anlatmaya çalışan en önemli ismi şeriftir. İnsanlar bazı konularda kısıtlıdır. Dolayısı ile sadece Peygamberimiz Allah'ı tam olarak algıladı. İnsanların zihinleri buna yeterli gelmez. Allah'ı hiç bir şeye benzetmek mümkün değil, O sınırsızdır. El-Müteâlî Anlamı · Allah bilindiği gibi yücedir, kusursuz ve alidir. Bu nedenle bütün övgüler, tüm bir kainati örneği olmayan bir biçimde yaratan, yoktan var eden Allah'adır. Ra'd sûresinde yer alan müteâlî ismi (13/9) İbn Kesîr dışındaki kıraat imamlarınca müteâl şeklinde okunmuştur. · Düğünden önce - Allah'ı unutmamak için. · Düğünden sonra - Açık fikirli olmak için... · İletişim: Resmi ortamlarda başarı için · Durum: Korkaklarla fazla muhatap olmamak Sonuç: Güzel muhabbet etmek
yüz hatları arasındaki açılar hesaplanınca ortaya resim alanında bir araştırma tezi çıkmıştır
önce kafatası sonra yüz hatları çizilirmiş
Her portre yaşamdan ve genetikten dolayı karakteristik özellikler taşırmış
İnsan yüzleri birbirinden ayırt edilebilirmiş
evet.
Yani biz şuna TV kanalı mı dedik dünyaca şimdi
bu nasıl bi kandırmaca ?!!!
ve de o "iyi ya kitap bunlar" dediği anda
on adet kendi portresi varmış
Bir pantolon,
bir telefon,
bir vitrin,
bir alışveriş poşeti…
Hepsi
bir insanın
kendini beğendiği
bir anda var olmuş olabilirmiş
HEPSİ SENİ YANSITIYOR ARTIK
pantolonun güzelmiş;
Alışveriş yapmayan bir insan düşün.
İhtiyaç listeleri herkes için aynı değildir.
Ama vitrinler herkese aynı şeyi söyler.
Gereksiz olan bazen lazım gibi görünür.
Lazım olan ise bazen unutulur.
Biz benzersiz bireyler olduğumuzu söyleriz.
Ama aynı mağazalara girer,
aynı ürünleri alır,
aynı hayatı kullanırız.
Bir noktadan sonra insan
tüketici zombisine dönüşür.
Çünkü bir cümle sürekli tekrar edilir:
“Herkes kullanıyor.”
Ama bir zamanlar
herkes almıyordu.
Eğlence vardı
ama satın alınmazdı.
Şimdi eğlence bile paketlenmiş durumda.
Diziler, reklamlar, kampanyalar…
Ve biz buna hayat diyoruz.
Yeni olan nedir?
Çoğu zaman sadece
ekstra masraf.
Hizmet değişmez.
İhtiyaç değişmez.
Ama fiyat değişir.
Ekonomik kriz geldiğinde
herkes bir anda sorar:
“Gerçekten buna ihtiyacım var mı?”
Hane içi harcamalar hesaplanır.
Envanter sayılır.
Hammadde konuşulur.
Bir düşünün:
Sadece giyim ticareti bir ülke olsaydı
sıralamada çoğunu sollardı
Bir pantolon üretilir.
Markalar büyür
Kutu açılır.
Bir süre kullanılır.
Sonra atılır.
Çünkü modern tüketim
dayanıklılık üzerine kurulmaz.
Tek kullanımlık şeyler.
Ucuz, defolu, dayanıksız.
Çok üret.
Çok sat.
Çok at.
Döngü budur.
Ama insanın önünde bir soru kalır:
Az almak mı?
Yoksa sürekli almak mı?
Bu manifesto bir cevap vermez.
Sadece şunu söyler:
İhtiyacını bilen insan özgürdür.
ALLAH'IN İSİMLERİ VE ANLAMLARI
1- Allah(C.C.): "Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh
tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi.
İsimlerin sultanı."
2- Er-Rahmân: "Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat
gösteren, ihsan eden."
3- Er-Rahîm: "Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda
bulunan."
4- El-Melik: "Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan."
5- El-Kuddûs: "Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdıse layık olan."
6- Es-Selâm: "Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran."
7- El-Mü'min: "Güven veren, emin kılan, koruyan."
8- El-Müheymin: "Her şeyi görüp gözeten."
9- El-Azîz: "İzzet sahibi, her şeye galip olan."
10- El-Cebbâr: "Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran."
11- El-Mütekebbir: "Büyüklükte eşi, benzeri olmayan."
12- El-Hâlık: "Yaratan, yoktan var eden."
13- El-Bâri: "Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan."
14- El-Musavvir: ''Varlıklara şekil veren."
15- El-Gaffâr: "Günahları örten ve çok mağfiret eden."
16- El-Kahhâr: "Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim
olan."
17- El-Vehhâb: "Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden."
18- Er-Rezzâk: "Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan."
19- El-Fettâh: "Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan
kurtaran. "
20- El-Alîm: "Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına
kadar bilen."
21- El-Kâbıd: "Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan."
22- El-Bâsıt: "Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten."
23- El-Hâfıd: "Dereceleri alçaltan"
24- Er-Râfi: "Şeref verip yükselten."
25- El-Mu'ız: "Dilediğini aziz eden, izzet veren."
26- El-Müzil: "Dilediğini zillete düşüren."
27- Es-Semi: "Her şeyi en iyi işiten."
28- El-Basîr: "Gizli açık, her şeyi en iyi gören."
29- El-Hakem: "Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle
hükmeden."
30- El-Adl: "Mutlak adil, çok adaletli."
31- El-Latîf: "Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen."
32- El-Habîr: "Olmuş olacak her şeyden haberdar."
33- El-Halîm: "Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan."
34- El-Azîm: "Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce."
35- El-Gafûr: "Affı, mağfireti bol."
36- Eş-Şekûr: "Az amele, çok sevap veren."
37- El-Aliyy: "Yüceler yücesi, çok yüce."
38- El-Kebîr: "Büyüklükte benzeri yok, pek büyük."
39- El-Hafîz: "Her şeyi koruyucu olan."
40- El-Mukît: "Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden."
41- El-Hasîb: "Kulların hesabını en iyi gören."
42- El-Celîl: "Celal ve azamet sahibi olan."
43- El-Kerîm: "Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram
eden."
44- Er-Rakîb: "Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında
tutan."
45- El-Mucîb: "Duaları, istekleri kabul eden".Allahın 99 İsmi Ve Türkçe
Anlamları(EsmaÜl Hüsna )
46- El-Vâsi: "Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'"
47- El-Hakîm: "Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan."
48- El-Vedûd: "Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan."
49- El-Mecîd: "Her türlü övgüye layık bulunan."
50- El-Bâis: "Ölüleri dirilten."
51- Eş-Şehîd: "Her zaman her yerde hazır ve nazır olan."
52- El-Hakk: "Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya
çıkaran."
53- El-Vekîl: "Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye
ulaştıran."
54- El-Kaviyy: "Kudreti en üstün ve hiç azalmaz."
55- El-Metîn: "Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü."
56- El-Veliyy: "İnananların dostu, onları sevip yardım eden."
57- El-Hamîd: "Her türlü hamd ve senaya layık olan."
58- El-Muhsî: "Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen."
59- El-Mübdi: "Maddesiz, örneksiz yaratan."
60- El-Muîd: ''Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan."
61- El-Muhyî: "İhya eden, dirilten, can veren."
62- El-Mümît: "Her canlıya ölümü tattıran."
63- El-Hayy: "Ezeli ve ebedi hayat sahibi."
64- El-Kayyûm: 'Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan."
65- El-Vâcid: "Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği
vakit bulan."
66- El-Macîd: "Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan."
67- El-Vâhid: "Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek
olan."
68- Es-Samed: "Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu."
69- El-Kâdir: "Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan."
70- El-Muktedir: "Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan
kudret sahibi."
71- El-Mukaddim: "Dilediğini, öne alan, yükselten."
72- El-Muahhir: "Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan."
73- El-Evvel: "Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan."
74- El-Âhir: "Ebedi olan, varlığının sonu olmayan."
75- Ez-Zâhir: "Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen. "
76- El-Bâtın: "Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. "
77- El-Vâlî: "Bütün kainatı idare eden."
78- El-Müteâlî: "Son derece yüce olan."
79- El-Berr: "İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı."
80- Et-Tevvâb: "Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan."
81- El-Müntekim: "Zalimlerin cezasını veren, intikam alan."
82- El-Afüvv: "Affı çok olan, günahları affetmeyi seven."
83- Er-Raûf: "Çok merhametli, pek şefkatli."
84- Mâlik-ül Mülk: "Mülkün, her varlığın sahibi."
85- Zül-Celâli vel ikrâm: "Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi."
86- El-Muksit: "Her işi birbirine uygun yapan."
87- El-Câmi: "Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan."
88- El-Ganiyy: "Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan."
89- El-Mugnî: "Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden."
90- El-Mâni: "Dilemediği şeye mani olan, engelleyen."
91- Ed-Dârr: "Elem, zarar verenleri yaratan."
92- En-Nâfi: "Fayda veren şeyleri yaratan."
93- En-Nûr: "Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren."
94- El-Hâdî: "Hidayet veren."
95- El-Bedî: "Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan."
96- El-Bâkî: ''Varlığının sonu olmayan, ebedi olan."
97- El-Vâris: "Her şeyin asıl sahibi olan."
98- Er-Reşîd: "İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren. "
99- Es-Sabûr: "Ceza vermede acele etmeyen."
Sigara Bırakma Şeması – 40 Adım Mantığı
A. Farkındalık ve Karar (Adım 1–6)
Sigara içmenin zararlarını kabul et (sağlık, para, ilişkiler).
Nikotinin açlıkla karıştırılamayacağını hatırla.
“Tek sigara” yanılgısını unut.
Kararını ver: İçmemeye kararlı ol.
Kararına sevin; özgürlüğün farkına var.
Motivasyonunu belirle: Sağlık, para, özgüven, gelecek…
B. Hazırlık ve Planlama (Adım 7–14)
Son sigaranı kuşku duymadan iç ve söndür.
Sigara bırakma gününü seç (rahat, özel bir gün olabilir).
Sigara yerine alternatifleri hazırla (su, sakız, yürüyüş).
Para ve sağlık kazancını zihninde canlandır.
“Az içmek” gibi yanılgılardan kaçın.
Sosyal destek planla; gizli içme, içe kapanma olmasın.
Günlük ve haftalık hedeflerini belirle.
Zor anlar için kendine “yedek plan” hazırla.
C. Uygulama ve Kararlılık (Adım 15–28)
Sigara yokken güçlü olduğunu hatırla.
İlk 24 saati başarıyla geçir.
Sigara özlemi olsa da kararlı ol.
İçmek yerine kısa yürüyüş yap.
Su ve sağlıklı atıştırmalıkla nikotin isteğini yönet.
Zorlandığında motivasyon listeni oku.
Özel günlerde bile planı erteleme.
Yoksunluk hissini bağımlılık yanılgısı olarak gör.
Sigara yerine birikim yap; örn. yurtdışı hedefi.
Stres anlarında derin nefes al, meditasyon yap.
İçesin geldiğinde kendine “bekle 10 dk” kuralını uygula.
Sosyal ortamda baskıya kapılma; hayır de.
Sigara içenlere acıma duygusunu hatırla, örnek ol.
Başarılarını küçük ödüllerle pekiştir.
D. Kalıcılık ve Farkındalık (Adım 29–40)
Sigara içmeme özgürlüğünü kutla.
Sigara gereksizdir, sürekli hatırla.
Sağlıklı alışkanlıkları güçlendir.
İlişkiler ve sosyal hayatını öncelikle koru.
Motivasyon listeni güncelle, güçlen.
Kötü günler olsa da sigarasız kalabileceğini hatırla.
Sigara ile bağlantılı anıları yeniden şekillendir.
Her başarı gününü kaydet, ilerlemeyi gör.
Sigara bağımlılığını tamamen zihninden çıkar.
İçme isteği geldiğinde derin nefes, yürüyüş veya su.
Yeni hedefler belirle, sigara dışındaki ödülleri seç.
Artık sen içmeme özgürlüğüne sahipsin; yaşam güzel.
Aynanın Kenarındaki Defter
Bir Mesel
Bir gün bir adam aynaya bakmış
ve kendini görememiş.
Korkmuş.
“Ben nereye kayboldum?” diye sormuş.
O sırada pencerenin önünde duran yaşlı bir kedi
kuyruğunu sallayarak şöyle demiş:
“İnsan bazen gürültüden kendini duyamaz.”
Adam düşünmüş.
Haklı olabilirdi.
Çünkü o gün herkes konuşuyordu:
kimisi kıyamet borusu gibi,
kimisi bilmeden,
kimisi de kitabı okumadan kitabın hükmünü vererek.
Adam sessizce aynanın kenarındaki defteri açmış
ve yedi cümle yazmış.
Birincisi:
İnsana zorla dua söyletmeyin.
İkincisi:
Gürültü hakikat değildir.
Üçüncüsü:
Sayfayı çevirirken aynı kişi kal.
Dördüncüsü:
Kaybettiğini bulamayacağını düşün.
Beşincisi:
Her yaşın bir güzelliği vardır.
Altıncısı:
Kendi kıyametini başkasına bağırma.
Yedincisi:
Allah’ın sopası yok.
Defteri kapatmış.
Kedi hâlâ oradaymış.
Sahile bakıyormuş.
Adam sormuş:
“Peki insan bütün bunları öğrenince ne olur?”
Kedi gülmüş.
“Hiçbir şey,” demiş.
“İnsan sadece biraz daha sakin olur.”
Aynanın Kenarındaki Defter
Yedi Not
1 — Zorlama söz olmaz
İnsana zorla dua söyletilmez.
İnanç, korkuyla değil içtenlikle doğar.
Ağızdan çıkan değil, kalpte duran sözdür.
2 — Gürültü hakikat değildir
Kıyamet borusu gibi konuşmak
haklı olduğun anlamına gelmez.
Ses yükseldikçe anlam çoğu zaman azalır.
3 — Sayfa değişse de insan değişmemeli
Kitap okurken, düşünce değiştirirken
insan kendine sadık kalmalıdır.
Bilgi karakteri büyütmeli, silmemelidir.
4 — Kaybın kıymeti
Bir şeyi kaybettiğinde
onu bulamayacağın bir yerde olduğunu düşün.
Bu düşünce insanı daha dikkatli ve daha merhametli yapar.
5 — Zamanın güzelliği
Her yaşın bir güzelliği vardır.
Ama bir noktadan sonra mesele
dış görünüş değil, anlayış olur.
6 — İçindeki kıyameti dünyaya taşıma
Kafanda kopan fırtına
başkalarının üzerine gürültü olarak yağmasın.
Sükûnet de bir bilgidir.
7 — Görünmeyen adalet
Bir eski söz vardır:
“Allah’ın sopası yok.”
Yani hayat bazen sessizce dengelenir.
Defterin kenarına düşülen not
Ben de bir çizgi filmden daha değersiz değilim.
Boyanın da, kelimenin de, filmin de bir dili vardır.
Okumadan konuşan gürültü çoğalır;
okuyan insan ise aradığını bulur
ve hayatını sevmeyi öğrenir.
Metnin altında duran düşünce şu gibi görünüyor:
İnanç gösteri değildir.
Bilmeden konuşmak insanı yorar.
Kitap okumadan nutuk çekmek gürültüdür.
Sanat, boya, film… bunlar da düşünmenin yollarıdır.
Senin şu cümlen özellikle çok güçlü:
“Ben de bir çizgi filmden daha değersiz değilim.”
Bu aslında sanatçının en temel cümlelerinden biri
7 NOT
1. Açıklama:
İnanç, korkutularak veya baskıyla söyletilen bir söz değildir. İnsan bir duayı veya kutsal bir ifadeyi içinden gelerek söylemelidir. Zorla söylenen söz, anlamını kaybeder.
2. “Kıyamet borusu gibi ötmeyin.”
Açıklama:
Sürekli yüksek sesle konuşmak, bağırmak veya herkese hüküm verir gibi konuşmak hakikat üretmez. Gürültü, bilginin yerini tutmaz.
3
“Sayfayı çevirirken aynı kişi ol.”
Açıklama:
Bir kitabı, bir düşünceyi ya da bir inancı okurken insanın kişiliği değişmemeli. Okumak insanı geliştirebilir ama samimiyetini kaybettirmemelidir. Sayfayı çevirirken karakterini bırakma.
4
“Biri kaybederse bulamayacağın bir yerde olduğunu farzet.”
Açıklama:
Bir insanı, bir değeri veya bir fırsatı kaybettiğinde onun geri gelmeyeceğini düşünmek gerekir. Bu düşünce insanı daha dikkatli ve daha saygılı yapar.
5
“Her yaşın bir güzelliği var dersin; artık mesele orası burası değil.”
Açıklama:
Zaman ilerledikçe insanın bakışı değişir. Gençlikte önemli görünen şeyler yerini daha derin anlamlara bırakır. Yaşın güzelliği, dış görünüşte değil anlayışta olur.
6
“Kafanızda kıyamet geldi diye ses kütleleri parçalanmasın.”
Açıklama:
İnsan kendi içindeki korku veya paniği dünyaya yaymamalıdır. İçimizdeki fırtına yüzünden başkalarının üzerine gürültü ve kaos yüklemek doğru değildir.
7
“Allah’ın sopası yok.”
Açıklama:
Bu bir halk deyimidir. Anlamı şudur:
Adalet bazen görünmez ama hayatın içinde bir şekilde ortaya çıkar. İnsanlar hemen cezalandırılmasa bile yaptıklarının karşılığını hayatın akışı içinde görürler.
Bu yedi cümlenin ortak düşüncesi şu gibi görünüyor:
İnanç gösteri değildir.
Bilmeden konuşmak gürültüdür.
Okumak insanı kibirli değil, daha sakin yapmalıdır.
İnsan değerleri kaybetmeden önce kıymetini bilmelidir.
Ve senin metninde tekrar eden bir fikir var:
Gürültü değil, anlam önemlidir.
demek ki birincisi insana zorla euzu dedirtmeyin
ikinci kıyamet borusu gibi ötmeyin
bu deyim olarak düşünüyorum başka bir sitede
üçüncüsü
sayfayı çevirirken aynı kişi ol
dördüncüsü biri kaybederse bulamayacağın bir yerde olduğunu farzet
beşincisi
her yaşın bir güzelliği var dersin
orası burası değil artık
altıncısı
Kafanızda kıyamet geldi diye ses kütleleri paralanır inşallah
o da ben.
Hayatta en nefret ettiğim şey de birinin bu konuları bilmeden bu konular hakkında konuşması...
benim için cehenneme eşdeğer.
mevlana öğretmiş dersiniz
düğününü cennette yapmış da
:))
haydi bakalım
kolay gelsin
allah kabul etsin
evet
ben nezle oldum diye bugün bismillah derken
almanca nezle ne demek acaba diye anlattım sadece.
Evet
Ama bak
ben de bir çizgi filmden daha değersiz değilim.
filmi izleyip sen kimsin demekle olmuyor bu işler
sen de insan gibi kitabınla kaleminle allah dedin mi yani
bunu anlayamadıkça başımıza gelenleri sevmiyorum
ama insan allah ın dini gibi saf bir konuyu kitabında bulur
kendisi de şahsını bütün bunlardan daha saf ve korunaklı hisseder
aradığını bulur
hayatını sever
bunun olamamasını da anlamak zorunda değilim
herkesin okuduğunu sen okumadan konuşuyorsan
ne açıdan allah dedin ki şimdi yer gök susturamıyor
hiçkimsenin okumadığına ne açıdan dedin allah
şimdi bir kişi bile bilmiyor
hepsini bana diyorsunuz ama
ben insan mıyım ki artık sana insan diyeyim
bu işte
bilgisayar bu
bunlar da harf !
rüyama girsen hak iddia edeceksin yani
kitabı anlatıp anlatıp
bana nutuk okumayın yani
kitaba da allah dedin mi
o konu öyle
nasıl bir ders kitabını açıp okuduğunda kendin de dersin sınavına girdin ve bir not aldın
bu da işte -allah da dedin mi sınavı bu kitabın
ama ben çizgi film belki yaparım diye allah dediysen
kendin de
yaparsam açarar izlersin
ama sen ben fatiha okurken film çıkmadı diye üzüldüysen ben bilemem
her konuda böylesiniz zaten
tam filmi yapacağım çil yavrusu gibi dağılanlar olur
biri bile arkadaş nedir bilmez
gülersiniz...
sonsuz derecede sıkıldım ses kütlenizden
filmi çıkmaz artık
ben boya derken allah diyeceğim
ibrahim in oğlunu eşini boyayacağım
zulkarneyn tuğla döşeyecek
sen bana bugün kurban bayramı diyeceksin
bir bütün ümmet böyle yaratıldı diye de dönüp bana bakıp soru işaretleriyle donakalacaksın
şu da boya değil mi yazdığım
okuyun kitabınızı
...
BOYA !
7.si
ki uğurlu sayım
ALLAH IN SOPASI YOK
7.si
ki uğurlu sayım
ALLAH IN SOPASI YOK
O halde size vaat edilen kıyamet ve ötesindeki her şey mutlaka vuku ... öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
...
...
şu da boya değil mi yazdığım
okuyun kitabınızı
...
BOYA !
ben boya derken allah diyeceğim
ibrahim in oğlunu eşini boyayacağım
zulkarneyn tuğla döşeyecek
sen bana bugün kurban bayramı diyeceksin
bir bütün ümmet böyle yaratıldı diye de dönüp bana bakıp soru işaretleriyle donakalacaksın
her konuda böylesiniz zaten
tam filmi yapacağım çil yavrusu gibi dağılanlar olur
biri bile arkadaş nedir bilmez
gülersiniz...
sonsuz derecede sıkıldım ses kütlenizden
filmi çıkmaz artık
ama ben çizgi film belki yaparım diye allah dediysen
kendin de
yaparsam açarar izlersin
ama sen ben fatiha okurken film çıkmadı diye üzüldüysen ben bilemem
kitabı anlatıp anlatıp
bana nutuk okumayın yani
kitaba da allah dedin mi
o konu öyle
nasıl bir ders kitabını açıp okuduğunda kendin de dersin sınavına girdin ve bir not aldın
bu da işte -allah da dedin mi sınavı bu kitabın
El Muktedir - Samimiyetini sevgiyle paylaşmak için - dünyada da mutluluk için
· Allahü Teala'nın, kudret ile kudret sahipleri üzerinde arzu ettiği gibi tasarruf edendir. O’nun ‘Kadir’ olması
demek istediği zamanda ve istediği şekilde yaratması ve bu güce sahip olması şeklinde ifade edilmektedir. Kısaca
Muktedir Allahü Teala'nın bilfiil gücünü yarattıklarında göstermesi olarak da dile getirmek mümkün. Muktedir
ismi Allah'a izâfe edildiği dört âyette “bir işi gerçekleştirmeye fiilen güç yetiren” anlamını ifade etmektedir. El
Muktedir (c.c.) esmasının manası : Her şeye gücü yeten kuvvet ve kudreti olan, kuvvet ve kudret sahipleri
üzerinde istediği gibi tasarruf eden, her mevcudu kuvvet ve kudreti altında tutan demektir. İktidarı tüm varlıkta
geçerli olan.Mutlak tasarruf sahibi. Kehf Suresinin 25. ayetinde Allah'ın her şeye muktedir olduğu yazılıdır.
· Düğünden önce - Tutumlu olmak için.
· Düğünden sonra - Kıskançlık hissi ile iyi baş etmek için...
· İletişim: Aşık olduğunda ilk aşk heyecanını hayata doğru aktarmak için
· Durum: Kabiliyetinin hor görülmemesi
Sonuç: Esaretten kurtulmak
Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise
Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.
el muktedir
herkesin okuduğunu sen okumadan konuşuyorsan
ne açıdan allah dedin ki şimdi yer gök susturamıyor
hiçkimsenin okumadığına ne açıdan dedin allah
şimdi bir kişi bile bilmiyor
hepsini bana diyorsunuz ama
ben insan mıyım ki artık sana insan diyeyim
bu işte
bilgisayar bu
bunlar da harf !
rüyama girsen hak iddia edeceksin yani
filmi izleyip sen kimsin demekle olmuyor bu işler
sen de insan gibi kitabınla kaleminle allah dedin mi yani
bunu anlayamadıkça başımıza gelenleri sevmiyorum
ama insan allah ın dini gibi saf bir konuyu kitabında bulur
kendisi de şahsını bütün bunlardan daha saf ve korunaklı hisseder
aradığını bulur
hayatını sever
bunun olamamasını da anlamak zorunda değilim
Evet
Ama bak
ben de bir çizgi filmden daha değersiz değilim.
Nûh’tan sonra da nice nesilleri helâk ettik. Kullarının gü-
nahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.
El Macid
evet
ben nezle oldum diye bugün el macid derken
almanca nezle ne demek acaba diye anlattım sadece.
Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz
kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehen-
nemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın
rahmetinden kovulmuş olarak girer.
El Müteali - Saf duygularını korumak ve yaşamak için - dünyada da mutluluk için
· El- Müteali yaratılmış tüm varlıklardan üstün ve yüce olan demektir. Allah'ın yaratma gücü, ilmi ve kudreti
sonsuzdur. Gücünün yetmeyeceği şey yoktur. El Müteali, Allah'ın göz ile görülemeyen, akıl ile idrak edilemeyen,
yüce bir varlık olduğunu belki de en iyi anlatan ismi şeriftir. İnsan olarak bizler hem beden olarak hem de zihin
olarak kısıtlı varlıklarızdır. Bu sebeple peygamberlerin dışında hiçbir insan, Allah'ı tam anlamıyla tasavvur
edemez, çünkü kapasitesi yeterli değildir ve Allah'ın yüceliği sınırsızdır. El-Müteali, Yüce Allah'ın göz ile
görünmeyen, akıl ile algılanmayan bir varlık olduğunu anlatmaya çalışan en önemli ismi şeriftir. İnsanlar bazı
konularda kısıtlıdır. Dolayısı ile sadece Peygamberimiz Allah'ı tam olarak algıladı. İnsanların zihinleri buna
yeterli gelmez. Allah'ı hiç bir şeye benzetmek mümkün değil, O sınırsızdır. El-Müteâlî Anlamı
· Allah bilindiği gibi yücedir, kusursuz ve alidir. Bu nedenle bütün övgüler, tüm bir kainati örneği olmayan bir
biçimde yaratan, yoktan var eden Allah'adır. Ra'd sûresinde yer alan müteâlî ismi (13/9) İbn Kesîr dışındaki
kıraat imamlarınca müteâl şeklinde okunmuştur.
· Düğünden önce - Allah'ı unutmamak için.
· Düğünden sonra - Açık fikirli olmak için...
· İletişim: Resmi ortamlarda başarı için
· Durum: Korkaklarla fazla muhatap olmamak
Sonuç: Güzel muhabbet etmek