Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir kimse gider de verdiği haber konusunda kâhini tasdik ederse, Allah'ın Muhammed'e indirdiğini inkâr etmiş olur." (Tirmizî, Tahâret,102; İbn Mâce, Tahâret, 122; Ahmed İbn Hanbel, II/ 408).9 Ağu 2016
yani her ne kadar inanmayanlar kolaylık olsun diye sadece meleklerin adlarını bilse yeter diye inansak da genelde inanmayanlar çok geveze olabilir veya öyle algılanabilir
çünkü melekler normalde cennette zaten secde etmiş bir tek şeytan secde etmemiştir
ve bu susmak bilmeyen ses uzun zamandır 4 meleği aratmıyor gibidir de ondan affetmenin tek yolu kitap okumak olsa da kitap okumanın tek yolu bunu affetmek değildir
yıllar önce tuzakları boşa çıkardıysa allah bugün ben okudukça yine öyle yapıyordur yoksa neden bana dininizle yardım edin ben de size yardım edeyim desin
ama 24 saat plak kurulmuş gibi bir azrail eşliğinde ne konuşabilir normal bir insan
bazen vahiy bile kesilir bu nasıl bir susmamak olsun bunun tanımı yok da o yüzden adı sessizlik
(yani böyle de anlatabilir bir edebi eser melekleri ama sen sadece cennete inanmış olursun)
... çünkü o konu da öyle olmayınca melekler diyor ki; ne kitabı canım, biz havada bağıran sesler gördük, ne eski çağlarda ne islam tarihinde ne de şimdi bunun adı kitap olmadı
onlar da bana diyormuş ki ;biz senin ne anlattığını önemsemiyoruz zaten
Peki o zaman önemsenmeyen olaylar silsilesi film mi olmuş olur*
vâil b. Hucr anlatmaktadır: “Hz. Peygamber’in (sav) yanındaydım. Boynundan kayış ile bağlanmış bir katil getirildi. Resûlullah maktulün velîsini çağırdı ve ona şöyle dedi: ‘Affeder misin?’ Adam, ‘Hayır.’ dedi. Resûlullah, ‘Diyet alır mısın?’ dedi. Adam yine, ‘Hayır.’ dedi. Resûlullah, ‘Öldürecek misin?’ dedi. Adam, ‘Evet.’ diye cevap verdi. Bunun üzerine Resûlullah, ‘Onu götür.’ buyurdu. Adam arkasını dönmüş giderken tekrar, ‘Onu affeder misin?’ dedi. Adam, ‘Hayır.’ dedi. Resûlullah bu sefer, ‘Diyet alır mısın?’ diye sordu. Adam yine, ‘Hayır.’ dedi. Resûlullah, ‘Öldürecek misin?’ dedi. Adam, ‘Evet.’ diye cevap verdi. Resûlullah yine, ‘Onu götür.’ buyurdu. Aynı söyleşi dördüncü sefer yaşandığında Resûlullah şöyle buyurdu: ‘Dinle! Sen onu affedersen, o katil hem kendi günahını hem de maktulün günahını yüklenir.’ Bunu duyan adam, katili affetti.”
bu dar koridordan geçip bu duaları okuyacak mısın dininle gurur duymadan cennet diyerek
yoksa allah tan yardım dileyip bir dua daha mı okuyacaksın her şey allah ın bilgisi altında oluyor diyerek
evet bizim de öyle
allah ın boyasından güzel boya süren yoktur -diye gene de o konu öyle oluyor insan her konuda dua edip affedilmeyi bekleseydi sadece x bi kitap veya kitap okurdu
ama herkesten aynı saygıyı beklemek bambaşka bir konu olabilirdi
Abdullah b. ed-Deylemî aracılığıyla, Abdullah b. Amr’ın, Resûlullah’tan (sav) şöyle işittiği nakledilmektedir: “Yüce Allah mahlûkatını karanlık içerisinde yarattı ve nurunu onlar üzerine yaydı. O nurdan kime isabet ettiyse o hidayete erdi. İsabet etmediği kimseler ise sapıttı.” Abdullah b. Amr, “İşte bunun için ‘Allah’ın ilmi üzere kalem kurudu.’ (Her şey Allah’ın ezelî bilgisiyle gerçekleşti.) diyorum.” demiştir.
Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın eli doludur. Gece gündüz yaptığı cömertçe lütuflar, O’nun elindekileri t üketmez.”; “Gökleri ve yeri yarattığı günden beri neler verdiğini görmüyor musunuz? (Bütün bu verdikleri) Allah’ın elindeki hiçbir şeyi eksiltmemiştir.” ve ekledi: “O’nun arşı, suyun üzerindedir. Diğer elinde de terazi vardır (âdildir). O, kimine az verir, kimine de çok verir.” (B7411 Buhârî, Tevhîd, 19)
resme bakıyorken
1. si resim 2. ressam
veya
resim yapıyorken
1. si ressam 2. si resim
bir izleyen varsa bunun tam tersi bana oluyor
ayrıca biber resmine bakıp biber görmeyenleri ben anlayamıyorum
Abdullah b. ed-Deylemî aracılığıyla, Abdullah b. Amr’ın, Resûlullah’tan (sav) şöyle işittiği nakledilmektedir: “Yüce Allah mahlûkatını karanlık içerisinde yarattı ve nurunu onlar üzerine yaydı. O nurdan kime isabet ettiyse o hidayete erdi. İsabet etmediği kimseler ise sapıttı.” Abdullah b. Amr, “İşte bunun için ‘Allah’ın ilmi üzere kalem kurudu.’ (Her şey Allah’ın ezelî bilgisiyle gerçekleşti.) diyorum.” demiştir.
Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın eli doludur. Gece gündüz yaptığı cömertçe lütuflar, O’nun elindekileri t üketmez.”; “Gökleri ve yeri yarattığı günden beri neler verdiğini görmüyor musunuz? (Bütün bu verdikleri) Allah’ın elindeki hiçbir şeyi eksiltmemiştir.” ve ekledi: “O’nun arşı, suyun üzerindedir. Diğer elinde de terazi vardır (âdildir). O, kimine az verir, kimine de çok verir.” (B7411 Buhârî, Tevhîd, 19)
çanakkale de bir yer varmış
kuş bakışı yonca gibi görünüyormuş
(google haberi)
150 sayfalık kitap bir film yazdım
hiç mi komik değildi ?
Hak korkuyla daralır mı?
İnanç baskıyla çoğalır mı?
Evlilik haktır da
ayrılık değil midir?
Kim, kimin kaderine
hangi cümleyle mühür vurabilir?
Edebiyat okuyan
aklını mı kaybeder
yoksa aklını mı arar?
Kalabalık konuşurken
vicdan neden sessizleşir?
Cehalet bu kadar emin konuşurken
bilmek neden fısıldar?
Biraz durup
gerçekten düşünemez miyiz?
Düşünmenin anlamını bulamaz mıyız?
1
Kimse kimsenin kaderine
dini cümlelerle ipotek koyamaz.
2
Evlenmek de haktır.
Boşanmak da.
Vicdan kira değildir.
3
Edebiyat okuduk diye
aklımızdan vazgeçmeyiz.
4
İnanç korku değildir.
Cehalet kutsal hiç değildir.
5
Ses kütleleri bağırır.
Hakikat fısıldar.
Ben fısıltıyı duyarım.
6
Cahil olmayın.
Vallahi de billahi de olmayın.
Hak, korkuyla daralmaz.
İnanç, baskıyla büyümez.
Evlilik de haktır.
Ayrılık da.
Kimse kimsenin kaderine mühür vuramaz.
Edebiyat okuduk diye
aklımızdan vazgeçmeyiz.
Sadece kelimelerin içini yoklarız.
Kalabalık konuşur.
Vicdan sessizdir.
Ben sessizi seçerim.
Cehalet yüksek sesle gelir.
Bilmek, alçak gönüllü durur.
Bu kadar da değil.
Biraz düşünün.
İyi o zaman
senin de ruh eşin öyle biriymiş ki önce boşanma hakkını sonra da evlenme hakkını elinden almış
Allah Allah
nası olmuş o ben daha evlenmeden
Allah boşanmadan nefret eder de ondan diye
bu yani medeni noktada her konuya nüfus etmiş
Karşısına o kişiler çıkmış da
beni ilimle lütfetmiş
ses kütlelerinin günahını örtmüş
n'olcakmış şimdi bize
edebiyat okuduk diye
(!)
BU kadar da cahil olmayın
Vallahi de billahi de olmayın.
Bir insan normalde Allah diyebilmek için esma okur mu
okuyoruz işte kitabı !
Bütün güzel isimlerin bir anlamı var, her anlamda Allah ile iletişimin için onlar da
sen kendi dileklerini de bırakmışsın
bana meydan okuyorsun
tabii ki öyle ilim olmaz !
Niye
Daha kolay oku diye ...
Falcılık İslâm'da kesinlikle yasak edilmiştir.
Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir kimse gider de verdiği haber konusunda kâhini tasdik ederse, Allah'ın Muhammed'e indirdiğini inkâr etmiş olur." (Tirmizî, Tahâret,102; İbn Mâce, Tahâret, 122; Ahmed İbn Hanbel, II/ 408).9 Ağu 2016
bu açıdan da ilim nedir
yani cahillik edersen beteriyle yargılanmazsın normalde
ettiğin kadarından kurtulman beni ilgilendirmez
iyiliklerin kat kat artar
dileklerin kabul olabilir
24 saat kim cahil onu mu tartışın
benim sabrım tükendi siz filmini yapın gene isterseniz
ben uğraşamayacağım kim cahil kim akıllı kim kıtlık içinde diye resimlerle seslerle cinlerle perilerle
olmuyor bu işler gördüğünüz gibi
7 yaşında filmini izle
18 gibi edebiyatını oku
bir de duasını ezberle
diyip diyeceğin
allah bizi adem ile havva dan yarattı
cennette ise eşini tanıttı
yani ezan okunuyor çok şükür demek
yani herkesin bir sabrı yok mu bunu temcit pilavı gibi soruyorsunuz herkese
o zaman bu şiirin anlamı da bu mu dedim ben
bu sitede milyonlarca şiir var
evet
yani her ne kadar inanmayanlar kolaylık olsun diye sadece meleklerin adlarını bilse yeter diye inansak da
genelde inanmayanlar çok geveze olabilir veya öyle algılanabilir
çünkü melekler normalde cennette zaten secde etmiş bir tek şeytan secde etmemiştir
ve bu susmak bilmeyen ses uzun zamandır 4 meleği aratmıyor gibidir de ondan affetmenin tek yolu kitap okumak olsa da kitap okumanın tek yolu bunu affetmek değildir
yıllar önce tuzakları boşa çıkardıysa allah bugün ben okudukça yine öyle yapıyordur yoksa neden bana dininizle yardım edin ben de size yardım edeyim desin
ama 24 saat plak kurulmuş gibi bir azrail eşliğinde ne konuşabilir normal bir insan
bazen vahiy bile kesilir
bu nasıl bir susmamak olsun
bunun tanımı yok da o yüzden adı sessizlik
(yani böyle de anlatabilir bir edebi eser melekleri ama sen sadece cennete inanmış olursun)
... çünkü o konu da öyle olmayınca melekler diyor ki; ne kitabı canım, biz havada bağıran sesler gördük, ne eski çağlarda ne islam tarihinde ne de şimdi bunun adı kitap olmadı
onlar da bana diyormuş ki ;biz senin ne anlattığını önemsemiyoruz zaten
Peki o zaman önemsenmeyen olaylar silsilesi film mi olmuş olur*
hiç sanmıyorum.
Bu açıdan da sanki yine Hz Muhammed cinlere Kuran dinletmiş de
şeytan da "ama insanı ölümlü yarattın" diyor gibi
okursan iyi de
okumazsan kötü
böylece dininiz için delirin
ayrıca bir daha delirmeyin konusunu işlemiş olduk
hadislerden de ilgili konuyu bulunuz...
insan her şarkı çaldığında dini için delirir mi şarkı öyle dese bile
hayır
Hz Lut yolda Hz ibrahim'i görüp sarılmış meğer
oysa ki bize sınavda hz isa ya merhaba dediniz mi diye sormuşlardı
neden
yaşanan, okunan, dilenen her şeye rağmen dinine uyacağın bir peygamber olurdu da ondan
sen şimdi ezan okunsa gene bana bunu mu sorarsın
yoo
işte ondan.
NEDEN ACABA RUH EŞİ DİYORUZ DA KOCAN DEMİYORUZ
:))
babana okur gibi ibadetinde saf ve temiz ol
aileni ve müminleri affet
namazı ailene tavsiye et
ve allah kabul etsin diye
futbol yerine langırt da oynasanız
oyun konusunu abartmayacaksan şayet
bir duanız da olmasa allah sizi ne yapsın
veya
langırt da oyna ama dua da ettiğin gibi normal bir insan olmaya çalış
Futbol basit bir oyundur, zor olan ise basit futbol oynamaktır.
J. Cruyff
:))
vâil b. Hucr anlatmaktadır: “Hz. Peygamber’in (sav) yanındaydım.
Boynundan kayış ile bağlanmış bir katil getirildi. Resûlullah maktulün
velîsini çağırdı ve ona şöyle dedi: ‘Affeder misin?’ Adam, ‘Hayır.’ dedi.
Resûlullah, ‘Diyet alır mısın?’ dedi. Adam yine, ‘Hayır.’ dedi. Resûlullah,
‘Öldürecek misin?’ dedi. Adam, ‘Evet.’ diye cevap verdi. Bunun üzerine
Resûlullah, ‘Onu götür.’ buyurdu. Adam arkasını dönmüş giderken tekrar,
‘Onu affeder misin?’ dedi. Adam, ‘Hayır.’ dedi. Resûlullah bu sefer, ‘Diyet
alır mısın?’ diye sordu. Adam yine, ‘Hayır.’ dedi. Resûlullah, ‘Öldürecek
misin?’ dedi. Adam, ‘Evet.’ diye cevap verdi. Resûlullah yine, ‘Onu götür.’
buyurdu. Aynı söyleşi dördüncü sefer yaşandığında Resûlullah şöyle
buyurdu: ‘Dinle! Sen onu affedersen, o katil hem kendi günahını hem de
maktulün günahını yüklenir.’ Bunu duyan adam, katili affetti.”
bu dar koridordan geçip bu duaları okuyacak mısın dininle gurur duymadan
cennet diyerek
yoksa allah tan yardım dileyip bir dua daha mı okuyacaksın her şey allah ın bilgisi altında oluyor diyerek
evet
bizim de öyle
allah ın boyasından güzel boya süren yoktur -diye gene de o konu öyle oluyor
insan her konuda dua edip affedilmeyi bekleseydi sadece x bi kitap veya kitap okurdu
ama herkesten aynı saygıyı beklemek bambaşka bir konu olabilirdi
çok mu zor yani zihnimin içinde susmak
Bana yani;
ben uzun zamandır resim yapsam da -
Abdullah b. ed-Deylemî aracılığıyla, Abdullah b. Amr’ın, Resûlullah’tan
(sav) şöyle işittiği nakledilmektedir: “Yüce Allah mahlûkatını karanlık
içerisinde yarattı ve nurunu onlar üzerine yaydı. O nurdan kime isabet ettiyse
o hidayete erdi. İsabet etmediği kimseler ise sapıttı.” Abdullah b. Amr, “İşte
bunun için ‘Allah’ın ilmi üzere kalem kurudu.’ (Her şey Allah’ın ezelî
bilgisiyle gerçekleşti.) diyorum.” demiştir.
Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre,
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın eli doludur. Gece gündüz yaptığı cömertçe lütuflar, O’nun elindekileri
t üketmez.”; “Gökleri ve yeri yarattığı günden beri neler verdiğini görmüyor
musunuz? (Bütün bu verdikleri) Allah’ın elindeki hiçbir şeyi eksiltmemiştir.” ve
ekledi: “O’nun arşı, suyun üzerindedir. Diğer elinde de terazi vardır (âdildir). O,
kimine az verir, kimine de çok verir.”
(B7411 Buhârî, Tevhîd, 19)
resme bakıyorken
1. si resim
2. ressam
veya
resim yapıyorken
1. si ressam
2. si resim
bir izleyen varsa bunun tam tersi bana oluyor
ayrıca biber resmine bakıp biber görmeyenleri ben anlayamıyorum
ama sen ne istersen düşünmekte özgürsün
meselâ.
Abdullah b. ed-Deylemî aracılığıyla, Abdullah b. Amr’ın, Resûlullah’tan
(sav) şöyle işittiği nakledilmektedir: “Yüce Allah mahlûkatını karanlık
içerisinde yarattı ve nurunu onlar üzerine yaydı. O nurdan kime isabet ettiyse
o hidayete erdi. İsabet etmediği kimseler ise sapıttı.” Abdullah b. Amr, “İşte
bunun için ‘Allah’ın ilmi üzere kalem kurudu.’ (Her şey Allah’ın ezelî
bilgisiyle gerçekleşti.) diyorum.” demiştir.
Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre,
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın eli doludur. Gece gündüz yaptığı cömertçe lütuflar, O’nun elindekileri
t üketmez.”; “Gökleri ve yeri yarattığı günden beri neler verdiğini görmüyor
musunuz? (Bütün bu verdikleri) Allah’ın elindeki hiçbir şeyi eksiltmemiştir.” ve
ekledi: “O’nun arşı, suyun üzerindedir. Diğer elinde de terazi vardır (âdildir). O,
kimine az verir, kimine de çok verir.”
(B7411 Buhârî, Tevhîd, 19)
- bugün yurdun milletim dinin ailen için neler yaptın
- pek çok dilekte bulundum
- bir an evvel yerine getir
- ama ben ressamım
- o halde kitabını oku
- okurum
- ne yaptın
- okudum
- sen ressam değil miydin
- evet
- neyin resmini yaptın
- umutlarımın
- kolay gelsin
- teşekkürler
13 yılda şeytan amelinden vaz geçti be
ne susması
susturması
resimleri yok olması
allah ı
kitabı
ya insansa
ben tanımak istemem şahsen
cehennemi falan gezmek isterim
veya asla karşılaşmayacağım bir evren adına bir küçük inanç taşıyabilirim
cehennem nedeniyle sosyalleşen bir yapım yok da ondan
...
yarışmacılara bol şans dilerim.
her sakallıyı baban sanma izlediniz galiba siz
cehennemi gezerim daha iyi diyorum
izledin mi filmi diyor bunlar
siz de allah diye bağırmayın da artık
açın kitap okuyun.
bu açıdan da
ben insanlar arasında adaletli ol diye kitabımı okuyan biriyim
her el adl dediğimde
üç resim
iki aptal film karşımda diye
bağıran biri normal mi sizce
?
ben selam vermek istemem öyle birine -cennette bile
bütün bunlar yetmez gibi
iki fotoğraf
üç düdük
bir de ses kütlesi
neden beni duyursun ki -madem ben senarist değlim, oyuncu değilim, aşık değilim, maşuk değilim, arkadaşınız bile değilim ...
çok mu masum buldunuz bunu
yoksa yüksek tahminlerinizde yanılmak bu açıdan pek mi komik
İnsan kitap okumuyorsa neden durup dururken " başıma çok kötü bir şey gelmese bari iyi olur"
desin ki Allah'a
?