hava boşluğunda şiir de yok sanırım :)) kimse beni tanımıyor resimlerini gördüğümü sandığım kişileri bile tanımıyorum bir de müzisyen var söyledik şarkıydı bitti
bir de ben eve gidip kitap okumak istiyorum örneğin
herşey var evde sen tam bir bütünsün karakterinle sevginle hayallerinle iyi de bir gün
ama bütün dünyayı geride mi bıraktın bir de şarkı çalar mısın yoksa artık bütün bu sahne boş mu
bunu sürekli düşünmeye yatkın biri değilim diyelim ki
bu konuları yazdım
bu konular sembolik olarak her şeyi bir sembole dönüştürdüğünde senin için küçük bir semboldüm
örnek olarak hiçlere karıştım sen de sembol olarak büyüdün
Seni karanlıkta buldum sarının umudu yoktu ışıktan yalnız bir günün provasıydı aynalar
Kaçtığın anda tabana kuvvet yakalarken havadaki kuşları asırlık ve bin asırlık diye ayırıp günü
Hissettin dokunduğumu Anladın uykumun soluk rüyasından Beni tanımıyor senin kadar
Sen sus Kahraman Aşık sen biraz daha yakındaki kayık hey sen aklın son durağında hanımhanımcık
Yanına gelen bayramlıklar daha dün benden uzak bir pencereden rüyama daha bugün suçlunun izinde fenerle aklıma
Neydi o şarkı
Artık gerçek olmayan hayaller bayramındayız artık kiminin pusuya yattığı günleri siliyoruz tarihten Artık senin adın bilmecelerde bulundu benim yanımda olmaman sorun değil
Belki bir tabloda benim adımı arayan şaşkın tavuk belki yine umut zaten yok diye haklı şefkatini arayan annesinin belki yine korkak bir sorunun mert cevabında yokluğun
Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunla rına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen or takların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbin den bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.
El Muhyi
hem ev hayvanları hem iyi duymak hem horoz hem mükafat
ama konusu artık. Hz. Davud'a merhaba demek gibi
konusu böyle olmuyor şunu anlayın lütfen (sanah 5)
Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin al tındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.
sonsuzluğu sevmek benim dinim imanım, ve benim, sonsuzluğadır ayak ucuna bakan nazar berkademim…, sonsuzlukta yol almaktır ciğerimin yarası ki duasıdır kalbimin, vakit tamam dendiğinde, o mübarek menzile yürümek erenlerce; lâhavlevelâkuvveteillâbillah azığıyla, ki bu konma göçmenin ayet/el kürsîleri ertesinde, bir fatihadır aşk…,
bu boyayı allah sürmüş
sıbgattallah
okuyoruz
bu şiir olsa
neyse
aynı konu diyor
beni hiç ilgilendirmemiş gibi bana başka bir sanat alanı açıp zihnimde bana ne diyor olabilirsiniz yani zaten
o açıdan deli olmamak mümkün
ama siz ne diyor oldunuz
ortaya çıkan veya çıkacak tablo beni ilgilendirmemiş bile
öyle mi
bir şiir
bir sanat eseri
beni zerre kadar ilgilendirse bana yeter
bir de oturmuş burada hesap veriyorum kendime
demek ki sembolik olarak da daha doğru konulara değiniyorum
ben
ayrıca da
siz sembolik canavar olarak yürüseniz de
benim hayatımı kolaylaştıracak bir konuyu dahi aynı anda ağzımıza almış olmuyoruz
herkes üstüme yürüse de
ama sembolik olarak bu size oluyor
sanat eseri sizin olsa da
ben gene de kağıt üstündeki kaderi seçmiş oldum mu şimdi
hayır
demek ki zerre kadar da olsa beni ilgilendirmesi lazım seçmem için
şimdi
diyelim ki hepimiz de allah tan korkuyoruz
yazılı konular var ki
kendini seviyorsan
aşka aşıksan
allah korkusu da taşıyorsan
...
hallolur
ve üstesinden gelemeyeceğin milyonlarca başka konu var dünyada
sen basit diye bu konuyu seçmişsin herkes gibi
ben de bütün konuları yazıp kaderi seçmişim kağıt üstünde
benim allah korkum daha gerçektir gene de
bu açıdan
hava boşluğunda şiir de yok
sanırım :))
kimse beni tanımıyor
resimlerini gördüğümü sandığım kişileri bile tanımıyorum
bir de müzisyen var
söyledik
şarkıydı
bitti
bir de ben eve gidip kitap okumak istiyorum
örneğin
herşey var evde
sen tam bir bütünsün karakterinle
sevginle
hayallerinle
iyi de bir gün
ama bütün dünyayı geride mi bıraktın
bir de şarkı çalar mısın
yoksa artık bütün bu sahne boş mu
bunu sürekli düşünmeye yatkın biri değilim
diyelim ki
bu konuları yazdım
bu konular sembolik olarak her şeyi bir sembole dönüştürdüğünde
senin için küçük bir semboldüm
örnek olarak hiçlere karıştım
sen de sembol olarak büyüdün
artık hava boşluğunda şiir yoktu
ama
internet vardı
internet daha çok benim bence gene de
diyelim ki beğendiniz şiirimi
bir de peygamberler tarihini okudunuz
tavsiye ettim diye
bazı konular da tam anlaşılmadı ama sorun yok
okumak sonsuz bir yolculuk
şimdi bir konu "okumak iyidir"
bu ortak bir dil
biz bu ortak dili kurmuş olduk
bir kaç kurala uymuş olduk
evet
okumak iyidir dediğin konuya ben kitap diyorum
sen kitap diyorsun
okumanın anlamını ne verecek artık
bizim anlaştığımız tek bir konu daha olabilir mi bu nedenle
aramızda o şiir dışında bir iyi niyet sembolü kalır mı sizce
şiirin açıklaması da
Allah bize adını belletmekten yorulmuş
tek bir adım atmadığı halde
kendi etrafında döner gibi
oysa ki zaten çoktan biliyoruz diye
çarptığı engelleri
sevmiyor bence
AMA PEYGAMBER TARİHİ OKUYUN
bana böyle emredildi -şiirimin içinden çünkü
ŞİİRİMİ BEĞENİN YETER BANA
yani elimizde kitaplar
cennet korkusu
bir tek kitap yok
herkes cennet diyor
bi yere kadar sabrım
.....
SON ŞİİRİMİ BEĞENİN -bana yeter
Seni karanlıkta buldum
sarının umudu yoktu ışıktan
yalnız bir günün provasıydı aynalar
Kaçtığın anda tabana kuvvet
yakalarken havadaki kuşları
asırlık ve bin asırlık diye ayırıp günü
Hissettin dokunduğumu
Anladın uykumun soluk rüyasından
Beni tanımıyor senin kadar
Sen sus Kahraman Aşık
sen biraz daha yakındaki kayık
hey sen aklın son durağında hanımhanımcık
Yanına gelen bayramlıklar
daha dün benden uzak bir pencereden rüyama
daha bugün suçlunun izinde fenerle aklıma
Neydi o şarkı
Artık gerçek olmayan hayaller bayramındayız
artık kiminin pusuya yattığı günleri siliyoruz tarihten
Artık senin adın bilmecelerde bulundu
benim yanımda olmaman sorun değil
Senin adın neydi
Selâm
anımsamak komik olmadı
izlemek fayda vermedi
umutlar da karanlığa gömülmüştü rüyalarla
Belki bir tabloda benim adımı arayan şaşkın tavuk
belki yine umut zaten yok diye haklı şefkatini arayan annesinin
belki yine korkak bir sorunun mert cevabında yokluğun
Yoksun
Selâm
Tarafını bilmediğim davetler
Yaradana sunmadığım hizmetler
bekleyenler arasında kıymetsiz hitaplar
Bir ışık yaksın diye bağıran cansız yarınlar
Onlar var artık aklımda
küçük bir satıra sığmış ayakkabın
çantanda birikmiş kitapların
onlar yok yarın da
Benim sevgimi tartan terazide tarzın
kendi yakınında bulduğun bir anımdan düşünce ağızlığını
Baksana biraz dışarıya
çık soluk al da dön
Demezler sana
dün tüfekle kovalayamadı diye bu başına gelenler
korkma onlar dün de vardı yazgında
sen kelimelerle ağla
gözyaşımı anladığında ara beni
Kaç gün soracak duyarlı kedi kalbini
kaç günümüz kaldı sandın dünden beri
Akıl oyunu bunlar
ver elini
Takmıyorum kafama ama duygusal eksiklik başımda ağırlık yapıyor
Yarının rengini hep bir tek kendi farkım biliyor
yazmakla bitmiyor ama korku
saçma olduğundan yarın yine bir gün beni unuttuğun yerde
tek suçlu sen
tek aptal ben olduğumda
Işıkları kapatın
Allah'tan korkan
- sevdiğine kavuşurmuş
- kitabını da okurmuş
- eve de dönermiş
- haritayı boyarmış
- yolunu bulurmuş
- merhabası eksik kalmazmış
- çalışır mutlu olurmuş
- ...
amelleri olurmuş
böyle oluyomuş bana bir konu
EVİMDE
resim suretleri
eğlence anlayışları
farklı konu yani
şunun da sesini kısın
kendi sesinizi de kısın
gereksiz sesi de kısın
şeytanın sesini de kısın
niye bizim sesimizi kısıyorsunuz
?
Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunla
rına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen or
takların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip
salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” Dâvûd,
bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbin
den bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.
El Muhyi
hem ev hayvanları
hem iyi duymak
hem horoz
hem mükafat
ama konusu artık. Hz. Davud'a merhaba demek gibi
konusu böyle olmuyor
şunu anlayın lütfen (sanah 5)
yani artık horoz bizi sabah uyandırmıyor da
horoz dövüşü oluyormuş
biz uyandırdı diye ne dileyecekmişiz artık horoz için
*
keşke uyandırsaydı horoza mı diyorsunuz yani siz
akşama kadar zikir olsun
sen peygamberleri an
bir de türkü oku
euzu de
ben dedirttim desin biri
aynı konu olmuyor
hiçbir zaman olmadı
asla da olmayacak
herkesin evinde okuması gereken bir kitap bu
bana bir kitap kaldı mı
hayır
kitap kaldı
BANA BİR KİTAP KALDI MI
HAYIR
bu da ilim.
sorun yok gibi görünüyor
o zaman ben peygamberler mutluysa ben de mutluyum diyeceğim
aramızda başka bir bağ kalmadı anlamını da taşıyor
euzu dedirtememek dahi
dedirtemiyormuşsun zaten zorla "euzu"
demek ki baskı zulümdür
ama kitabı alsam elime
şiir de değil
ne de şair
desem
euzu konusunu açsam
misal seni versem
bu zulme ortak olmaktır artık
öteki türlü de herkes birden allah büyüktür diyordu
işine gelen konu gerçek olsun istiyordu
bu da bir resimdi
kimse resim istemiyordu
ben sana beddua etsem bana zorla euzu dedirtme
ben ne kadar dua etsem de
sen "allah büyüktür" demezsen
o konu normale döner mi
?
dönermiş sizce
siz de yemeyin içmeyin bunlara tesadüf dersiniz
ekte şarkılarım da var
lazım oldukça dinleyin o zaman
yeter artık hepimize.
Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana
babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya,
uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin al
tındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen
kimseleri sevmez.
Ya Allah bismillah
BEN BUNU ANLAYABİLECEK ZEKAYA HEP SAHİP OLDUM
yerine değil beni
psikiyatristimi
öğretmenimi
iş arkadaşımı
ailemi
komşumu
yerine koyamadınız yani
öyle mi
kullandıklarınız "benim kelimelerim" değil diye
niye dinleyecekmişim sizi
?
şu da resim olsa
ben size "boş tuval nedir" bile diyemeyeceğim yani
bu nasıl bir eziyettir düşünün
sonsuzluğu sevmek benim dinim imanım,
ve benim, sonsuzluğadır ayak ucuna bakan
nazar berkademim…,
sonsuzlukta yol almaktır ciğerimin yarası
ki duasıdır kalbimin,
vakit tamam dendiğinde,
o mübarek menzile
yürümek erenlerce;
lâhavlevelâkuvveteillâbillah azığıyla,
ki bu konma göçmenin ayet/el kürsîleri
ertesinde, bir fatihadır aşk…,
ne açıdan sonsuz diye bir kelime var peki
diyormuşuz
peki diyelim
bu açıdan var "sonsuz" anlamında kelimeler
bir de pastane
postane
pul
..
sonsuzdur
bunlar benim kelimelerim değilmiş
çok mu komikmiş
?
n'olcak bana
tuval nedir diyeceğim
döveceksiniz belki beni de
allah bilir
ama -ilim benim oldu
O KİTAPLAR BENİM
işte o yüzden bu ilim "bana" verildi
bana ait bir hediye
...
ama artık kimin umrunda bunun sevap ve hayırlı bir konu olması
benim
sen şimdi tek başına çalış
neye yarar
?
yani kendini değil
halkı değil
kitabını değil temsil etmek
bir de hepsinin hakimi sözcüsü mantığı sanıyorsan
aşırı büyük bir yanılgı içindesindir
BUNA TUVAL DESEM
ÖNÜNE KOYSAM BEĞENİR MİSİN Kİ
Dini politik çıkarlarına alet edenler zayıf yöneticilerdir.
Atatürk
EVET.
o konu ne olsa da televizyon izledim mi
izlemedim
ama o konu ne olsa da televizyon
beddua etsem kendime kötülük etmiş olurdum
ama beddua işitmek ile bana bir şey olmaz
olan size olur
insan sürekli tövbe etse
gene de bu olurdu
bir de iyi bir haber almak istiyorum
sen de beni bilmeye veya bilmemeye çalışıyorsun mesela
günah değil mi
ama resim yapmanın bununla ilgisi yok
ben deliler gibi çalıştım
biri olmaya gayret ettim
yalvardım
yakardım
özümde iyiydim
bildim senin şarkını
sen de çaldın
ve sen bana da bir kuru pastel bile veremedin
gelecekten gelen asılsız bir haberdim ben senin için
evimde oturdum çünkü
konserine gelemedim
o konu "vergiler" olabiliyor ama gene de
okumayınca
işte o açıdan bir de sabah uyanıyoruz
veya horoz ötüyormuş
siz şimdi neyi tartışmış olursunuz bu konuda tartışsanız
?
soyut ilgisiz ben miyim yani
veya ne açıdan bu ne uyum
aramızda boya olması gerekmez miydi
bunları bu resme değil
bana diyormuşsunuz yani
- soyut
- ilgisiz
- çelişkili
olan
- güzel
- uyumlu
- mantıklı
- ...
olabilir mi
mümkün mü gerçek hayatta
?
bunlar oluyordu artık
yarı delilik
...
o zaman neden her soruya bu açıdan cevap vereyim