Necdet Arslan Şiirleri - Şair Necdet Arslan

Necdet Arslan

Nerden gelir nereye gider bu yol
Niçin birden bire derinleşir içindeki uçurum insanın
İşte yankısı susuşların işte çıkmaza saplanması
Yolcunun….
Bir bela süprüntüsü bu
Kırılmış bir divit

Devamını Oku
Necdet Arslan

Zamanın örteceği çok şey vardı ama çoğaldı ölümlerden ölüm seçenlerden
Sonra sonra hepsini birden kürüyecek süpürgeler kopup geldi bir yerlerden

Henüz ad konmamış çocuklar vardı güney’de yıkılmış kentlerde aç susuzdular
Bizimkilere benziyorlardı iki gözleri iki elleri vardı ayakları çıplaktı.uykusuzdular

Devamını Oku
Necdet Arslan

Kırmızıya dönüştü cumartesi..
Kim bilir hangi yüreği sobeledi gelincik tarlası
Adın neydi sahi senin?

Devamını Oku
Necdet Arslan

Rafine edilmiş günler dehlizi
Kaçıncı kez tüketilmiş her biri
Hangi doruktan kim bilir nereye uçmuş.

Bedende tezgah kurup siftah etmiş bezirgan
Yoklaşan silüet kuruyan ayrık otu silikon gülüş

Devamını Oku
Necdet Arslan

Barut kokuları sinerek toprağa
Yağmurlarda çoğalınca
Kimileri
Hurda bir egzosun
Oracığa düşüp
Çürüdüğünü sandı.

Devamını Oku
Necdet Arslan

Bir bahar günü…
Bir erkek bir kadın silüeti…
Birkaç damla gelincik yağmuru…

Kimileyin
Anımsamak yaşamakla aynıdır

Devamını Oku
Necdet Arslan

Sustu susacak şiir
İçeriden kilitlenen kapılardan birinin ardında kalarak
Ay ışığının kıyısında kenarında gözlerini gezdirirken yorulup
Uykuya teslim olacak.

Gecenin kokusu yıldızların kokusu börtü böcek kokusu

Devamını Oku
Necdet Arslan

Sözcükler ufalandıkça
Pike yaparak düşer görürsün harflerini
Şen Lady'nin

İşsiz kalmamak için dolanıp durur
Çöp tenekelerini bay karga

Devamını Oku
Necdet Arslan

Mavinin maviye geçişi gibi gözlerin
Adın sanki durmaksızın dilimin ucunda duruyor

Kendimde olmadığım zamanlarda
Çıkıp geldişinde yok mu
Kışı önüne katıp kovalıyor nisan

Devamını Oku
Necdet Arslan

Buralarda
Saplanıp kaldık
Alnımıza vuran ışıkla tavlandık
Çelik ateşlerde gevredik

Yönsüz sokakların örsünde

Devamını Oku