Nerden gelir nereye gider bu yol
Niçin birden bire derinleşir içindeki uçurum insanın
İşte yankısı susuşların işte çıkmaza saplanması
Yolcunun….
Bir bela süprüntüsü bu
Kırılmış bir divit
Zamanın örteceği çok şey vardı ama çoğaldı ölümlerden ölüm seçenlerden
Sonra sonra hepsini birden kürüyecek süpürgeler kopup geldi bir yerlerden
Henüz ad konmamış çocuklar vardı güney’de yıkılmış kentlerde aç susuzdular
Bizimkilere benziyorlardı iki gözleri iki elleri vardı ayakları çıplaktı.uykusuzdular
Kırmızıya dönüştü cumartesi..
Kim bilir hangi yüreği sobeledi gelincik tarlası
Adın neydi sahi senin?
Rafine edilmiş günler dehlizi
Kaçıncı kez tüketilmiş her biri
Hangi doruktan kim bilir nereye uçmuş.
Bedende tezgah kurup siftah etmiş bezirgan
Yoklaşan silüet kuruyan ayrık otu silikon gülüş
Barut kokuları sinerek toprağa
Yağmurlarda çoğalınca
Kimileri
Hurda bir egzosun
Oracığa düşüp
Çürüdüğünü sandı.
Bir bahar günü…
Bir erkek bir kadın silüeti…
Birkaç damla gelincik yağmuru…
Kimileyin
Anımsamak yaşamakla aynıdır
Sustu susacak şiir
İçeriden kilitlenen kapılardan birinin ardında kalarak
Ay ışığının kıyısında kenarında gözlerini gezdirirken yorulup
Uykuya teslim olacak.
Gecenin kokusu yıldızların kokusu börtü böcek kokusu
Sözcükler ufalandıkça
Pike yaparak düşer görürsün harflerini
Şen Lady'nin
İşsiz kalmamak için dolanıp durur
Çöp tenekelerini bay karga
Mavinin maviye geçişi gibi gözlerin
Adın sanki durmaksızın dilimin ucunda duruyor
Kendimde olmadığım zamanlarda
Çıkıp geldişinde yok mu
Kışı önüne katıp kovalıyor nisan
Buralarda
Saplanıp kaldık
Alnımıza vuran ışıkla tavlandık
Çelik ateşlerde gevredik
Yönsüz sokakların örsünde




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti