üzerimizde ne vardı hatırlıyor musun?
ruhlarımızı giyinmiştik bedenlerimize
çetelesini tuttuk yaşamın
kış soğurdu bizi son yaz günlerinde
çıksam pencereye meselâ
bağırsam avaz avaz:
“seni seviyorum dünya! ”
hayır uğraşmam bile
üç gün oluyor
bir yavru kuşum öldü
bu sabah bir tane daha gördüm
titriyordu temmuz sıcağında
yalnızlık rüzgârı esmeye görsün
kimsesizlik rüzgârı
yazgı düşmüşse bir kez
şart olur geç kalışlar
tenhâda bekleyişler
o kentin sokaklarında
deli deli dolaşırsan bir gün
beni hatırla
kış yağmurları iner
bahar filizlenirken orada
bir dolu hüzün indi yine
gidip geliyorum
başından sonuna yolun
kilitler vuruluyor kalbin kapısına
birbiri üstüne
duygular karmaşasında boğulmuşsan şu an
beynin karıncalanıyorsa durup dururken
ağır uykulardan uyanıyorsan
belki de yorgun ve şaşkın
yaşama başlıyorsun demektir
yırtıcı yangınlardan sor insanı
atlas duvarlara sinen
ilkten sona bütün hıçkırıklardan
kartal kanadına tutunmuş saraylar
ve Afrika’da çığlığa azan
elmastan sor
-Derin'e
yavan aşklarda oyalandılar
soğudu ateş tuğlası yürekler
kül bir düşten uyanıp bir sabah vakti
duvara çarptılar ki zalimdi hayat!
-falcon'a
akmaya görsün kader çeşmesi
sevda kuş olur kalp kafesinde
sirenler öter
el tutmaz




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi