Bunaldı kadın! ...
Eski yatılı okulun teknik yöneticisi, müzmin bekar, hayata illallah, Tacittin Zübük Efendi gibi çok yakında “YETERİNG LAN! ! ! ! ” diye bağırmak üzeredir…
Aman yanlış anlaşılmasın. Ürktü falan sanmayasınız sakın. Sadece konuşamadığı için dili şişti, o kadar. Dostları tenzih ederek, kendini dünyanın kralı sayan aerodinamik makinelerden; “aman efendim, sepet efendim, saygıdeğer hanımefendi üstadım” diye çığıran müsvedde-i baklava ve asit oranı yüksek yağ efendilerinden; ortaya çıkma cesareti bulamayıp da karanlık gölgelerde yalancı rumuzlar altında dönerci bıçağı ile ahkam kesenlerden; sosyal terapi salonlarında mastürbasyona son hızla devam edenlerden resmen ve ilanen bıktı artık. Bıktı, bıktı, bıktı.…
gönlün görkemli konağında
bir eyvanda dolaşıyorum
dağlanıyor açık yaram
kabuk tutuyor cerahat
sağalarak çamurdan arî
rüzgarın çığlığında gizleniyor aşk
bitmemiş resmi yangınlarda üşümenin
azgındır nefesi mevsimsiz tipileren
bekleyiş saatlerinde duran
zamanın zil sesi
hüzzam bir dokunuşta
kim bilir kaç gömlek eskittim
sustum geceyi
gece sustu
ben sustum
çok gençtiler
ıhlamur kokusunda serpildiler aşkın
elâ düşünüp
elâ baktılar
iki göz bir oda hayaliyle
bu sular fazla derin
ne balık olmaktı amacım
ne balıkçı ağlarıyla deniz örtmek
bu sular fazla dalgalı
bir o yana savruluyor tekne
-beyaz zambaktan kor karanfile umutla çiçek açan
bütün küskün şehirleri ve kırgın gönülleri
ruhuyla okşayarak inatla sevdi ŞAİR!
yol kazarak köklerine toprakta
lanetledi bozkır yüreklileri
hüzünler ülkesinde dün akşam
korsandı yelkenim ummanda
vurdum kalemi aklıma
en aşina dost kucağında
avucumda bir müjde böceği
teninde güller açan düşler ey
kanayan güze verdim sizi
içimde sancılar büyüdü
kara bir delikte
gücünü günbatımından alan heves
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi