yaşamak
füg’ün içedönük kavgası
atışması kişinin kendince
kendisiyle
bir yarı sorgulanıyor
“iki dirhem bir çekirdek”liğin*
hayasız kibri vuruyor yüzüme
katı yürekli katışıksızlığı
kendini beğenmişliği
turkuazın
şimdi canın sıkılıyor ya bu amiplere
en yalın
en yalan fotoğrafına bakıyoruz hayatın
en vurucu
en deli(ci)
can çekişen balığın
pullarında sürerdi yaşam
bir masalda konaklamıştık:
kah dalgalanırdı su
kah durgun akar
gülerdi gökyüzü
-Şule’ye sevgilerimle..
kocaman bir yudum sevda al
terli bir rüya bırak geceye
iyi bak
kuşlar vuruluyor yüreğimde
örseleniyor çiçekler
kan sızıyor damarlarından fidanın
tütüyor hasret sinmiş gözler
sabahın kör alacasında
tanyeri kızıllığı hüküm sürüyor
süzülüyoruz semada
düş değil sanki gerçek
rüzgâra veriyorum umut çiçeklerini
gelincik tozuna nameler yazarak
üşüyen nefesinde ayrılığın
soluk bir beniz gibi kırıyordu boynunu gonca
özlemdi sevinçleri yakan, geceler çekilmez
ıssızlık yapışırdı akşamdan
koyuverip giden yolların
'aşka anlam katmak' dedi birisi
düşündüm:
ne biliyor
ne anlatıyorlardı aşk hakkında
gönül lacivert bir bekleyiş
demirler atıyor hasretime
inen uykusuz gözyaşlarım
fonda
hüzzam var yine
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi