Çarkı kırıldı saatlerin,
Öfke Eylül'ün sırtın da ,
Bir kambur ,
Hangi düşün elinden tutup gitsem.
Artık götürmez beni,
Koca söğüdün altında ki eski hayale.
Kaç zaman kaç dert yükü çekmişim,
Seni de bulamışlar dünyanın kirine...
Kalbin de duru bı makam var ya ..
Beni oraya al...
Soğuyu vuruyor,
kasım'ın ayazı
...
Düşlerimi tutuşturan sessizliğinin,
Alevin de kül oluyor kalbim.
Senden bir haber uçur göğüme kanatlarına nazar boncuğu kondur,
Alaca güvercinlerin.
Kaç uykusuz geceye direnir gözlerim.
Kuşlar uçuyor bak,
Yorgun göçmen kuşlar.
Zamansız dalarken emanet ettim,
gözlerimde ki deli maviyi kanatlarına .
Uzaklara çok uzaklara,
Bir başka bakışa değsin,
Sahipliğinde değil,
Şahitliğindeyim şimdi sevda'nın.
Birkaç cemre...
Sensizliğin ilkbaharından çalınmış.
Birkaç hasret prangası yalpalanan ayaklarım da.
Demirden sabrımın ateşin de,
Seni hatırlıyorum bay'ım .
Yıllar önce bir duâ'da geçmişti adın...
Hangi mevsimden kalma bu hatıra,
Gözlerini kapat.
Kapat; kör ediyor seni öylece bakmak.
Topuklarından,
mıhlanmışçasına seni dibe çeken ne?
Haydi, nereye kadar kaçabilirsin?
Toprağa meftun dik basamaklardan.
Yalnızlığım üşüyor ,
Elinden tutup ,bağrına bassan.
Çürümüş kararmiş inanmaları,
Ruhu ölen,
bedeni şenlik yapan,
insanlardan beni saklasan.
bir öğlen vakti ağustosun
Bir kırçiçeği kendini kopardı sana verdi.
Ne kadar da narin, bir o kadar da kırılgan
Yorgundu belki perperişan,
Ama senle umutlu,
zişan ve bahtiyar.
Kalbim de Bir kırlangıç açlığının kanat çıpınışları....
Tükenmeye çeyrek kala,
Vazgecişlerimin son kaçışları
Gizli saklı yaşayamayacak kadar ruhum da büyüyen sitem ahları .
Yankı yankı suskun çığlıklarımla...
Aç kapını yalnızlık...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!