Mustafa Yılmaz 4 Şiirleri - Şair Mustafa ...

Mustafa Yılmaz 4

Aslında hiç kimse gibi yalnızlığı yaşamak istemiyordum. Ama tam da merkezinde idim bir türbülans sarsıntısı içindeydim. Kollarımı açmış, çaresizliğimi beden dili ile anlatmak istiyordum. Ki birçok beden dili ile bunu anlatanla karşılaştım. Asıl üzüldüğüm seni gerçekten sevdim dediğim de, bu beden dilini kullanıyordu. Oysa bana her zaman sen benim kalabalıklığımsın diyordu. Ki bu yaptığı ve söylediği de yalanmış…
Ne garip değil mi, doğruların içinde kalamadığımızışimdi beden dili ile anlatmak bana düşecek…
Sanki tüm zamanları yalanla yaşamışız yaşamışız gibi hissetmeye başladım, kendimi de…
Oysa nasıl demişti ki yazma heveslisi, o bakışın olmasaydı, kimbilir ben ne zaman ölürdüm…
Kendiliğimden bu soruyu cevaplamak döküldü içimden.
Bakışlarına o an ölürüm ama oysa ben bakışlarınla yaşamak isterdim…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Vedadan sonrası aşkta ters bir boşluk…
Belki de bu hayata biz ters başladık…
Gördüklerimizi değil de, görmek istediklerimizi gördük…

Yanılmıştık…
Gerçekler önümüzde hep kasıldı kaldı…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Vazgeçtiklerimi sana vermekten bıktım artık…

Artık kime baksam seni benden soracak gibi bakıyor bana…

Kırıp dökmek istiyorum bakışlarımı yer dip karanlığına doğru…
Bir de kendim dalsam, gömülsem o karanlığa…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Ve sana avuçlarımla yağmuru getirdim… Gözlerimde gece ve daldaki sessiz kuşu…
En önemlisi sana yarını getirdim, tüm bahar dalları kollarımda. Belki de rüzgârdı beklediğin ama bu gün yok, esmiyor tek dal ve yaprak arkasından. Sadece gün ortası güneş ve kızıl sıcaklıkla yaşamın karesi… Unutma gözlerinde uyumak istiyordum sevgili…

Yaşıyorum veya yaşamayı seviyorum…
Dünlerin korku dallarını budamışken, yeniden asla filizlenemeyecek şekle getirmişken, içimdeki tüm acılanma budaklarını budamışken, daha bir netlikle bakıyorum denizin kıpırtısına…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Ellerim ceplerimde yürüyorum güneşe doğru… Hüzün benim ardımda…
Güneşin son ışıklarında bir ben varım, sanki bir sen varsın… Bir de akşamın hüznü…

Ucuz emek taşları döşenmişti sevgi yoluna, sevgi adına…
Hafife alınmış bir sevgi ve karşılığı ucuz emek…
Kaç beden bu ucuzlukla sevgide acıya sürüklenmişti…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Dönüş kimsesiz bir ruhla ise…

Gitmek istiyorum…
Durmayasıya…
Duramayasıya…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Kaç kişimiz kaldı yaşamımızın bu döneminde…
Kaç kişi gitti yanımızdan…
İhanet etmeyen kaç kişimiz kaldı, kaç kez diz çöktürmek için uğraşıp, başardıktan sonra gittiler yanımızdan…
Belki savrulduk…
Belki dizlerimiz kanadı, belki bastığımız tabanlarımıza dikenler doluştu…
Dizüstü çöktük belki ama avuçlarımızı kanatıp tekrar dikildik… Kanayan yerlerimizi sarmalamamız çok uzun yılları aldı, belki de ağlayamadık, yutkunduk, ama sürtmedik hayatın yamuk tarafına bedenimizi, dağıtmadık kendimizi…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Zordu bu baharı geçiştirmek,
zordun sen bende
ve
zorluydu seninle yaşam… Bende…

Ben kimsesizliğe alışmış, bir beden…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Yaşamda elde edemediklerimizin ardında kalan pişmanlık
vazgeçemediklerimizdeki en ağır düşüncedir, ardında kalanlara ödenen bedellerdir ki pişmanlıklarımızın tekrarını yaşatan...

Yani, bitti, gittim, yeniden bitti, bitmeseydi zaten ben bitmiştim, her gidiş hep dönüşü bekletir ama beklemeyle de bittim...
Herkes gider, herkes gittiği yerden gittiğini düşünür, sebepler gidişi durduramaz ve engel de olamaz…
İşte bunlar çilelerin sonsuza raksı, sen bilir misin bu raksın ritmini, insan en sonunda yığılır ve kimse de yardım edemez el bile uzatamaz, bana yüzsüz insanların yüzünü çizsene veya ikiz yüzü çizsene veya ikiz ruhu çizsene, der adam kendi düş dünyasındakine, zaman zaman...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

En çok,
kurtulmak istediğin zamanlarda bana geleceksin…
Benden gitmek istedikçe bende kalacaksın…

Ve
ben gidiyorum…

Devamını Oku