Mustafa Yılmaz 4 Şiirleri - Şair Mustafa ...

Mustafa Yılmaz 4

Geceydi…
Morkaranlıktı düşünceler…
Boşa gelmiş,
boşa geçen bir sevdanın bedeliydi bu… Yüreğin ödediği bedel…

İhanetle gelen, içimdeki çitlenbik taneleri bu, acılarla biriken… Di…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Hayat bazen insanı en kısadan yanındakiyle vurdurur, işte en derin acı budur...

Bu güne dek seni bana, seni sayfalara dökercesine bana anlatmamın sebebi neydi?
Yıllarca an be an seni sayfalara anlatırcasına acılara boğulmamın sebebi neydi?

Neydi binlerce başlıklı yazı ile seni anlatmamın sebebi, neydi bu kadar acı buzullarında donmamın sebebi?

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Mermerlere oyulamadı adlarımız. Kitaplarda yazılamadı isimlerimiz. Söyleyemedik aslında birbirimize sevgimizi ama dilsiz tüm kuşlarla geldi selamımız birbirimize. Söylenmemiş sözler yazıldı bizden sonra kalsın isimsiz sevgimiz bildiklere diye...

Ve yarınlar hasreti yorgan yaptı kış uykusuna dalmış yüreğimize.
Elbet düşecek yeniden zemheriler, elbet baharın esintisi yüzümüzde dağılacak, elbet kışa kalmış bedenlerimiz ısınacak zemheri sonraları...
Ve yarınlar, titrek yürek çarpmaları ile bedenim sarsılacak ki o zaman sen de ben de tanıyacağız sevginin rengini...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Çoğunda şartlarımız dediğimiz birçok olumsuzluğa katlanıyor, en çok sevdiğimizden, en çok hoşumuza gidenden mecburen uzaklaşabiliyorduk…
Hepsine de bir sebep ve bahane ilave edip, kendi kendimizi ikna etmeye zorluyorduk…

Günü geldiğinde birçok şeyden vazgeçebiliyorduk…

Çoğul vaz geçtiklerimizden kısa bir zaman sonra unutma noktasına getiriyorduk kendimizi mecburen…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Hırçındı,
asiydi,
kır bir yüreği vardı,
utanırdı.

Kıraçtı dolaştığı topraklar,

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Tüm acılara, aldanışlara, dayanılmaz acı veren sürprizlere ve terk edilmelere dahil bizim güçlü olmamız gereken kendi hikâyemiz vardı…
Zaman bu hikâyelerimizi bize göre efsaneleştirmişti ve biz onları anlata anlata bu günlere acılarla kıvrana kıvrana geldik…
Şüphesiz bu bir deneyimdi yaşama ve de yaşamdaki tüp sürprizlere karşı dayanıklı olmamıza…

Gece, sen ve küskünlük yaşamın yalnızımsı nefes alma zamanlarına…
Bir zamanlar vardı, o bir zamanların çokluğunda birlikte nefes almalarımız vardı…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Bir rüzgâr, bir ışık, bir ıslık sesi ve masada otururken elindeki bardağı avuçlarında yuvarlayan bir kadın…
Ve ardında salınımlarla şiddeti değişen bir müzik sesi ile karşısındaki kadının buğulanmış gözlerine bakarken sessizliğini bozmak istemeyen, bir adam…

Şarkının tınısındaki anlam, yılların soluk resimlerini cümlelerin içinde saklamış olmasıydı…
Titrek dudaklarla, buğulanan gözlerden sarkan ıslaklıklar peydahlanmış halde iken bile birbirlerine mağrur bakışlarını sakınmadan uzatıyorlardı…
Adamın dudağından uzayıp çıkan ıslıkta sür giden bir müziğin kesitleri vardı, belki de şaşkınlıkla geçen zamanın içinde kararsızlıkla çıkan ağırlaşmış bir ıslık sesiydi ve kadın bu sesle gitgide ağırlaşıp dalıp gidiyordu…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Bana öncelikle yanılgılarımı söyle, vazgeçtiklerimden bahset, unuttuklarım ile unutamadıklarımı anlat bana…
Pişmanlıklarımı da bildiğini söyledin ya, onları da anlat bana. Geçmişimle geleceğime ait düşlerimi de anlat. Senden önceki yaşamımla, senle beraberlikteki umutlarımdan bahset… Ve senden sonraki derbederliklerimi de cesaretin varsa geçmişe ait biraz saygın varsa, bana ilk merhaba deyişindeki masumluğunla anlat ki yaşamımda kalan boşluklarıma durmayasıya pişmanlık duymamdan kurtar beni…

Sonra, sonra sana yazdıklarımdan perişan zamanlarımdan ne kadar haz duyduğunu, üzüntülerim gizli sevinçlerim olduğunu söyleme cesaretin de varsa anlat ki, seni ilk tanıdığım zamanlardaki cesaretli bakışların düşsün günlük gülümsemelerime…
Sonra bana, ne kadar uzaklaştığının sebebini boş ver bazı davranışlardır ki senin dediğin gibi sandıkların da kilitli kalsın…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Her gücün ardında, onu çökertecek, bir başka, güçlülük vardı...
İki hâle düşmek de, güç denemesiydi...
Avucumda kokun kalmalıydı belki de bunu düşlemek bile huysuz düşe girerdi, ama isteklere zincir vurmaktı ömrü zehir eden...

Aslında bu günlere düşülünce, bu güne kadar farkındasızca içine daldığım bu sevme macerasının zamanı geçtikçe ruhumda derin izler bırakarak bu günlere ulaşması pek kabul edilir gibi değildi sanırım. Neden mi çünkü bu kadar çilelerle baş etmeye çalıştıkça ruhsal yapımın bozulması ile düş köprülerimin yıkılması çoğu zaman aynı yaşam zamanlarını anı olarak hatırlamamdı ruhumun yırtılmasına sebep…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Beklemekle geri gelemeyecek bir aşk...

Dönüşümünde ise...

Oysa yeni aşk vardı...
Beklenmeden gelen...

Devamını Oku