Mustafa Yılmaz 4 Şiirleri - Şair Mustafa ...

Mustafa Yılmaz 4

UMUDA DÖNÜŞÜMÜ BU, GECENİN BUĞULU SESİ…

GECE BUĞULU SESİYLE KONUŞUYOR ve dönüşüm başlıyor…
BELKİ DE KARANLIĞIN BUĞULU SESİ, ÖZLEM GETİREN…

Sol böğründen bir nara fışkırdığında,

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Ne zaman resmini sakladığım yerden çıkarıp elime alsam, sana, gözlerine acıyarak baktığımı hissediyorum, daha sonra da içim parçalanırcasına kendime acınıyorurum ardından da bağrınıyorum sağ yumruğumu göğsüme acıtarak vururken...

Hayatımın bu kadar devşirme olabileceği aklıma gelseydi hiç sever miydim bu kadar pejmürde olmak için diyorum, sever miydim hiç?
Kolay günlerin zor şartları yapışmıştı seni tanıdığım günden bu güne yaşamıma...

Sevmenin hırçın kölesi olunacağına acının zavallılaştırdığı bir beden mi olmak gerekirdi?

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Gideceksin yine...

Her gidişinden farklı bir gidiş olacak biliyorum...

Ellerini özleyeceğim, bakışlarını sesinin tınısı...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Yaşamın,
hoyrat oklarının önüne atarken beni,
bu kadar,
yara alabileceğimi,
düşüne bildin mi?

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Üçbeş veya üç altının üstünde yazınızı okudum, dedim kendime...

Her kelimeyi sanki ben yazmışım veya yaşar gibi düşündüm kendimi...

Her kelime veya cümle... Yıllar ve yıllar önce duyduklarım gibiydi...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Terk edilmiş bir şehrin,
yalnız sokaklarında,
dolaşırken beni,

nefret,
şüphe,

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Gece olur, ışıklar söner, dar bakışlar dolaşır odaları…
Açık renk duvarlarında, tavandan sarkan ışığı yakmak istersin, bir ara duraklarsın, elin gitmez ışığı yakan anahtara doğru, biraz daha karanlıkta dolandırmak istersin gözlerini kısarsın…

Dar zamanlarına atarsın hayatın içine doğru kendini…

Bir düşünce pervanesi döner gözlerinin önünden, rüyalarından korkarcasına açık tutarsın göz kapaklarını, yalnızlığın bütün gizemini içine saklarsın

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Kırılgan gülüşler hediye ettin hayatıma…
Avuçlarımın içinde tuttuğum eski bir hikâyeye ait donuk bir öfkeydi…
İçimde büyüyen öfkeyle kendi kendine hükmeden bir bedene sahiptim…

Kaç bedenin kaç kez tükenmişliğinin kızgın ateşi sarıyordu bedensel
iç yapıyı?

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Galiba kum, tuz ve su, çoğu zaman özlemlerin gömüldüğü an ve yer oluyor...

Şafakların peşinden koşuyorum, ardı ardına karşıladığım tan zamanının içinde nefes almanın da ayrıcalığını yaşıyorum…
Bu kaçıncı şafak zamanı ve ben kaç gün ardı doğan güneşi karşılıyorum yollarda?
Hangi anın peşinde ve kaç an zamanında daha uykusuz gözlerimin kapaklarını ovuşturacağım?
Kaç kızıl güneşi omuzlarımın tekinde zapt edeceğim aracımın motor sesinde karışıyor dudaklarımdan dökülen şarkının tınısı ve ben öksüzleşmiş bir ruh ile kendimce baş etmeye çalışırken, geçmişin acımasız kareleri düşüyor çoğu zaman ıslak gözlerimden…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Sığındığımız şey yalnızlık bağındaki kırbaçla bedenimizde bıraktığı acılar mı?
Kaç mevsim dönüşü bu,
kaç yağmur mevsimlerinin bitip başladığı,
kaç bedenlerin ıslandığı zamanlar bunlar?

Belki de kendi kendimizi tokatlar gibi,

Devamını Oku