Ettiğin beddualara çarpıl,
Islanmamı istediğin yağmurların
Sellerinde boğul;
Ben zaten belamı bulmuşum,
Sen de gireme cennet denen yere,
Dilerim kapısından kovul...
Benim ömrüm ha yirmi beş,
ha yüz yirmi beş...
beş kuruşun
lâfı mı olur?
milyarların yanında...
sayılır mı kum tanesi
Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır
Ne ağaç, ne kuş sesi, ne toprak kokusu vardır.
Gündüz güneşin, gece yıldızların altında kayalardır.
……
Kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
Okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe’den
Dargınım kendi yüzüme bile,
Aynada görsem bakmam nafile
Kimseyi görmek gelmiyor içimden;
Artık sonum geldi mi ne!?..
Madem gidiyorsun
Böyle nedensiz,
Kafama bir kurşun
Sık da öyle git...
Evimiz hala ayakta
Bense amansız hasta yatakta
"Bir varmış,bir yokmuş" ifadesini masal zannetme!..
O, Sensin aslında...
Alıntı...
Evimizde çeşme yoktu
Annem su getirirdi belinde
Ta ötelerdeki sokak çeşmelerinden
Güğüm güğüm;
Şimdi anıyorum da o günleri,
Boğazım düğüm düğüm,
Bir zaman uğruna
Ölümüne köleydim;
Nasıl oldu da
Ayrı dünyalara karıştık!..
Sanki kötülükle yarıştık
Ne selam sabah,
Mesela:Günaydın, dedin
Tanımadığın birine
Yanıt gelmedi mesela
Ne kaybettin?
Rast gele dedin bir avcıya
Ses yok seda yok
bir kapı hiç açılmamış..
girenlerden haber yok!
bizlere hep beklemek
önünde hep
pineklemek düştü...
hep yumdun gözünü




-
Burhan Çinar
-
Perihan Pehlivan
-
Perihan Pehlivan
Tüm YorumlarEdep ve duygu şiirleriyle, ne güze, hayatı paylaşmak
kutlarım tam puanla
kutlarım tam puanla