Sen susarken idrakten nazar ederken
Hakikatin sır perdesini hazla aralarken
Sabrı cemilin vâkıfıyla da nefes alırken
Olmuş ve olacaklar karşısında susardın
Çünkü sen hilkati bilen akıbeti gözleyendin
Bilmiyorum nereye gidiyorum,
Sessizliği, arıyorum, dalıyorum,
Ağacın yaprağında, kuşun gagasında,
Bulamıyorum, hala adımlıyorum.
Ağacın daları, semayı kapatmış,
Annem
Dertlerin dirliğinde bir dem
Ancak çileyle resmedilen nefesleri tükenen
Çileliydi
Çocukluğun, sevgiydi umudun
Sen yoksun!
Gecenin karanlığın da adımlıyorum,
Yalnızdım, kimseler görünmüyordu.
Bastığım yerler yaş, Arnavut taşıydı,
Öyle birbirlerini sarmış ki üşümüyorlardı!
Bilmem ki ne kadar kendindeydin, o an hışımla nefeslenmiştin
Sukunet içinde dinlemiştim, o gözlerin nazar ederken erimiştim
Elbette, sessizliğin o sabır vadeden halinde uzlete çekilmeliydim
Yeniden düşünmeliydim nerde hata yaptım demeyi bilmeliydim
Evet,biliyorum ne yazık ki
İşte o vakit halime yöneliyorum ve çok ürküyorum
Sana karşı mahcubiyetimle eriyorum ve sessizliğime çekiliyorum
Oysa ne kadar sabrederdin
Enginliğini hasrederek hüzünle nefeslenmeyi isterdin
Her okunan ezanda
Kalbim hüzünle buluşuyor nedense
Annesiz olmak ne acı bir nağmeymiş hakkıyla bilinse
Evlatlarım nazar edince
Refikam kendi kavlince sessizliğinde
Tahammül azalınca heyhat ki heyhat
Sabır sevgi olunca kapıyı çalıyor aşk
Ey kış uykusunda sabahlayan bir kalk
Zaman tükeniyor bir kez ahvaline bak
Sen benden ben sinemdeki halimden
Biliyor musun senin utanır olman
Ne kadar büyük bir haz veriyor bana
Edebin seyrinde nefes almak ancak budur
Mana ile haşr olmak ruhi yüceliği yaşamaktır
Sen farkında olmadan sıkılganlığın
Ağla ey gönlüm sen hiç durma ağla
Sinede yaş kalmasa da, sel olsa da
Tufanın ayak izlerini seni kuşatsa da
Sen ne olur hiç durma, yine yorulma
Ben bizarlığın eşiğinde seyri seferde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!