Zerre
Kuvvete amadedir
Kuvvette kulluğun gerekçesidir
Gün
Verile mühletin
Bir hüzzam şarkıydı yüreğimi dağlayan
Yitik yıllarımın hicranını yeniden hatırlatan
Sızlatan bağrımı yakan ve hıçkırarak ağlatan
Kimbilir şimdi nerdedir...
Hangi iklimin serencamında
Hangi umutların nöbetindeydi
Yar…
Bilmem ki ne suçum var
İçimden çıkmayan derin bir sızı var
Gözyaşların aktıkça yüreğim suskun bir mezar
Ne vakit seni ansam, yâdınla firkatine kansam, sabırla yol alsam hal ağlar
Artık açılmayan kapılar var, suskun duvarlar beni arar, sessiz sokaklar hıçkırıklarıma kanar…
Ağarsa saçlarım
Hiç gülmese şu hicran
içinde ki kalbi yadlarım
Söyle niye sussarım,
Ne kaldı geriye, hicran kalbime hüzünle iniyorsa
Nefes takatime yetmiyorsa, umutlar vazgeçiyorsa, suskun sokaklar inliyorsa
Nereye baksam, gönlümün burukluğunu yıllardır saklasam, kar etmeyen bir korsa
Unutmak mümkün olmuyorsa, dil lal olmayı diliyor gözyaşları ahu figan ediyorsa
Bıraktığın izlerin seyrindeydim
Hilalin geceye kattığı güzellikte
Karanlığın aydınlandığı yüzdün
Asma yapraklarından süzülürdün
Yanaklarında ki al üzüm tanesinin
Bülbülün sesin ülfetiyle feryat diyor
Mahzun kuşlar kanatlarını çırparak umuda yöneliyor
Nasip bahtı felah için çiyli serdediyor, içim gidiyor, gönlüm ağlıyor
Göçüp giden şu virane gönlüm sessizliğe gömülüyor, uzletin aşkıyla nefesleniyor
Anlatamadım bir türlü,
Sana hiç yaklaşamadım,
Uzaklardan öyle baktım,
Hasretine yandım, andım.
Neleri denedim bir bilsen,
Nasıl bir dert ki
Şimdi kime ne söylesem
Izdırabımı bir sel misali salıversem
Hicranı anlatan
Nağmeleriyle tükenip gitsem
Artık
Anlaşılmaz oldu
Bu meramı an hakikatlerim
Savrulan bedenim ve zafiyetlerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!