Susmalıyım, hiç korkmamalıyım
Derdin latifliğinden, gamın hissiyatımı bizar edeninden kurtulmalıyım
Bırakmalıyım aşkın kollarına umutlarımı, kanatlanmaya ramak kalan ahımı
Gönlüme trebessüm eden hicranı, ibretin feyzini zerk eden aşkın hüzün yağmurunu
Diledim ki ehli diller arasında bir haz alayım
Kimi kimden sorayım neden vehim taşıyayım
Her hüner makbul müdür bir tasada kalayım
Edebi hal bulunmayınca kime dert anlatayım
Ceddim ki ruhu şad olsun ne ülfetler bırakmış
Meğer
Ne kadar zormuş ayrılık
Sinede bırakmıyor hiç bir aydınlık
Zihnim
Karma karışık ahval bulanık
Nedametin nisyanıyla geçiyor zaman
Kim diyor ki sana aranıyorsun her an
Meraklanma elbet gelecek o aklanan
Takatin, mütemadiyen kesildiği biran
O zatı zülcelâl ki en yakınımızda olan
Feryat ediyordu Mine…
Kendini yerden yere atıyordu…
Yürekler dayanmıyordu artık yankılanan bu feryada.
Hangi zamandan söz edersek edelim
Fanilik adına yazılmış her risaleyi satır satır gözden geçirelim
Kabrin hüzün zerk eden ibretiyle, derin bir tefekkür feyziyle tezekkür edelim
Ruh ve kalp adına, akıl ve vicdan itminanlığında halimizin yazılmış haliyle yüzleşelim
Söylenecek
Bir şey yok artık
Çare adına,
Deva muradıyla
Umut adımlarında
Ne vakit yalnız kalsam
Bir güzel gün görmedi şu avare gönlüm
Neler çekti neler hicrandı biçare gönlüm
Kalmadı artık kimseye söyleyecek sözüm
Bir yorgunluk ki hali haz ile soluklanırım
Muhabbeti hal mi kaldı o sevda olmayınca
Eğer
kalbi olmayı diliyorsan
His ve hevesin ne demek
olduğunu yakinen kavrıyorsan
Yüreğimin yanan Katresinde,
Ümit yolculuğu yanmayandı.
Donmayan bir kandı, akandı,
Yalnızlığıma kanandı, anardı…
Hislerini söyleyemeyen ardı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!