Kalbin lisanı bir başkadır
Ar içinde ki sukut-u nazardır, hassasiyetiyle orantılıdır
Ariflik içinde saklıdır, ihsan ve inayet içinde ki saklı bir heyecandır
Umut içinde ki farktır, sabırla bütünleşen zattı hazır, can için fedaya Furkandır
Tesbihat dilin kasını geliştirir
Çaresizim
Bir aşkın dermansızlığı
Acımadan
İliklerimi kuşatıyordu
Hislerim
Bir figandı işittiğim, o an itibariyle sendelediğim
Bir panik içinde dikkat kesilerek, tüm hissiyatımla yönelip gönülden dinlediğim
Ta derinlerden gelen titremeyle bin hüzün ile irkilip, kendimden geçtiğim
Nedendir hiç bilmeden manasına erişip şehredemeden, ah hasretiyle nefeslendiğim
Ne
sukunetin melali
Ne kalbin inşirahtan
arileşerek kal eden mecali
Eğer, beyan bir anahtarsa
O anahtarla açılan ışıktan görülen dünyanın adı gönüldür
Her kelamın kıymeti onun gönül ile irtibatı ölçüsündedir, bu bir hakikattir
Bence dil ve dudaktan ifade edilen şeyler sadece gönül beyanının bir gölgesinden ibarettir
Belki hiç şahit olmadın
Karanlığın loş edasında nefeslenir ve sessizce adımlardım
Kaçardım, firar etmiş bir mashkum misali nazarlardan
Korkardım, yüreğimin yara almasından ve kararmasından
Hal
miskinliği kerihtir
Aklın ve izanın
reddettiği bir sefilliktir
Mustafa Ağabey,
Sizinle ne zaman
Sohbet etsem bundan
Büyük onur duyuyorum...
Yüzümde bir tebessüm oluyor
Ve çok mutlu hissediyorum...
Ey ruhunu şehreden
Kalbini inşiraha vakfederek, sessizliğine çekilen
Edebin halinde nefeslenen, kalemin dilinden kal eylemeyen
Nefesin irşadına gönül veren, nasibin ilgasına bel bağlayıp sabırla eğleşen
Duymayacak mısın ahımı, yüreği dağlayan figanımı,hevesleri buğulayan vicdanı
Yoksun artık
Gecelerin hüzün ikliminde
Yalnızlığımın şevkiyle dağın ıssızlığını yaşıyorum
Ve senin gelmeni
Hiç ummadan kararsam da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!